Türkiye’deki Akarsuların Özellikleri – Bölge Bölge Türkiye Akarsuları

0

Türkiye’de yer alan akarsuların genel özelliklerinin maddeler halinde açıklaması, bölge bölge Türkiye’de bulunan akarsuların özellikleri.

Akarsularımızın Genel Özellikleri

  • 1. Türkiye, sık bir akarsu ağına sahiptir. Ancak akarsularımızın uzunlukları fazla değildir. Türkiye’nin bir yarımada oluşu ve dağların genellikle kıyılara paralel sıralar halinde uzanması, uzun akarsuların oluşmasını engellemiştir.
  • 2. Akarsularımızın diğer bir özelliği de, taşıdıkları su miktarının az olmasıdır. Türkiye’nin büyük bir bölümünün yarı kurak iklimin etkisinde olması, akarsu havzalarının dar oluşu bunun başlıca nedenleridir.
  • 3. Akarsularımızın rejimleri düzenli değildir. Türkiye’de yağış rejiminin düzensiz oluşu, ilkbahardaki kar erimeleri ve yazın buharlaşmanın fazla olması bunun başlıca nedenleridir.
  • 4. Yataklarının fazla eğimli oluşu, akarsularımızın bir diğer özelliğidir. Bu durum, Türkiye’nin son jeolojik devirde şekillenmiş olmasından, başka bir deyişle “genç arazi” yapısından kaynaklanmaktadır.
  • 5. Akarsularımızın çoğu dağlık kesimlerden inmektedir. Taşıdıkları kum ve çakıllarla yataklarını doldurdukları için denize yakın kısımlarında bile ulaşıma elverişli değildir.
  • 6. Akarsularımızın, balıkçılık yönünden de önemli bir potansiyele sahip olduğu söylenebilir.

Nehir

Bölge Bölge Akarsularımız

Karadeniz’e Dökülen Akarsular

Karadeniz’e dökülen akarsularımızı iki gruba ayırabiliriz. Bunlardan birincisi Kuzey Anadolu dağlarından kaynağını alıp hemen Karadeniz’e ulaştıran kısa boylu, hızlı akışlı, düzenli rejime sahip, çok fazla sayıda olan akarsulardır. En önemlileri, Doğankent, Melet, Fırtına Deresi, İkizdere, Aksu gibi dere ve çaylardır.

İkinci grup ise iç bölgelerden doğup Kuzey Anadolu Dağları’nı yararak Karadeniz’e ulaşan uzun boylu, karma rejimli akarsulardır.

Bu akarsular batıdan doğuya doğru;

  • Sakarya: içbatı Anadolu’dan kaynalanan akarsuyun en önemli kolu Eskişehir’den gelen Porsuk ve Ankara’dan gelen Ankara çaylarıdır. Adapazarı Ovası’ndan geçerek Karadeniz’e ulaşır. Sakarya Nehri’nin ağız kısmında kuvvetli akıntılardan dolayı delta ovası oluşmamıştır.
  • Bartın(Kocaırmak): Ağız kısmında az da olsa taşımacılık yapılabilmektedir.
  • Yenice(Filyos): Köroğlu Dağları’ndan kaynağını alır ve rejimi düzensizdir.
  • Kızılırmak: Sınırlarımız içindeki en uzun (1355 km) akarsuyumuzdur. Sivas’ın doğusunda Kızıldağ çevresinden kaynaklanır. İç Anadolu’dan geçen Gökırmak, Delice ve Devrez kollarını alarak Bafra deltasını oluşturup Karadeniz’de son bulur. Karma rejimlidir.
  • Yeşilırmak: Çekerek, Kelkit ve Tozanlı’nın birleşmesiyle oluşmuştur. Çarşamba delta ovasını oluşturur.
  • Çoruh: Mescit Dağları’ndan doğup doğuya doğru akan bu akarsuyun büyük bir kısmı sınırlarımız içinde sadece ağız kısmı Batum’da kalır. Yatak eğimi fazla olduğu için rafting sporu için oldukça uygundur.

