Atina’nın Tarihi

0
Advertisement

İnsanlık tarihinin önemli şehirlerinden birisi olan günümüzde Yunanistan’ın başkenti olan Atina’nın tarihi ile ilgili bilgiler. Atina tarihçesi.

atina

Atina şehrinin ilk defa ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmiyor. Yapılan incelemeler M.Ö. XI. yüzyılda Atina’nın Akropolis’in eteklerinde bulunduğunu göstermektedir. Tepenin eteklerinden aşağılara doğru genişleyen şehir civarındaki küçük toplulukları da içine alarak gelişmiş, Peisistratos (M. Ö. 541-527) devrinde en parlak çağlarından birini yaşamıştır. Şehir, Pire limanı ile olan ilgisinden ötürü, ticaret alanında ilerlediği gibi, hem askerlik, hem de demokratik idare tarzı bakımından üstünlüğünü komşuları üzerinde hissettirmiş bulunuyordu. Med Savaşları’nın yarattığı buhran üzerine Atina kendiliğinden Yunanistan’ın en nüfuzlu, en büyük şehri haline gelmekte gecikmedi.

Med savaşlarından sonraki devir Atina’nın en parlak devri oldu: Bilhassa Perikles (M.Ö. 449-429) şehrin kuvvetini eskisiyle ölçülemiyecek derecede geliştirdi. Bu devirde Akropolis, Parthenon gibi birçok sanat şaheseri olan anıtlarla, tapınaklarla süslendi. Pheidias’ ın heykelleri, Aiskhylos’un, Sophokles’in tragedyaları Atina’ya haklı bir şöhret sağladı. Fakat Peloponez savaşlarının başlamasiyle Atina’nın politika alanındaki üstünlüğü sarsıldı. Yalnız, sanat ve bilim alanındaki üstünlüğünden hiçbir şey kaybetmedi. Fakat zamanla bu üstünlük yavaş yavaş azaldı, bilhassa Romalılar devrinde tamamen zayıfladı. En sonunda, Romalı komutan Sulla’nın şehri zaptedip yağma etmesi Atina’nın zayıflayıp çökmesine yol açtı.

Atinalılar iç savaşlarda Caesar’a ve Augus-tus’a cephe aldıkları halde cezalandırılmadılar. Bunda belki de eski Yunan kültürünü yaratanların çocukları olmalarının payı vardı. Hattâ birçok komutanlar Atina’ya yeni yeni eserler kazandırmaktan da geri kalmadılar. Fakat lustinianus’un felsefeyi, hukuku yasak etmesi üniversitenin, dolayısiyle de Atina’nın sönmesine yol açtı.

Advertisement

Atina Ortaçağ’da bir taşra kasabası derecesine düşmüştü. Birçok sanat eserleri sökülerek Bizans’a taşındı, tapınaklar kilise haline getirildi. Bu arada şehirde iplikçilik sanayii gelişme gösterdi. XIII. yüzyılda Ceno-va, Pisa ve Venedik gibi işlek limanlarla olan bağlarını kuvvetlendirmişti. İspanyol tüccarları bile Atina’ya gelmeye başladılar. Napoli Kı rai lığına bağlı bir dukalık halinde idare edilen şehir bir müddet de Venedik’in idaresi altında kaldı.

XV. yüzyılın başlarında Atina üzerindeki Türk nüfuzu gittikçe artıyordu. 1415 yılında Atinalılar Osmanlılar’a vergi vermeye razı oldular. Fatih Sultan Mehmet kendi adamı olan II. Francesco’yu dukalığa geçirdi.

Atina 1458’de, Fatih Sultan Mehmet’in Mora Seferi sırasında Türkler tarafından zap-tedildi ve Kaptan Paşa eyaleti sancaklarından biri olan Eğriboz sancağına bağlı bir kaza merkezi haline getirildi. Şehrin kiliseleri camiye çevrildi, Akropolis’teki Parthenon tapınağı da bir minare ilâvesiyle cami haline konuldu.

1827’de Yunan ihtilâlcilerinin eline geçen Atina lÖ29’da Edirne Antlaşması ile, Yunan bağımsızlığının tanınması üzerine, Yunanistan’a bırakıldı. Atina 1832 ytlından beri Yunanistan’ın başkenti oldu.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?