Aşık Dertli Kimdir?

0

Anadolu’da 18. ve 19. yüzyıllarda yaşamış bir Aşık olan Dertli ile ilgili bilgiler ve Aşık Dertli’nin sanat anlayışı ile ilgili bilgiler.

DERTLİ [Âşık Dertli] (1772-1846)

Advertisement

Ünlü halk şairlerimizdendir. Bolu civarında Gerede’ye yakın Şahneler köyünde doğdu. Ali Ağa adında bir çiftçinin oğluydu. Asıl adı İbrahim’dir. Saz çalmayı, şiir söylemeyi öğrendiği zaman Lûtfî mahlâsını aldı, aşk yüzünden keskin bir bıçak ve ustura ile kendini öldürmeye kalkıştıktan sonra çevresinde «Dertli» diye anılmaya başlandı.

Dertli, genç yaşında babasını kaybedince, geçim zoru ile İstanbul’a, Konya’ya, Mısır’a gitti, meclislerde, âşık kahvelerinde saz çaldı, bütün bu dolaştığı yerlerde görgü ve bilgisini artırarak sazına ve sözüne hâkim bir
halk şairi haline geldi. Bir ara tasavvufa da merak sardı.

Dertli, Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş ülkelerinde yaptığı gezilerden sonra köyüne, elinde saz, başında kavukla döndü, evlendi, iki çocuğu oldu. Bir müddet sonra gene geçim zorluğu ile karşılaştığı için, II. Mahmut devrinde İstanbul’a geldi. Bu devirde büyük bir rağbet gören Tavukpazarı’ndaki semai kahvesinde âşıklar arasında yapılan bir yarışmada — âdet olduğu üzere — duvara asılan bir muammayı çözmeyi başardı, bundan sonra İstanbul’da şöhret kazandı.

Dertli, zaman zaman Anadolu’nun muhtelif şehir ve kasabalarında bir gezgin halk şairi olarak dolaşmış, Kastamonu ve Aksaray’a gidip gelmiş, nihayet 72 yaşında Ankara’da ölerek Koyunpazarı’ndaki caminin mezarlığına gömülmüştür.

Advertisement

Bir yalvarış, ya da yakarış tarzında yazdığı şu dörtlükte:

Bin türlü dert ile bezet Dertli’yi
Gerek kısalt gerek uzat Dertli’yi
Bab-ı vilâyette gözet Dertli’yi
Yabancı değiliz, erenlerdeniz,

diye dert yanan şairin, edâ ve kullandığı dil, bakımından devrinin Divan şairlerini taklide kalkıştığı söylenebilir. Nitekim Dertli aruz vezniyle de şiirler yazmış, bu şiirlerinde Arapça ve Farsça terkipler kullanmıştır. Esasen XIX. yüzyılın ilk yarısında halk şairlerinin pek çoğunda Divan şiirinin tesirleri açık olarak görülmeye başlanmış, bundan önceki yüzyıllarda yetişen halk şairlerimizin duruluğu ağır ağır kaybolmuştur. Dertli’nin, gerek hece, gerekse aruzla yazdığı şiirlerinin pek çoğunda ince bir lirizm vardır.

DERTLİ’NİN ŞİİRLERİNDEN

Saçın görse sümbül perişan olur
Gider aklı baştan tartağan olur
Goncaların bağrı kızıl kan olur
Koymasın bağıban her bağa seni.

Dertli serilsefil gurbet illerde
Beyhude şöhreti gezer dillerde
Yarim gelir diye bakar yollarda
Elleri kınalı, gözü yaşlı yar!…

Advertisement

Sâkıyâ camında nedir bu esrar
Kıldı bir katresi mestâne beni
Şarab-ı lâlinde ne keyfiyet var
Söyletir efsane efsane beni

Ref’et nikabını ey vech-i enver
Zulmette gönlümüz olsun münevver
Şarab-ı lâlinin lezzeti dilber
Gezdirir meyhane meyhane beni

Aşıkın bin belâ gelir başına
Tahammül gerektir adüv taşına
Şem’-i ruhsarına aşk âteşine
Yanmada seyretsin pervane beni

Bakmazlar Dertli’ye mahzundur diye
Hakikat bahrine dalgundur diye
Bir saçı Leylâ’ya mecnundur diye
Yazdılar deftere divane beni


Leave A Reply