Artukoğulları Kimdir?

0

Anadolu’da yaklaşık olarak 300 yıl saltanat süren bir hükümdarlık olan Artukoğulları ile ilgili genel bilgilerin yer aldığı yazımız.

ARTUKOĞULLARI, Eksükoğlu Artuk adlı bir Türkmen emîrinin neslinden geldikleri için Artukoğulları diye anılan bir Türk hükümdar sülalesidir. Kolları Amid’de (Diyarbakır), Hısn Keyfâ’da (1101-1231), Mardin’ de (1108-1408) ve Harput’ta (1185-1233) hüküm sürmüşlerdir.

Advertisement

Artukoğulları sülalesinin siyasî tarihi dört döneme ayrılır:

1— Siyasî Birlik: Bu dönemde Artukoğulları sülalesi yavaş yavaş kuvvetlenerek, Selçuklu İmparatorluğu’nun Sultan Melikşah’tan sonraki zayıflayışı sonunda bağımsız bir siyasi birlik halini almaya başladı. Selçuklular’a tabi, Kayı boyundan bir aşiretin başındaki Eksük ve oğlu Artuk ile çocukları, Anadolu ve Suriye’nin fethinden sonra önemli imtiyazlara sahip olmuşlardı. Selçuklu hükümdarları, kendileri ile birçok fetih hareketlerine katılan bu Oğuz beylerine eski kabile geleneklerine uygun olarak özel bir sevgi göstermişler, önemli görev ve imtiyazlar vermişlerdi. Melikşah’ın; ölümünden sonra Selçuklu egemenliğinin kuvvetini kaybetmesi ve hanedan üyeleri arasındaki kavgaların sürüp gitmesi, İmparatorluğun diğer büyük ve nüfuzlu komutanlarının aileleri gibi, Artukoğuliarı’nın da gittikçe bağımsız bir siyasi varlık haline gelmelerine yol açtı. Haçlı Seferleri sırasında bu sülaleye mensup bazı kahraman kişilerin kazandıkları başarılar hem maddi, hem de mânevi nüfuzlarını artırdı.

2— Bağımsızlık: Bu dönemde Artukoğulları, Selçukluların yüksek egemenliğini, Abbasi halifelerinin dinî nüfuzunu nazari olarak kabul etmekle beraber, bağımsız bir devlet olarak hüküm sürmeye başladılar.
Devleti hanedan üyelerinin ortak malı sayan eski Türk geleneği, bu dönemde Artukoğulları’nda aynen görülüyordu. Ailenin bütün üyeleri kendilerine ayrılan yerlerde yarı bağımsız bir halde hüküm sürüyorlardı. Ailenin başında kuvvetli bir kimse bulunduğu zaman diğerleri onun yüksek egemenliğini tanıyorlar, böylece dış düşmanlara karşı siyasi birlik kuruyorlardı, fırsat buldukça aile üyelerinden bir kısmı bağımsızlık kazanarak devletin başına geçmeye çalışıyordu.

3 Çözülme:
Bu dönemde Artukoğulları Eyyubîler’in egemenliğini tanımak zorunda kaldılar, Coğrafi durumlarının dağınıklığı, komşularının ihtirasları ile karşılaşmaları, iç çarpışmalar sonucunda çeşitli kollara ayrılmış olmaları gibi sebeplerden dolayı kuvvetli bir siyasi gelişme gösteremediler. Nihayet Nurettin ve Salâhattin Eyyubi’nin kurdukları büyük devletin genişleme arzuları, hatta Anadolu Selçukluları’nın XIII. yüzyılda. güttüğü doğuya doğru gelişme siyasetleri karşısında Mardin’de siyasi ve askerî hiçbir önemi olmayan küçük bir prenslik haline geldiler.

4— Çöküş: Bu dönemde Artukoğulları, Moğol istilâsından sonra Doğu Anadolu’da kurulan kuvvetli Türkmen beyliklerinin (Akkoyunlu ve Karakoyunluların) baskısı altında çöktüler.

