Androjenler Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Erkeklik hormonları olan Androjenlerin genel özellikleri hakkında bilgilerin olduğu yazımız.

Androjenler, erkeklik hormanlarına verilen isimdir. Genel olarak erbezleri tarafından (testis) üretilmekte, vücudun başka bölgelerinde yapılan erkeklik içsalgıları da (hormanlar) vardır. Buna örnek böbreküstü bezlerinde (surrenal bezler) yapılan beş ayrı androjendir.

Erkeklik içsalgısı (hormon) anlamına gelmekle birlikte, kadınlarda da böbreküstü bezinden salınan androjenler saptanmıştır. Çok ender olarak kadınlarda yumurtalıkta (ovaryum) androjen üreten tümörlere de rastlanabilir (arrhenoblostoma). Ayrıca normal yumurtalıklar da çok az miktarda androjen salgılar, ancak bunların herhangi bir belirgin etkisi yoktur. En zengin androjen kaynaklarından biri olan erbezleri (testis) birçok erkeklik içsalgısı salgılar ise de, bunlardan en bol salgılananı testesterondur ve etkisi oldukça fazladır.

Testesteron erbezlerinin (testisler) Leyding hücreleri denilen bölümünde sentez edilebilir. Leyding hücreleri tüm testisin % 20’sini oluşturur. Testesteron hipofiz bezinden salınan Lüteinizon Hormon (LH) uyarısıyla sentez edilir. Kanda testesteron düzeyi düşünce hipotalamusun (Luteinizan hormon çıkaran hormon-LHRH salgılanarak) uyarılan hipofiz ön lobundan LH salarak Leyding hücrelerini etkiler ve testesteron salgılatır. Kanda testesteronu artınca hipotalamus ve hipofizin uyarılışı durur. Bu olay bir saatin işleyişi gibi sürer gider. Testesteron başta olmak üzere tüm androjenler steroid yapıdadır. Erbezlerinde (testisler) olsun, adrenalde olsun androjenler kolesterolden ya da doğrudan Koenzim-A’dan sentez edilirler.

Testesteronun yıkımı karaciğerde gerçekleşir. Yıkılan testesteron vücudun öteki dokularına tutunamayan bölümüdür. Karaciğerde androsteron ve dehidropiandrosterona dönüşür. Daha sonra safrayla bağırsağa götürülerek dışarı atılır. Bir bölümü de böbrekten idrar yoluyla dışarı atılır. Androsteron ve androstenedion böbreküstü bezinin en önemli androjenleridir. Bu maddeler idrara 17. ketosteroid denen maddeleri katarlar. İdrarda 17 ketosteroid oranının düşük olması genellikle androjen-lerin az olduğunu, giderek bunları salgılayan mekanizmada bozukluk olduğunu gösterir.

Advertisement

Androjenlerin salınması (özellikle testesteronlar) ana rahminde embriyonal yaşamın ikinci haftasında başlar. Ana rahmindeki çocukta testesteron bulunup bulunmaması, erkek ya da dişi üreme organlarıyla cinsiyet karakterlerinin gelişip gelişmemesini denetim altında tutar.

Androjenler ergenlik çağına kadar az miktarda salgılanırken, ergenlikle birlikte hipofiz bezinin salgıladığı lüteinizan hormonun etkisiyle bollaşır; penisin ve testislerin büyümesi, meni tor-bacıklarının gelişmesi, yüzde sakalların çıkması koltuk altında ve kasıklarda kıllanma, gırtlakta kalınlaşma sonucu sesin erkekteki özelliğini kazanması androjenlerin etkisi sonucudur. Ayrıca androjenler kas ve kemik sisteminin de gelişmesine yol açarlar. Erişkinlerde androjenlerin sürekli olarak salgılanması erkeksi davranışın ve cinsel dürtünün oluşumunu ve sürekliliğini sağlar. Testesteronun deri üzerinde de etkileri vardır. Tüm vücutta derinin kalınlaşmasına ve derialtı dokusunun güçlenmesine neden olur. Deride fazla miktarda melaninin toplanması sağladığından cilt renginin koyulaşmasına yol açar. Böbreküstü bezleri androjenlerinin önemli bir fizyolojik etkinliği olup olmadığı iyice belirlenmiş değildir. Erbezleri androjenleri daha etkindir. Erbezleri çıkarılış (kastrasyon) bir erkekte böbreküstü bezi androjenlerinin ikincil seks karakterlerini sürdürmeye güçleri yetmez. Böbreküstü bezi androjenlerinin kadındaki kasık ve koltukaltı kıllanmasında, cinsel dürdünün oluşumu ve sürmesinde önemli etkinliği olduğu bilinmektedir. Ayrıca bu androjenlerin protein sentezini artırıcı, anabolik etkilerinin de fizyolojik önemi olabilir. Böbreküstü bezi androjenleri bazen kadınlarda aşırı kıllanmaya, küçük erkek çocuklarda erken ergenliğe (puberte) yol açar.


Leave A Reply