Atmosfer Nasıl Oluşmuştur? Görevleri Nelerdir? İçerdiği Gazlar ve Yapısı

0

Atmosfer nedir, nasıl oluşmuştur? İçerdiği gazlar nelerdir? Atmosferin yapısı, görevleri, özellikleri, içinde meydana gelen olaylar ve döngüler hakkında bilgi.

atmosfer

Advertisement

Atmosfer Nasıl Oluşmuştur? Görevleri Nelerdir?

Atmosfer; dünyayı çepeçevre saran, yüzlerce kilometre kalınlığında, saydam bir gaz katmanıdır; yerçekimiyle dünyaya bağlı durur. Gerçekten, %78 kadarı azot ve %21 kadarı da oksijenden meydana gelen bir gaz karışımıdır. Geriye kalan %1’ini, tutarları pek az olan başka gazlar, özellikle argon, karbondioksit, hidrojen, neon ve helyum tamamlar.

Atmosferin Önemi

Atmosferin hayatımızdaki önemi çok büyüktür; onsuz hayat olamazdı; çünkü, o zaman, insan ve hayvanın yaşaması için zorunlu olan oksijen bulunamadığı gibi, doğrudan doğruya gelen güneş ışınları, gündüzün yeryüzünü yakacak, geceleyin ise, sıcaklık sıfırın altında olacaktı. Atmosfer, yeryüzü için, gündüzün onu güneş ışınlarından koruyan bir kalkan, geceleyin de sıcaklığını içinde tutan bir örtü olur.

Karbonun meydana gelmesini sağlayan bazı devreler.

Karbonun meydana gelmesini sağlayan bazı devreler.

Dünyanın, her zaman bir atmosferle çevrili olduğunda şüphe yoktur. Ama, başlangıçta, dünyayı çevreleyen gaz katmanı bugünkünden oldukça değişikti. Başlıca, karbondioksit, su buharı ile azottan meydana geldiği sanılmaktadır. Sonraları, suyun bir kısmı güneş ışınlarının etkisiyle hidrojen ve oksijen olarak parçalanmış olmalıdır.

Bu gazlardan birincisi, hafifliği yüzünden atmosferden kurtulup gitmiş; ikincisi ise volkanlardan gelen, amonyakla birleşerek, azot ve su ya da yerkabuğundaki metallerle birleşerek oksitler meydana getirmiş olsa gerektir. Hayatımızın temeli olan serbest haldeki, yüksek orandaki oksijen, başlıca bitkilerin yeryüzünde görülmesiyle birlikte sağlanmıştır. Çünkü, bitkiler beslenmek için, karbondioksiti içlerine alıp oksijeni dışarı verir. Zamanla, atmosferdeki hava kitlesi sürekli olarak arttı. Bu da oksijen soluyan (teneffüs eden) hayvanların evrimini sağladı.

Advertisement

KARBON DÖNGÜSÜ

Atmosfer, bugünkü yapısını milyonlarca yıldan beri korumaktadır. Ama, şimdiki bileşimini kesin olarak sabit tutan hiç bir şey yoktur. Bu, tabiatın son derece duyarlı (hassas) bir denge durumuna bağlıdır. Örneğin, bitkiler havaya oksijen verir, oksijene ihtiyacı olan hayvanlar da, bitkilere gerekli olan karbondioksiti sağlar. Eğer, bütün bitkiler birdenbire ölseydi, birkaç bin yıl içinde, atmosferde pek az oksijen kalır, bu gazın çoğu kullanılıp tüketilmiş olurdu.

Hava Basıncı ve Atmosferin Ağırlığı

Azotun meydana gelmesini sağlayan bazı zincirleme olaylar

Azotun meydana gelmesini sağlayan bazı zincirleme olaylar

Havanın, üzerimizdeki basıncını duymadığımızdan, herhangi bir ağırlığı olamaz gibimize gelir. Ama, gerçekte, havanın ağırlığı vardır. Atmosferin toplam ağırlığı 6.000.000.000.000.000 ton gibi baş döndürücü bir sayıya ulaşır. Bütün bu ağırlığın aşağıya yaptığı basınçla (yerçekimi her şeyi yere doğru çektiği için), dünyaya en yakın hava katmanları, sıkışık (yoğun) tır; buna karşılık, yükseklerdekilerin, basıncın azalmasından ötürü gevşek (yoğunluğu çok az) olduğu açıkça anlaşılır. Gerçekten de basınç, yükseklere çıkıldıkça düşer.

Deniz seviyesinde hava basıncı, aşağı yukarı 1 kg/cm2 dir; ama, 5400 metrede bunun yarısı; 50 km yükseklikte ise, deniz seviyesindekinin binde biridir. Atmosferin büyük ağırlığını duyamayız. Çünkü, nasıl derin deniz yaratıkları üzerlerindeki tonlarca suyun basıncına dayanacak biçimle yapılmışlarsa, bizim vücudumuz da, deniz seviyesindeki hava basıncına dayanacak biçimde yapılmıştır.

azot döngüsü

Çok yükseklerde uçan uçaklarda kabinlerin hava basınçlı duvarının nedeni de, içeride, insan vücudunun normal basıncını karşılayacak bir basınç bulundurma zorunluğudur. Normal olarak, üzerlerindeki tonlarca suya dayanan derin su balıklarının, suyun yüzeyine çıkarıldıkları zaman çatladıkları görülmüştür. Kendi «hava denizi» nin derinliklerinden, atmosferin daha yüksek katmanlarına çıkarılan bir insanın da aynı sona uğraması beklenir. Korunma tedbirleri alınmamış olsaydı, insanın kanı, kimi jet uçaklarının eriştiği yüksekliklerde, sözcüğün tam anlamıyla, kaynardı (çünkü, basınç azaldıkça, bir maddenin kaynama noktası düşer). Uçak kabinlerinin hava basınçlı olmasının bir nedeni de, yolcuların oksijen ihtiyacını karşılamaktır; çünkü, dışarıdaki oksijen, insan vücudunun ihtiyacını karşılamaya yeterli değildir. Bu yüzden hava basınçlı kabinler kullanılır.

Advertisement


Yorum yapılmamış

  1. Peki dünyanın yuvarlaklığını sağlayan bu gaz katmanlarından oluşan atmosferi koruyan uzay boşluğunda dünyaya bu basıncı sağlayan nedir? Yada dünyanın kendi manyetik alanı mı atmosferi koruyor?

Leave A Reply