Adam Ol Baban Gibi Eşek Olma Ne demektir? Deyiminin Anlamı ve Hikayesi

0

Adam Ol Baban Gibi Eşek Olma ne demek? Adam Ol Baban Gibi Eşek Olma deyimin açıklaması, anlamı, hikayesi, hakkında bilgi.

Adam Ol Baban Gibi Eşek Olma

Advertisement

Adam Ol Baban Gibi Eşek Olma Anlamı;

Bu cümlenin anlamı virgülü nereye koyduğuna yada söylerken nerede durduğuna göre değilir. Eğer “adam ol” dan sonra virgül konulursa, babanın eşek olduğu ve babaya benzemesi gerektiği anlaşılırken, Eğer virgül “adam ol baban gibi” den sonra konursa anlam daha farklıdır. Bu durumda baba adam olmuştur, çocuk da babaya benzesin onun gibi olsun, eşek olmasın anlamındadır. Hikayesi ise pek ilginçtir. Hikayede yine bu virgül oynaması yapılmış, işine gelinen yere virgül konulmuştur.

Deyimin Hikayesi;

OsmanlI’nın son vakanüvisi (Osmanlı zamanında olayları tarihe geçirmekle yükümlü devlet görevlisi) Abdurrahman Şeref Bey, Galatasaray Lisesi’nde müdür iken bir gün Sultan Abdülhamid’in hizmetkârlarından bir paşanın oğluna kızar “Adam ol baban gibi, eşek olma” der.

Bu duruma içerleyen öğrenci olayı babasına anlatır. Bunu duyan Paşa hiddetle soluğu Abdurrahman Şeref Bey’in odasında alır:

“Beyefendi sizin bana eşek demeye ne hakkınız var. Ben bugüne bugün padişahın maiyetinde bir paşayım.” diye çıkışır. Şaşkınlık içinde bakan Abdurrahman Şeref Bey “Ben size eşek demedim.” der. Paşa ise “Olur mu? Benim oğlanı ‘Adam ol, baban gibi eşek olma’ diye paylamışsınız” deyince Abdurrahman Şeref Bey “Bir yanlış anlama var. Doğru ben oğlunuzu payladım, ama ona ‘Adam ol baban gibi! Eşek olma.’ dedim” der. Bu cevap üzerine Paşa hem özür diler, hem de teşekkür eder.

Advertisement

“Adam”

1. İnsan
2. Erkek kişi
“İyi bir adam isterse, babası da verirse varacak.” – M. Ş. Esendal
3. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse
“Kendisi gayet kibirli, öfkeli olduğu için hizmetçileri ve adamları korkarlar.” – K. Tahir
4. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse
“Hemen hepsi para çevrelerinin adamlarıydı.” – C. Meriç
5. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse
“O benim adamımdır, hiçbir ricamı geri çevirmez.”
6. Görevli kimse
“Artık şunları toplatsak, dedi, kavasa söyleseniz de bir adam buluverse.” – R. H. Karay
7. İyi huylu, güvenilir kimse
8. Bir alanı benimseyen kimse
9. Eş, koca

