Sovyetler Birliği’nin Kurulması

0

Sovyetler Birliği ne zaman ve nasıl kurulmuştur? Sovyetler Birliği’nin kurulma sürecinde yaşananlar, Basmacı hareketi hakkında bilgi.


SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİNİN (SSCB) KURULMASI

Rus Çarlığı’nın 1917’deki ihtilalle yıkılmasından sonra aynı topraklar üzerinde kurulan ve 1991’e kadar varlığını koruyan devletin batısında Norveç, Finlandiya, Baltık Denizi, Romanya güneyinde Karadeniz, Türkiye, İran, Afganistan, Çin ve Moğolistan yer alıyordu. Başkenti Moskova olan devletin para birimi Sovyet Rublesiydi.

1917 Ekim Devrimi başka bir deyişle Bolşevik ihtilali ile kurulan SSCB, Soğuk savaş sürecinde Amerika’nın karşısındaki güç konumunda idi. 1985 yılında Gorbaçov iktidarından sonra başlayan Glasnost ve Perestroyka ile başlayıp 6 yıl süren reformların ardından 1991 yılının sonunda Sovyetler Birliği resmen dağıldı ve tüm ülkeler bağımsızlıklarını ilan ettiler. Birliği oluşturan 15 devletten 12’si bir araya gelerek “Bağımsız Devletler Topluluğu”nu oluşturdular.

Rus Çarlığı, sınırları içerisinde birbirinden ırk, dil, din bakımından farklı toplulukları barındırırdı. Bunların arasında Ruslar diğerlerini yönetir konumdaydı. Bütün bu halkları merkezi otoriteye bağlı kalabilmek için ruslaştırma politikası izlendi. Devrimden sonra diğer uluslar Ruslarla eşit konuma geldi. Bağımsızlıkları kabul edilen uluslar federalizm ilkeleri içinde bir araya getirildi. Sovyetler Birliği, 15 birlik cumhuriyetten meydana gelmekteydi.

Bu Cumhuriyetler:
1. Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti
2. Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
3. Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
4. Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
5. Estonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
6. Gürcistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
7. Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
8. Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
9. Letonya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
10. Litvanya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
11. Moldova Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
12. Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
13. Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
14. Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti
15. Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti


Ayrıca bunların İçinde Özerk Cumhuriyetler ve bölgeler de vardı. Federal devletin yetkisine girmeyen konularda Cumhuriyetlerden herbiri bağımsız idi. Devlet iktidarının temel kurumunu iki meclis oluşturmaktaydı. BİRLİK SOVYETİ denen bu meclislerden ilki, Sovyetler Birliği’ndeki halkın tümünü temsil ederken, ULUSAL TOPLULUKLAR SOVYETİ denen ikinci meclis ise Federe Cumhuriyetleri ve özerk bölgeleri temsil etmekteydi. Bütün yetkinin elinde olduğu YÜCE SOVYET, Bakanlar Kurulu tarafından alınan kararları uyguluyordu.

Batı demokrasisinden farklı olarak Sovyet demokrasisi tek partili olup, bu parti Sovyet Birliği Komünist Partisi adını taşıyor idi. Devlet mekanizmasının asıl dinamosunu bu parti oluşturuyordu.

Sovyetler Birliği’nde, devrimden önceki eski sınıf ve zümreler olan “Soylular”, “Ruhbanlar” ve “Bujuvazi” sınıflarının tasfiye edilmesi toplumsal eşitlik anlayışına dayalı sistemin kurulduğunun kanıtıdır.

Çocukların ve yetişkinlerin beşte dördünün okuma olanaklarından yoksun olduğu Çarlık Rusyası’nın aksine, Sovyet Rusya’da eğitim sorununa rejimin sağlamlaşmasına doğrudan katkısı olan bir sorun olarak bakılmış bunun sonucunda da Sovyet Rusya’da son dönemlerde okuma – yazma bilen insan sayısı % 100’e yaklaşmıştır.


Merkezi sosyalist plana dayalı bir ekonomiye sahip olan Sovyet Rusya’nın, ekonomik temelini sosyalist mülkiyet oluşturur.

Basmacı Hareketi (1918)

Rusya’da Türkistan’ın bağımsızlığı için faaliyet gösteren bolşevik karşıtlarının milli ayaklanmalarına verilen basmacı hareketi; “baskın yapan, hücum eden” anlamına gelmektedir. 1917 Bolşevik ihtilali’nden sonra Türkistan’da faaliyet gösteren silahlı kuvvetlerin başındakiler ihtilalden önce basmacılık yaptıkları için olay bu adla isimlendirilmiştir. Rusların dünyaya, önemsiz haydutluk edenlerin ayaklanması olarak gösterdiği basmacı hareketini Türkistanlılar ise vatan müdafaalarının bağımsızlık mücadelesi olarak görmüşlerdir.

