Ziya Paşa’nın çok bilinen bir dizesi olan Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’ın hem açıklamasının (ne demek) hem de bu söz hakkında yazılmış bir kompozisyonun olduğu sayfamız.
Ziya Paşa’nın en bilinen sözlerinden biri olan “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” sözü, bir insanın gerçek karakterinin ve değerinin söyledikleriyle değil, yaptıklarıyla ve ortaya koyduğu davranışlarla anlaşılabileceğini anlatır. İnsanlar kendilerini konuşarak çok farklı şekillerde tanıtabilirler. Ancak önemli olan, söyledikleriyle yaptıklarının birbirini destekleyip desteklemediğidir.
Bu sözden hareketle hazırlanan kompozisyonumuzda, insanların gerçek değerini belirleyen davranışların ve çalışmaların neden sözlerden daha önemli olduğu ele alınmaktadır.

“Ayinesi İştir Kişinin, Lafa Bakılmaz” Ne Demek?
“Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz” sözünde geçen “ayine” kelimesi ayna anlamına gelir. Ziya Paşa burada insanın yaptığı işleri bir aynaya benzetmektedir.
Nasıl ki bir ayna insanın dış görünüşünü olduğu gibi gösterirse, insanın yaptığı işler de onun karakterini, kişiliğini ve gerçek değerini gösterir.
Bir insan kendisini çalışkan, dürüst, yardımsever veya başarılı olarak tanımlayabilir. Fakat bu özelliklerin gerçekten var olup olmadığını anlamak için onun davranışlarına bakmak gerekir.
Örneğin sürekli olarak yardımsever olduğunu söyleyen bir kişinin ihtiyaç sahibi insanlara karşı kayıtsız kalması, sözleriyle davranışlarının birbirini tutmadığını gösterir. Buna karşılık yardımseverliğinden hiç söz etmeyen ancak zor durumda kalan insanlara elinden geldiğince destek olan bir kişinin davranışları, onun gerçek karakterini ortaya koyar.
Bu nedenle bu sözün temel mesajı şudur:
Bir insanın kim olduğunu anlamak istiyorsak söylediklerinden çok yaptıklarına bakmalıyız.
İnsanları Sözlerine Göre Değil, Davranışlarına Göre Değerlendirmek
Konuşmak, insanların kendilerini ifade etmeleri için önemli bir araçtır. Güzel konuşmak, düşüncelerini etkili bir şekilde anlatabilmek ve insanları ikna edebilmek elbette önemli özelliklerdir. Ancak güzel sözler tek başına insanın değerini kanıtlamaz.
Bazı insanlar kendilerini olduğundan daha başarılı, daha bilgili veya daha dürüst göstermek için çok konuşabilir. Hatta bunu öylesine etkileyici bir şekilde yapabilirler ki onları dinleyen kişiler, anlatılanların tamamının gerçek olduğunu düşünebilir.
Fakat zaman içerisinde insanın davranışları ortaya çıkar.
Verdiği sözleri tutuyor mu?
Sorumluluklarını yerine getiriyor mu?
Başkalarına karşı nasıl davranıyor?
Zor zamanlarda nasıl bir tutum sergiliyor?
Söyledikleriyle yaptıkları birbirine uyuyor mu?
Bir insanı gerçekten tanımamızı sağlayan sorular bunlardır.
Çünkü söz söylemek kolay, sözün gereğini yerine getirmek ise daha zordur.
İşler, Sözlerden Daha Güçlü Bir Kanıttır
Bir kişinin gerçek değerini anlamanın en önemli yollarından biri yaptığı işlere bakmaktır. Özellikle insanın uzun bir zaman boyunca ortaya koyduğu çalışmalar, onun hakkında çok daha güvenilir bilgiler verir.
Bir öğrenci sürekli olarak başarılı olacağını söyleyebilir. Ancak başarıya ulaşmak için ders çalışıyor, araştırıyor, eksiklerini tamamlıyor ve düzenli bir şekilde emek veriyorsa söylediklerinin arkasında duruyor demektir.
Aynı durum iş hayatında da geçerlidir. Bir çalışan kendisini çok çalışkan olarak tanımlayabilir. Fakat görevlerini zamanında tamamlıyor, sorumluluklarını yerine getiriyor ve karşılaştığı sorunların çözümü için çaba gösteriyorsa, onun çalışkan olduğunu söylemek için ayrıca uzun açıklamalara ihtiyaç yoktur.
Ortaya koyduğu sonuçlar zaten onun adına konuşmaktadır.
Bu yüzden toplum içinde de insanların değerini belirleyen yalnızca söyledikleri değil, hayatları boyunca yaptıkları işlerdir.
