Ak Mı Kara Mı Ne Demektir? Deyimin Anlamı ve Hikayesi

0

Ak mı Kara mı ne demek? Ak mı Kara mı deyimin açıklamasının yer aldığı, anlamı ile deyimin hikayesini okuyabilirsiniz…..

Ak mı Kara mı

Advertisement

Anlamı;

Bu söz, “bir işin sonunda kâr mı yoksa, zarar mı edildi, ektiğimiz tohumdan nasıl bir ürün çıktı” mânâsında kullanılır.

Hikayesi;

Orta yaşlı bir bey, saçlarını kestirmek için berbere gitmiş. Bey, berberin koltuğuna oturur oturmaz sormuş:

“Usta söyle bakalım, saçımıza düşen aklar çok mudur, az mıdır?”

Berber, umursamaz bir tavırla cevap vermiş: “Eh işte beyim, şöyle böyle ağarmış amma pek fazla sayılmaz.”

Advertisement

Bu cevap, beyin merakını daha da artırmış: “Yahu, benim yaşım daha kırk bile değil. Ağarmış-sa üç beş tel anca ağarmıştır, diye düşünüyordum. Sen ise, şöyle böyle ağarmış dedin. Hele iyice bir bak,” demiş.

Berber, yine aynı umursamaz tavırla: “Yahu beyim, birazdan saçını traş edeceğim. O zaman önüne dökülür, sen de ak mı kara mı görür, anlarsın” demiş.

Kara Nedir? Sözlük Anlamı

“Kara (Birinci Anlamı)”
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
“Kurbağa karada da soluk alır, suda da.” – N. Hikmet
“Kara (İkinci Anlamı)”
1. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı
2. Bu renkte olan
“Kara gözlüm efkârlanma gül gayri / İbibikler öter ötmez ordayım” – B. S. Erdoğan
3. Esmer
4. Kötü, uğursuz, sıkıntılı
5. Yüz kızartıcı durum, leke
6. İftira

  • “karada ölüm yok ”
    “bundan sonra herhangi bir sıkıntı ile karşılaşma ihtimali yok” anlamında kullanılan bir söz
  • “karaya düşmek ”
    deniz içinde bulunan bir şey akıntı veya dalga ile kıyıya atılmak
  • “karaya ayak basmak ”
    1. deniz, göl vb.nden karaya çıkmak
    2. deniz taşıtından karaya çıkmak
  • “karaya oturmak ” </strong >gemi denizin sığ bölümüne saplanıp kalmak
    “Olan olmuş, bizim teknenin bir yanı, pamuk şiltelere serilir gibi karaya oturmuş.” – B. R. Eyuboğlu
  • “karaya çıkarmak ”
    göl veya denizden karaya çıkmasını sağlamak
    “Sizi kaptan bir filika ile karaya çıkarır.” – F. F. Tülbentçi
  • “karaya vurmak ”
    1. karaya çarpmak
    “Loşluklar içinde bana, sandalımız ikide bir karaya vuruyor gibi geliyordu.” – R. H. Karay
    2. denizdeki bir cisim kendini karaya atmak
    “Ağzımı, karaya vurmuş bir balık gibi sonuna kadar açıyorum ama soluk alamıyorum.” – A. Ümit
  • “kara iklimi ”
    Yazların sıcak ve kurak, kışların soğuk ve kar yağışlı geçtiği, günlük ve mevsimlik sıcaklık farklarının belirgin olduğu iklim, karasal iklim
  • “kara saban ”
    Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı
    “Kara saban, traktörün yanında, koca bir şahmerdana nispetle küçücük bir çekiç.” – N. F. Kısakürek
  • “kara yolu ”
    Yerleşim merkezlerini birbirine karadan bağlayan yol
  • “kara yosunu ”
    Çayır ve ormanlarda yumuşak bir bitki oluşturan çiçeksiz bitki, temriye
  • “kara suları ”
    Bir devletin deniz kıyıları boyunca egemenliği altında tuttuğu belli genişlikte su şeridi
  • “kara kurbağası ”
    Kurbağalardan, karalarda yaşayan, yumurtalarını suya bırakan bir tür kurbağa
  • “kara kuvvetleri”
    1. Bir ülkeyi karadan gelecek saldırı ve tehlikeye karşı korumak amacı ile kurulan askerî teşkilat
    2. Silahlı kuvvetler içinde yer alan kara ordularının tümü
  • “kara vapuru ”
    Demir yolu taşıtı
  • “ana kara ”
    Kıta
  • “çaykara”
    Çay kenarında çıkan göze, kaynak, pınar
  • “kara yeli ”
    Yaz geceleri karadan denize doğru esen yel
  • “kara mili ”
    1609 metre uzunluğundaki bir ölçü birimi
  • “kara çalmak ”
    birine iftira etmek, kara sürmek
  • “karaya sabun, deliye öğüt neylesin ”
    “özü bozuk olan şey, düzeltme çabalarıyla iyi duruma getirilemez” anlamında kullanılan bir söz
  • “karalar bağlamak”
    yas tutmak
    “Bütün yaşamı karardı, sokağa çıkamaz oldu, karalar bağladı.” – H. Topuz
  • “kara kara düşünmek ”
    çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak
    “Kara kara düşünmeye başladım; böyle bir toplantıyı kim, hangi kurum destekleyecekti?” – M. C. Anday
  • “kara sürmek ”
    kara çalmak
    “Gericiliği, insanlara kara sürme suçlamalarını kabul etmedi.” – K. Tahir


Leave A Reply