Başlangıcı:

Basmacı Hareketi 1918 yılında Korbaşı Ergaş’ın liderliğinde Hokand şehrinde başladı ve kısa zamanda diğer bölgelere de yayıldı. Hokand’da üç gün içinde Ruslar tarafından 10.000’den fazla Türkistanlı öldürüldü. 1918’de kırktan fazla korbaşının (Türkistanlı lider) önderliğinde yapılan mücadelelerde ayaklanmalar Fergana Vadisi’ne yayıldı. Bu bölgede Ruslarla birlikte hareket eden Ermeniler 180 köyü ateşe verdiler ve yaklaşık 20.000 kişiyi öldürdüler. 18 Ağustos 1919’da Rus orduları Türkistan cephesi kumandanlığına getirilen Frunze’nin belirttiği gibi Sovyetler’in amacı bütün Türkistan’ı işgal etmekti. Basmacılar ile Kızıl Ordu arasında çok kanlı savaşlar oldu. Fergana Vadisi’nde Mehmed Emin Beg, Şîr Muhammed Beg, Nur Muhammed Beg, Hal Hoca ve Korbaşı Parpi gibi liderlerin emri altındaki mücahidler zaman zaman Sovyet ordusuna kayıplar verdirdiler ve mücadelelerini 1921’e kadar sürdürdüler; hatta bölgenin lideri

Mehmed Emin Beg 1919’da geçici bir Fergana hükümeti kurduysa da 7 Mart 1920’de Sovyetler’e teslim olmak zorunda kaldı. Yerine geçen Şîr Muhammed Beg de Sovyetler’e boyun eğmedi, 3 Mayıs 1920’de geçici bir Türkistan hükümeti kurarak komşu devletlerle münasebet kurmaya çaiıştı. Bu arada 31 Mayısla kardeşi Nur Muhammed’i Afganistan’a elçi olarak gönderdiyse de Kızıl Ordu Hîve Hanlığı’nı ve Buhara Emirliği’ni işgal etti. Sovyet Rusya’nın buralarda merkeze bağlı halk cumhuriyetleri kurdurmasına rağmen halk millî mücadeleye devam etti.

Gelişimi:


Basmacı hareketi Enver Paşa’nın 8 Kasım 1921’de Türkistan’a gelip başa geçmesiyle daha da şiddetlendi. Onun Türkistan’daki millî mücadelelerin başkumandanı olmasından sonra Ruslar önemli kayıplar verdiler ve 19 Nisan 1922’de barış istemek zorunda kaldılar. Fakat Enver Paşa, “Barış antlaşmasının ancak Türkistan topraklarındaki Sovyet askerlerinin çekilmesinden sonra söz konusu olabileceğini belirterek” bu teklifi reddetti. Bu sıralarda Semerkant şehrinde Türkistan Türk Müstakil islâm Cumhuriyeti kurulmuştu. Yıllardır bütün Türkistan’ı ele geçirmek için savaşan ve Türkistan’dan çekilmek niyetinde olmayan Sovyetler daha şiddetli saldırılara başladılar. 1922’de Sovyetler’in genel bir saldırıya geçmesi üzerine Basmacı liderleri birbirlerinden ayrılmak zorunda kaldılar ve geçici Türkistan hükümeti dağıldı. Şîr Muhammed Beg Afganistan’a geçti, diğer liderlerden Muhyiddin Beg öldürüldü, Canı Beg de teslim oldu. 4 Ağustos 1922’de Belcuvan’a giren bir Sovyet birliğine karşı bizzat yakın muharebeye katılan Enver Paşa on bir Rus’u öldürdü, fakat karşı tarafın makineli tüfek ateşi altında kendisi de şehid oldu.

Sona Eriş:

Enver Paşa’nın ölümüyle Basmacı hareketleri sona ermedi fakat genellikle Rusların üstünlüğü ile devam etti. Kızıl Ordu Basmacılar’a karşı savaşını her yerde sürdürdü. Ayaklananlara yardım eden Türkler hapishanelere atıldı. Türkistanlılar silâh buldukça mücadeleye devam ettiler. Bu mücadelelerde 1935’e kadar sürdü ve bu tarihte Ruslar Basmacılar harekâtına kesin olarak son verdiler.

Basmacı harekâtının başarısız olmasında;

1. Türkistanlı liderlerin kendi aralarında düzenli bir birlik oluşturamamaları

2. Ruslara karşı askeri malzeme yönünden eksik olmaları gibi sebepler etkili olmuştur.

Basmacılara karşı kazandıkları başarıları tarihlerinin kahramanlık sayfaları olarak kabul eden Ruslar, bu meseleyle ilgili arşiv belgelerinin yayımlanmasına henüz izin vermedikleri için Rusya’da bu konuyla ilgili çıkan eserler genellikle subjektifdir.






Bir Yorum Yazmak İster misiniz?