  • “adam adama ”
    1. Gölge gibi izleyerek
    2. Bir oyunda tutmakla görevli olduğu rakibi yakından takip ederek
  • “adamakıllı ”
    Gereğinden çok, iyice, bir güzel, bir temiz
    “Yazıları nihayet sökmeyi başardığında adamakıllı şaşırdı.” – İ. O. Anar
  • “adam başı ”
    Adam başına
    “Bu ağır yükü ticarethaneye taşıyan sırık hamallarına adam başı birkaç mangır veriliyordu.” – İ. O. Anar
  • “adam boyu ”
    Yaklaşık bir adam boyunda olan
    “İki adam boyundaydı tahta heykel.” – N. Hikmet
  • “adam kıtlığında ”
    Adam yokluğunda
    “Kafaları dazlaklaşmış, emekliye çıktıktan sonra adam kıtlığında gene işe alınmış.” – M. Ş. Esendal
  • “adamkökü ”
    Adamotu
  • “adamotu”
    Patlıcangillerden, geniş yapraklı, mavi çiçekli, meyveleri sarı, çok yıllık bir bitki, kankurutan, adamkökü (Mandragora autumnalis)
  • “adam sarrafı ”
    İnsanların karakterini çabuk anlayacak duruma gelmiş kimse, insan sarrafı
  • “adam sendeci ”
    Önemsemeyen, vurdumduymaz davranışlar içinde olan
  • “adam yokluğunda ”
    İşe yarar kimselerin bulunmadığı durumda, adam kıtlığında
  • “altın adam”
    1. Başarılı kimse
    2. Şampiyonalarda altın madalya alan kimse
  • “asılmışadam ”
    Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki
  • “baba adam ”
    Yaşlı, ağırbaşlı, iyi yürekli, olgun adam
  • “balık adam ”
    Dalgıç
  • “beyaz adam ”
    1. Beyaz ırka mensup olan kişi
    2. Sömürge ülkelerinde yerlilerin, sömürgeciler için kullandığı söz
    3. Zencilerin beyaz tenli insanlar için kullandığı söz
  • “bulaşık adam”
    Yolsuz, uygunsuz işler yapan, sataşma alışkanlığı olan kimse
  • “kardan adam ”
    Eğlenmek amacıyla insana benzetilerek yapılan kardan heykel
  • “kiralık adam ”
    Bir iş yaptırmak için tutulan adam
  • “kötü adam ”
    Filmlerde izleyiciye sevimsiz gelen, filmin kahramanıyla çekişme durumunda olan ve sonunda çoğu kez yenilen kimse
  • “kurbağa adam ”
    Dalgıç
  • “lüzumsuz adam ”
    Bir iş için gereken nitelikleri taşımadığı hâlde orada görevli olarak bulunan veya avare, boş ve ilgisiz kimse
“Müslüman adam ”
Doğruluktan ayrılmaz, dürüst, hak yemeyen adam
  • “ömür adam”
    Neşeli, hoşsohbet, komik, eğlendiren ve beğenilen kimse
    “Evliya Çelebi ömür adam. Benim yapabileceğim en kısa özet onun ömür adam olduğudur.” – A. Boysan
  • “parmak adam ”
    Çok kısa boylu kimse
    “Tam bu sırada onun yanındaki delikte bir parmak adam daha belirdi.” – N. Hikmet
  • “sokaktaki adam ”
    1. Genellikle kamuoyunun görüşünü dile getirdiğine inanılan herhangi bir kişi
    2. Belirgin bir özelliği olmayan, sıradan adam
    “Hüsnü Paşa’nın oğlu olduğunu sık sık unutturup sokaktaki adam kişiliğine bürünmekten çok zevk alırdı.” – H. Taner
  • “son adam ”
    Futbolda savunmanın gerisinde görev yapan, önündeki savunma oyuncularını kontrol eden, yöneten, yardımcı ve serbest hareket edebilen savunma oyuncusu, libero
  • “tek adam ”
    1. Teklik özelliğini gösteren kimse
    2. Lider
  • “teknik adam ”
    1. Teknikçi
    2. spor İlgili olduğu spor dalında teknik açıdan uzmanlığı bulunan kişi
  • “yarım adam”
    Güçsüz, sakat, zayıf adam
  • “ahiret adamı ”
    Dünya işlerinden el çekip sürekli ibadetle uğraşan kimse
  • “bilim adamı ”
    Bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse, bilim kadını, bilim insanı, bilgin, âlim
    “Aralarında yurt çapında ün yapmış bilim adamları vardı.” – H. Taner
  • “dağ adamı ”
    Kaba saba, görgüsüz kimse, dağdan inme
  • “dava adamı”
    Bir ülkü uğrunda sürekli çalışan kimse
  • “devlet adamı ”
    Devlet yönetiminde söz sahibi kişi
    “Devlet adamları da tiyatroyla yakından ilgilenmişlerdir.” – M. And
  • “din adamı ”
    Mesleği dinle ilgili işler olan görevli
    “Din adamları halk üzerinde büyük bir telkin kudretine sahiptirler.” – M. Kaplan
  • “el adamı ”
    Yabancı kimse
  • “ev adamı ”
    Evine bağlı erkek
  • “fikir adamı ”
    Herhangi bir düşünce alanındaki görüşlerine değer verilen kimse
    “Fikir adamları, insanların dünyaya bakış tarzlarını değiştirmek suretiyle cemiyete tesir ederler.” – M. Kaplan

    “gemi adamı ”
    Bir iş sözleşmesine dayanarak gemide çalışan kaptan, subay, tayfa vb. kimseler

  • “görev adamı ”
    Verilen işi en ince ayrıntısına kadar harfi harfine yapan kimse
  • “gösteri adamı ”
    Şov yapan kimse, gösterici, şovmen
  • “günün adamı ”
    1. O günlerde çok sözü edilen kişi
    2. Zamanın gereğine göre yön ve tutum değiştiren kimse, zamane adamı
    3. Kendisinde zamanın gerektirdiği değerler bulunan kimse, zamane adamı
  • “halk adamı ”
    İçinden çıktığı halk kesiminin bütün özelliklerini yakından bilen, halk tarafından sevilen kimse
  • “hayat adamı ”
    Zamana kolayca uyan, her türlü güçlüğü yenmesini bilen kimse
  • “ilim adamı”
    Bilim adamı
    “Bir memlekete ilim ve teknik, ancak hakiki ilim adamları ve teknisyenler ile girer.” – M. Kaplan
  • “iş adamı ”
    Kazanç sağlamak amacıyla ticaret veya sanayiye yatırım yapan kişi
    “Bu iş adamı, şimdiye dek tanıdıklarımızdan oldukça farklı, iyi okutulmuş.” – A. Ağaoğlu
  • “kanun adamı ”
    Yöneticiliği sırasında kanunlara uymaktan vazgeçmeyen, kanunları uygulayan kimse
    “Parti komitacılığının düşmanı olanlar gibi nizam, kıdem ve kanun adamı kalmıştır.” – F. R. Atay
  • “kavga adamı ”
    Düşünce ve inançlarını son kerteye kadar hararetle savunan kimse
  • “salon adamı ”
    Kadınlı erkekli davetlere katılan, bu gibi yerlerde nasıl davranılacağını, görgü kurallarını iyi bilen adam
  • “sanat adamı ”
    Sanatçı
  • “uzay adamı ”
    Uzay gemisini uzayda yöneten kimse, astronot, kozmonot
  • “zamane adamı ”
    Günün adamı


Yorum yapılmamış

Leave A Reply