Arıcılık Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Arıcılık nedir ve nasıl yapılır? Arıcılığın özellikleri, tarihçesi, Türkiye’de arıcılık hakkında bilgi.

aricilikArıcılık; bal ürünlerinden yararlanmak üzere an topluluklarının kovan adı verilen özel barınaklarda bakılıp yetiştirilmesidir. İÖ 3500’lerde Mısır’da yetiştirildiği bilinen arı, evcil hayvanların en eskilerindendir. Anlar, ekonomi açısından insanlar için önemi büyük olan bal ve balmumu üretirler. Bal, çiçeklerden alınan balözünün yoğunlaştırılması ve bir bölümü sindirildikten sonra geriye kusulmasıyla oluşur. % 25’i su, % 8’i sakarozdur. Ayrıca fruktoz ve glikoz gibi öteki şekerlerin, karbonhidratların sindirilmesinde rol oynayan birtakım enzim ve vitaminleri de içerir. Bu nedenle tatlı olduğu kadar güçlü bir besin maddesidir. Balmumu ise başta makyaj malzemeleri ve yapay petek olmak üzere, cila, mum, mumboya yapımı gibi birçok alanda kullanılır. Ayrıca arıların ülkemizde pek bilinmeyen, oysa gelişmiş ülkelerde giderek yaygınlaşan bir kullanım alanı daha vardır. Arılar, çiçeklerden balözü toplarken, aynı zamanda tozlaşmayı, dolayısıyla döllenmeyi ve meyve oluşumunu da sağlarlar. Böcek öldürücü ilaçların bitki zararlılarına karşı yoğun biçimde kullanıldığı ülkelerde yabanıl böceklerin sayısı giderek azaldığından, buralarda tozlaşma görevini büyük ölçüde arılar yüklenir. Yapılan araştırmalara göre, örneğin ABD’ de böcekler aracılığıyla gerçekleşen tozlaşmanın % 80-85’i arıların eseri olduğu için çiftçiler ve meyve yetiştiricileri bu amaçla da arı beslerler.

Dünyada birkaç balarısı türü bulunmakla birlikte ekonomik açıdan en önemlisi apis mellifica’dır. Birçok evcil ırkı bulunan bu türün en değerlisi İtalyan kökenli olanıdır. Dünya çapında en yaygın olarak yetiştirilenler ise İtalyan ve Kafkas arılarının çaprazlanmasından elde edilmiş melezlerdir. Bir arı kolonisinde 10-100 bin dolayında arı bulunur. Kovana yaklaşmak için kullanılan en yaygın yöntem duman vermektir. Uygun biçimde kullanıldığında duman arıları yatıştırır ve zararsız duruma getirir.

Bal iki biçimde üretilir: Petekli bal üretiminde, içine genellikle yapay petekler yerleştirilmiş küçük, dörtgen kutular kullanılır. Süzme bal üretiminde ise boşaltılan petekler yeniden kovana yerleştirilebilir.

Oğul verme, arıların doğal davranışlarından biridir. Ancak mevsim başında ya da ortasında oğul verme, kovanın verimini düşürdüğünden istenmeyen bir durumdur.

Bal toplama mevsimi bitip kış geldiğinde her kovanda yeteri kadar (en az 30 kg) bal bırakılmış olmalıdır. Kovan girişi zararlılara karşı daraltılmak, özellikle soğuk iklimlerde kovan yalıtım malzemesiyle kaplanmalıdır.

Advertisement

Arıların hastalık ve zararlıları fazla değildir. En önemli hastalığı yumurtalarında görülen kuluçka hastalığı olup dayanıklı arı ırkları yetiştirmek en iyi savaşım yöntemidir. Böcek, kuş ve memeli hayvan cinsinden az sayıda arı zararlısı içinde en önemlileri ise mum güveleri ve karıncalardır.

Türkiye, bal verimi yüksek geniş flora alanları, çiçeklenmenin değişik zamanlarda oluşu, yaygın meyve, endüstri bitkisi, çayır-mera ve yem bitkileriyle topografya yapısı açısından arıcılık için büyük bir potansiyele sahiptir. Resmi verilere göre, 141.330 köy aile işletmesi 3-10 kovanlık ilkel kovanlarda; 28.840 ticari arıcılık işletmesi ise gezici arıcılık biçiminde ve ortalama 40’ar modern kovanla çalışmaktadır. Türkiye’de, ilkel ve modern toplam 2.587.000 kovan bulunmakta, 39.648 ton bal, 2.100 ton balmumu üretilmektedir (1987). Kovan başına 15.3 kg olan verim ileri ülkelere oranla (kovan başına 50.55 kg) oldukça düşüktür. Türkiye’de yüksek verimli ve ülke koşullarına uygun arıların üretimi için 1983’te sağlanan yerli Kafkas kolonilerinden örnekler alınarak biyoloji ve morfoloji özellikleri ile verim yönünden nitelikleri belirlenmiştir. Aynı yıl içinde de ABD kökenli Kafkas ana-arıları getirilerek bunların özelliklerini saptanmasına yönelik çalışmalar başlanmıştır. Böylelikle arı ırkının ıslahı çalışmalarına hız verilmiştir. Ayrıca arı hastalıklarıyla mücadele (özellikle Varroa ile), üretici arıcı eğitimi, uzman ve teknisyen eğitim konulan üzerindeki çalışmalar 1979’dan bu yana Entegre Arıcılık Tesisleri’nin kuruluşuyla sürdürülmektedir.


Leave A Reply