Anadolu Beylikleri Hakkında Bilgi

1

Anadolu’da kurulan beylikler hangileridir, nerelerde kurulmuşlardır? Anadolu Beylikleri ile ilgili bilgi.

XIII. yüzyılın sonunda Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuvvetten düşerek yıkılmasından sonra Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kurulan küçük Türk beyliklerine verilen addır. Eski kaynaklarda «Tavaif-i Müluk» diye anılan bu beylikler XIII. yüzyıldan Dulkadir ve Ramazanoğulları beyliklerinin egemenliklerini kaybettikleri XVI. yüzyılın başına kadar Anadolu’nun siyasi ve tarihi çehresini temsil ederler.

Advertisement

Bu beyliklerin kurulmalarının çeşitli sebepleri vardır. XI. yüzyılda Selçuklular’ın Anadolu’da büyük fetihlerde bulunması Anadolu’ya Oğuzlar’ın akmasıyla neticelenmişti. Başlarında başbuğları olduğu halde birçok Türk boylan bu yeni fethedilen ülkeye gelip yerleşmeye başladılar. Bu sıralarda Selçuklular Bizanslılarla devamlı olarak çarpışma halindeydiler ve sınırlarındaki güveni sağlamakta güçlük çekiyorlardı. Bunun üzerine, Selçuklu Devleti bu boyları «uc» adı verilen sınır bölgelerine yerleştirdi. Boylar sınırlardaki saldırışlara karşı koyacaklar, gerekince de düşmana saldırmada öncülük edeceklerdi.

Devamlı olarak yapılan harbler boylardaki halkı Sultan’dan ziyade kendi beylerine bağlamıştı. Zamanla bağımsızlık ister gibi durumlar yaratmışlar, ağır idari karışmalara karşı koymaya çalışmışlar, vergilere dayanamadıklarını belli etmişler, buna karşılık devletten zaman zaman askeri yardım, ulufe vs. istemişlerdi.

Ancak, XIII. yüzyılın başlarında Alaettin Keykubat I. zamanında devletin hakimiyeti uc savaşçıları üzerinde kendini bütün kuvvetiyle hissettirebildi. Sınır boylarında önemli olaylar olmaması, Bizanslılarla bir barış siyaseti yürütülmesi bunları hareketsiz bırakmıştı. Fakat Alaettin Keykubat’ın saltanatının son yıllarında uçlarla devlet merkezi arasındaki bu ahenk bozulmaya başladı. Konya’nın tesiri her tarafta aynı şiddetle hissedilmiyordu.

Bu durum Selçuklu Devleti’nin yıkılmasından sonra daha da arttı. Uçlardaki Türkler düşmanlarına karşı varlıklarını korumak maksadıyla kendi başlarına beylik kurmak zorunda kaldılar. Yurtsuzluk sıkıntısının, ayrıca cihat gayretinin sürüklediği Türk kitleleri kısa bir zamanda Küçük Asya’nın batı bölgelerinde yerleştiler. Bütün Batı Anadolu hemen hemen Türk unsurlar tarafından doldurulmuş olduğu gibi siyasi bakımdan da Türkleşmiş oluyordu. İçeride Bursa, İznik, Philadelpheia (Alaşehir), sahilde de Phokaia (Foça), İzmir, Pontos Herakleia’sı (Karadeniz Ereğlisi) gibi kaleler zorlukla tutunabildi. Anadolu Beyliklerinin bir kısmı bu şartlar altında kuruldu. Aydın, Karesi, Menteşe, Saruhan, Germiyan, Hüsamettin Çoban ve Osmanoğulları beylikleri bu şekilde kurulan beyliklerdendir.

Advertisement

Savaşlarda yararlıklar göstermiş gaziler veya kudretli şahsiyetler, yaptıkları hizmet karşılığında kendilerine mükafat olarak verilen topraklar üzerinde bağımsızlıklarını ilan ederek kendi başlarına bazı beylikler kurdular. Eşref, Sahip, Ata, İnanç, Hamit ve Candaroğrulları beylikleri de bu şekilde kurulmuşlardır.

Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra Anadolu’yu tamamen birtakım beyliklere ayrılmış görüyoruz. Her ne kadar burası hala İlhanlılar’ın bir eyaleti sayılmakta ise de, aslında beylikler kendi iç işlerinde serbesttiler, ilhanlı hükümdarı Sultan II. Mesut’un ölümünden sonra Anadolu’nun karışık durumunu halletmek ve burasını tekrar İlhanlı Devletine bağlamak amacıyla Emir Çoban Bey, Timurtaş’ı Eyalet-i Rum’a (Anadolu eyaletine), vali tayin etmişti.

Timurtaş Anadolu’da düzeni sağladıktan sonra Türk beylikleri ile mücadeleye girişti. Hatta bu arada Eşrefoğulları Beyliğine son verdi. Fakat bir müddet sonra, babasının İran’da katledilmesi, üzerine, kendi başına da bunun gibi bir felaket geleceğinden korkarak Mısır’a kaçtı. Giderken de Anadolu’nun idaresini yanında bulunan Türk kumandanlarından Ertena Bey’e bıraktı. Fakat Ertena Bey Anadolu’nun birliğini sağlayamadı. Zaten bu sıralarda İlhanlı Devleti de parçalanmıştı (1336). Bu devletin ortadan kalkmasından sonra Türk beylikleri artık tamamen bağımsız bir hale geldiler. Böylece Türkiye tarihinin üçüncü büyük devresini meydana getiren Anadolu Beylikleri Devri başlamış oldu.

(Kuruluş tarihleri sırasına göre Anadolu Beylikleri)
  1. Menteşeoğulları Beyliği (Merkezi: Milet, Balat ve Beçin)
  2. Karamanoğulları Beyliği (Larende)
  3. Sahip Ataoğulları Beyliği (Karahisar-ı Devleti – Afyonkarahisar)
  4. Süleyman Pervaneoğulları Beyliği (Sinop)
  5. Hüsamettin Çobanoğulları Beyliği (Kastamonu)
  6. Germiyanoğulları Beyliği (Kütahya)
  7. İnançoğulları Beyliği (Ladik ve Denizli)
  8. Eşrefoğulları Beyliği (Beyşehir)
  9. Osmanoğulları Beyliği (Bilecik ve Bursa)
  10. Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Beyliği (Kastamonu, Timur istilasından sonra Sinop)
  11. Hamidoğulları Beyliği, iki kol halinde (Borlu Eğridir ve Antalya)
  12. Karesioğulları Beyliği (Masir)
  13. Saruhanoğulları Beyliği (Manisa)
  14. Aydınoğulları Beyliği (Birgi)
  15. Ertena Beyliği (Kayseri ve Sivas)
  16. Dulkadiroğulları Beyliği (Elbistan, Maraş)
  17. Ramazanoğulları Beyliği (Adana)
  18. Kadı Burhanettin Beyliği (Kayseri ve Sivas)
  19. İzmiroğlu Beyliği (İzmir)
  20. Alaiye Beyliği (Alaiye)

Bu yirmi beylikten başka XIV. ve XV. yüzyıllarda kendi başlarına hareket etmek isteyen bazı küçük beyliklerin kurulduğu görülmüştür. Bunlar sırasıyla: Lülüve’deki Şücaettin Uğurlu, Samsun’un batısında Farya’da Müradüttin Hamza, Teke Karahisarı’nda Hamidoğulları’nm kölesi Zekeriya, Beyşehir Karahisarı’nda Turgutoğulları, Boluda Bolu beyleri, Denizli’nin Davas kasabasında Davas beyleri, Canik beyleri (Kubadoğlu, Taşanoğlu, Cüneyt, Taceddinoğulları), Sivas’ta Kadı Burhanettin’in damadı Mezit Bey, Şarki Karahisar beyleri, Ordu ve Giresun taraflarında Emiroğulları, Ankara’da Devletşah Bey ve oğlu Nasır Bey, Gerede’de Gerede beyleri, İçel’de Karsak beyleri, Göynükhisar’da Umur Han, Toğancık, Yakup Bey ve Turgutoğlu beylikleridir.


1 Yorum

Leave A Reply