Artukoğullarının Kolları

Artukoğulları’nın üç kolu ise şu siyasi gelişmeleri göstermiştir.:

Advertisement

1 — Hısn Keyfâ Artukoğulları (1101-1231) Esükoğlu Artuk Melikşah zamanından beri Selçuklu ordusunda önemli hizmetlerde bulunmuş, 1084’teki Amid (Diyarbakır) kuşatmasına katılmıştı. 1086’da Suriye Selçuklu Hükümdarı Tutuş tarafından alınan Kudüs’e vali atandı. Ölümünden sonra oğulları Muinüddevle Sokman ve Necmettin İlgazi ona tabi oldular (1091); Kudüs 1098′ de Fatımiler’in eline geçince Sokman kendisine verilmiş olan Ruha (Urfa) havalisine çekildi, az sonra Hısn Keyfâ (Hasan Keyf) ve civarına hakim oldu, 1104 sıralarında da Mardin’i ele geçirdi. Harran civarında Haçlılardan Franklar’ı yendi. Ondan sonra oğlu İbrahim, Hısn Keyfâ’da Beylik etmeye başladı (1104). Ondan sonra kardeşi, kardeşinin oğlu başa geçti. Salâhattin Eyyubi, Diyarbakır’a geldiği zaman (1182) hükümdar Nurettin Muhammed onu başbuğ tanıyarak, Musul harbinde kendisine yardım etti. Bu hizmetine mükâfat olarak Amid (Diyarbakır) ı aldı. Moğol istilâsı sırasında da Artukoğullari’nın Hısn Keyfâ kolu çöktü.

II — Mardin Artukoğulları (1108-1409):
Bu kola, Artuk’un oğlu Necmettin İlgazi’den Ötürü «İlgaziler» adı da verilir. Selçuklu Hükümdarı Muhammed tarafından 1101’de Bağdat’a bey atanan Necmettin İlgazi 1108 yılından beri Mardin’e sahip bulunuyor, yavaş yavaş komşu bölgeleri de egemenliği altına almaya çalışıyordu. Nitekim, halkın isteği ile Halep şehrine de hakim oldu (1117-1118).

Haçlıların büyük ve korkunç bir düşmanı olan ve onlarla birçok savaşlarda bulunan Necmettin İlgazi ölünce (1112) oğullarından Şemsüddevle Süleyman Meyyafarikin’de, Temurtaş Mardin’de, yeğeni Bedrüddevie Süleyman da Halep’te egemen oldular, Mardin Artukoğulları’nın son hükümdarı Şehabettin Ahmet, Mardin’i Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’a teslim etmek zorunda kaldı (1409). Kendisine verilen Musul şehrinde ancak bir hafta kadar yaşadıktan sonra ölen bu hükümdarla Artukoğulları devleti sona erdi.

III — Harput Artukoğulları (1185-1233): Harput şehrî 1121-1124 yılları arasında Artukoğulları’ndan Belek’in elindeydi. Ondan sonra şehir İlgazi’nin oğlu Süleyman’a, Hısn Keyfâ sahibi Davut’a, oğlu Kara Arslan’a ve onun oğlu Nurettin Muhammed’e geçti. Nurettin Muhammed’in ölümünden sonra (1185) kardeşi İmadettin Ebu Bekr bu şehirde Artukoğulları hanedanının ayrı bir kolunu kurdu. Son hükümdarı Nurettin Artuk zamanında Artukoğulları’nın Harput kolu çöktü, şehir 1234’te Anadolu Selçuklu Sultanı Alâettin Keykubat tarafından alındı. ‘

Artukoğulları Devrindeki Gelişme

Artukoğulları devleti alanında büyük bir ekonomik gelişme olmuş, genel servet ve refah derecesi yükselmiş, bunların egemenliği sırasında köprü, kervansaray, cami, medrese ve kaleler gibi büyük mimarlık eserleri yapılmıştır. Artukoğulları egemenlikleri altındaki Yahudi ve Ermenileri dinlerinde serbest bırakmış, taassuba düşmemiş, fakat tam anlamı ile Sünniliğe bağlı kalmışlardır. Bilim ve fikir çalışmalarını da korumuşlardır.

Advertisement


Leave A Reply