Marmara Denizi’ne Dökülen Akarsular

  • Maramara Denizi’ne dökülen akarsuları tamamı Türkiye’den kaynağını alır. Kocaçay ve Kemalpaşa ile Marmara’ya dökülen Susurluk (Kocadere) bu denize dökülen en önemli akarsudur.
  • Bunun dışında Kocabaş, Gönen ve Biga Çayları da Marmara’ya dökülür. Bu akarsuların ger»el özellikleri yavaş akışlı, havzalarının dar ve boylarının kısa olmasıdır.

Ege Denizi’ne Dökülen Akarsular

Genel olarak doğudan batıya akışlı, grabenler içine yerleşmiş, akış hızı az olan, menderes oluşturan ve bol alüvyon taşıyan akarsulardır. Ayrıca hidroelektrik potansiyelleri de düşüktür.

Meriç Nehri

Meriç Nehri

  • Meriç: Bulgaristan’dan kaynaklanan akarsu Türkiye’de Ergene ve Tunca kollarını alarak Türkiye-Yunanistan sınırını oluşturup Ege Denizine dökülür.
  • Bakırçay: Çandarlı Körfezi’nden denize ulaşır.
  • Gediz: 1886’da İzmir Limanı’nı alüvyonlarla dolduracağı anlaşılınca aşağı çığırında yatak değiştirilmiştir.
  • Küçük Menderes: Kuşadası’ndan denize ulaşır. Daha önce bir liman kenti olan Efes bu akarsuyun getirdiği alüvyonlarla dolarak şimdi kıyıdan 10 km içeride kalmıştır.
  • Büyük Menderes: Ege’nin en büyük akarsuyu olup bol miktarda alüvyon taşımaktadır. Bu nedenle ağız kısmında eskiden deniz olan 30 km lik alan bugün kara haline gelmiş ve burada Çamiçi Gölü oluşmuştur. Ayrıca Efes gibi liman kenti olan Milet bugün yaklaşık 10 km içeride kalmıştır.

Akdeniz’e Dökülen Akarsular

  • Akdeniz’e dökülen akarsuların genel özellikleri Toros Dağları’ndan kaynaklananların kısa boylu olmaları, iç bölgelerden kaynaklananların ise uzun boylu olmalarıdır. Özellikle batıdan Akdeniz’e ulaşan akarsuların beslenmesinde karstik yeraltı kaynakları önemli yer tutar. Bu akarsular kanyon vadiler oluşturarak Akdeniz’e dökülür.
  • Dalaman, Eşen, Aksu, Köprü suyu ve Manavgat batıdaki önemli akarsulardır.
  • Silifke delta ovasını oluşturan Göksu, Türkiye’nin en büyük delta ovası olan Çukurova’yı oluşturan Seyhan ve Ceyhan Nehirleri Akdeniz’e ulaşan doğudaki önemli akarsularımızdır.
  • Asi Nehri’nin ise yukarı çığırı Suriye sınırı içinde, aşağıda çığırı ise Türkiye’de yer alıp Akdenize ulaşan bir akarsudur.

Basra Körfezi’ne Dökülen Akarsular

  • Bu önemli akarsularımızdan Fırat, Murat ve Karasu’nun birleşmesiyle oluşur. Türkiye akarsuları içinde en fazla suyu taşıyan Fırat aynı zamanda Türkiye’nin en önemli hidroelektrik enerji kaynağıdır. Bu akarsu üzerinde Keban, Karakaya, Atatürk ve Birecik gibi Türkiye’nin önemli barajları kuruludur.
  • Irak sınırları içinde Fırat’la birleşerek Mezopotamya’yı oluşturan Dicle Nehri, Fırat gibi Türkiye’den kaynağını alıp dış ülkede denize ulaşan bir akarsudur.

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?