Ayinesi İştir Kişinin, Lafa Bakılmaz Kompozisyonu
İnsan hayatı boyunca kendisi hakkında pek çok şey söyleyebilir. Kendisini iyi, dürüst, başarılı, çalışkan veya yardımsever olarak tanımlayabilir. Ancak insanın kendisi hakkında söyledikleri, onun gerçek kişiliğini anlamamız için her zaman yeterli değildir. Çünkü sözler her zaman gerçeği yansıtmayabilir. İnsanların gerçek karakterlerini görmek için onların davranışlarına ve yaptıkları işlere bakmak gerekir. Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” sözü de tam olarak bu düşünceyi ifade eder.
İnsanlar konuşmayı sever. Düşüncelerimizi, duygularımızı ve hedeflerimizi başkalarına anlatmak için sözlere ihtiyaç duyarız. Güzel konuşabilen insanlar çevrelerindeki kişileri kolaylıkla etkileyebilir. Bazen yalnızca birkaç güzel söz bile bir insan hakkında olumlu düşünmemize neden olabilir. Fakat bir insanın gerçek değerini anlamak için yalnızca konuşmalarına bakmak doğru değildir. Çünkü önemli olan, söylenen sözlerin davranışlarla desteklenip desteklenmediğidir.
Örneğin bir insan sürekli olarak dürüstlüğün öneminden söz edebilir. Başkalarına yalan söylemenin yanlış olduğunu anlatabilir. Ancak kendisi çıkarı için gerçeği saklıyor veya insanları kandırıyorsa, söylediklerinin hiçbir anlamı kalmaz. Buna karşılık dürüstlüğü hakkında uzun uzun konuşmayan fakat her durumda doğruyu söylemeye çalışan bir insan, davranışlarıyla dürüstlüğünü zaten göstermiş olur.
Burada ayna önemli bir benzetmedir. Ayna, insanın görüntüsünü nasıl olduğu gibi gösteriyorsa, yapılan işler de insanın karakterini yansıtır. Bir insanın davranışları onun hakkında söylediklerinden çok daha güçlü bir fikir verebilir. Çünkü davranışlar, insanın gerçek hayatta nasıl biri olduğunu gösterir.
Bu durum özellikle zor zamanlarda daha belirgin hâle gelir. İnsanlar iyi günlerinde birbirlerine yardım edebilir, güzel sözler söyleyebilir ve dostluklarını gösterebilirler. Ancak asıl önemli olan, sorunlarla karşılaşıldığında nasıl davrandıklarıdır. Gerçek dostluk, yalnızca güzel günlerde söylenen sözlerle değil, zor zamanlarda gösterilen destekle anlaşılır.
Aynı şekilde toplum için değerli işler yapan insanlar da çoğu zaman yaptıkları çalışmalarla hatırlanırlar. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarla, sanatçılar ortaya koydukları eserlerle, öğretmenler yetiştirdikleri öğrencilerle, toplum için çalışan insanlar ise bıraktıkları faydalı çalışmalarla değer kazanırlar. Onların başarılarını kanıtlamak için sürekli kendilerini övmelerine gerek yoktur. Ortaya koydukları eserler ve yaptıkları işler zaten onlar adına konuşur.
Elbette sözlerin değersiz olduğunu söylemek doğru değildir. Bazı sözler insanları harekete geçirebilir, önemli düşüncelerin yayılmasını sağlayabilir ve tarihin akışını etkileyebilir. Özellikle düşünceleriyle topluma yön veren insanların sözleri, yalnızca sıradan konuşmalar değildir. Ancak bu sözlerin değerini artıran önemli unsurlardan biri de onları söyleyen kişinin hayatıyla söyledikleri arasındaki uyumdur.
Bu nedenle Ziya Paşa’nın sözü bize yalnızca başkalarını değerlendirmeyi değil, kendimizi sorgulamayı da öğretir. “Ben ne söylüyorum?” sorusu kadar “Söylediklerimin gereğini yapıyor muyum?” sorusunu da sormalıyız. Başarılı olmak istediğimizi söylüyorsak bunun için çalışmalı, dürüst olduğumuzu düşünüyorsak davranışlarımızda dürüstlüğü göstermeli, insanlara değer verdiğimizi söylüyorsak bunu onlara karşı tutumlarımızla kanıtlamalıyız.
Sonuç olarak, insanların gerçek değerini belirleyen en önemli şey söyledikleri değil, hayatları boyunca ortaya koydukları davranışlar ve eserlerdir. Güzel sözler kısa süreli bir etki yaratabilir; ancak yapılan iyi işler uzun süre hatırlanır. İnsan kendisini sözleriyle istediği gibi anlatabilir fakat davranışları onun gerçek yüzünü ortaya çıkarır.
Bu nedenle “Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.” sözü, insanları değerlendirirken görünüşe ve güzel sözlere aldanmamamız gerektiğini hatırlatır. Gerçek kişilik, verilen sözlerde değil; o sözlerin hayata geçirilmesinde ortaya çıkar.
Kısacası insanı anlatan en güçlü dil, onun yaptığı işlerdir