Bakterilerin Sınıflandırılması

0
Advertisement

Bakterilerin sınıflandırılması ile ilgili bilgiler. Şekillerine göre bakteriler, Oksijene göre, beslenme şekillerine göre, gram boyasına göre bakteriler.

Bakterilerin Sınıflandırılması

Bakterilerin; şekillerine, oksijene duydukları ihtiyaca, beslenme durumlarına ve gram boyasına göre sınıflandırılmaları yapılır.
Bakterilerin Sınıflandırılması

Şekillerine Göre Bakteriler

*** Çubuk (bacillus) şeklindeki bakteriler: Boyları enlerinden daha uzun olan bu bakteriler; difteri, tifo, tüberküloz ve cüz-zam gibi hastalıkların etmenidir.

Bununla birlikte yoğurt bakterileri de çubuk şeklinde olup, sindirimi kolaylaştıran enzimleri içerir.

*** Spiral bakteriler: Bu grup bakteriler, burgu şeklinde bir yapıya sahiptir. Bunların kamçıları bakterinin bir veya iki ucunda bulunur. Çoğu saprofittir. Frengi hastalığı yapan Trepone-ma pallidum bu bakterilere örnek verilebilir.

Advertisement

*** Virgül şeklindeki bakteriler: Bu bakterilerin bir ucu virgül şeklinde kıvrılmış olup, diğer uçlarında bir veya daha fazla kamçı bulunur.

*** Yuvarlak (coccus) bakteriler: Bu tip bakteriler, küre şeklinde olup tek veya koloni halinde yaşar. Tek yuvarlak olanlar monokok, ikili olanlar diplokok, zincir şeklinde olanlar streptokok, üzüm salkımı şeklinde olanlar ise stafilokok adını alır.

Bunlardan Neisseria gonorrhoeae bir diplokok olup, bel soğukluğu hastalığına sebep olur. Bazı stafilokok türleri; parmakta dolama, gözde arpacık ve göz kapağı iltihabı gibi hastalıklara neden olur.

Oksijen İhtiyacına Göre Bakteriler

Bakteriler yaşadıkları ortama göre; aerob, anaerob ve geçici bakteriler olmak üzere üç kısımda incelenir.

Advertisement

Aerob bakteriler: Oksijenli ortamlarda yaşayan bakterilerdir. Bunlar bitkiler ve hayvanlar gibi, oksijenli solunum yapar. Oksijenli solunum özellikle mezozomlardaki enzimlerle gerçekleştirilir.

Oksijenli solunum yapan bakteriler, toprağın üst yüzeylerinde, yine göl ve denizlerin yüzey veya yüzeye yakın kısımlarında yaşar.

Anerob bakteriler: Oksijensiz ortamda yaşayan bakteriler olup, gerekli enerjiyi, besinleri oksijensiz reaksiyonlarda yıkarak elde eder. Bu bakteriler anaerobik yolla enerji üretirken, bunun yanında; alkol, laktik asit ve asetik asit gibi çeşitli maddeler oluşur.

Anaerobik bakterilerin karbonhidratları parçalayıp enerji elde etmesine fermantasyon (mayalanma), protein ve amino asitlerin anaerobik yıkımına ise pütrifikasyon (çürüme) denir. Anaerob bakteriler, oksijenli ortamda yaşayamaz. Bu yüzden genellikle toprağın derinliklerinde, göl ve denizlerin diplerinde yaşarlar.

Advertisement

Geçici aerobik bakterileri : Normalde oksijensiz ortamda yaşayan ancak oksijen bulunması durumunda da hayatlarını devam ettirebilen bakterilerdir.

Geçici anaerobik bakteriler: Normalde oksijenli ortamda yaşayabilen, oksijen olmadan da yaşamını devam ettirebilen bakterilerdir.

Beslenme Şekline Göre Bakteriler

Bakterilerde heterotrof veya ototrof beslenme görülür. Heterot-rof beslenen bakteriler saprofit ve parazit bakteriler olarak iki grupta incelenir.

Parazit bakteriler: Sindirim enzimi bulunmayan bakterilerdir. Bu yüzden hayatlarını sürdürebilmek için sindirilmiş besinlerin bulunduğu ortamda yaşamak zorundadır. İnsan vücudunda bu bakteriler; sindirim ürünlerinin bol olduğu (amino asit, yağ asiti, gliserol, glikoz) sindirim sistemi, kan ve hücrelere girerek yaşar.

Advertisement

Saprofit (çürükçül) bakteriler: Doğadaki bitki ve hayvanların artıklarını ve ölülerini daha basit bileşiklere parçalayarak beslenen bakterilerdir.

Saprofit bakteriler organik maddeleri inorganik maddelere çevirir. Bu çeviri sırasında kendileri için gerekli olan besin ve enerjiyi sağlarken, toprağın organik madde bakımından zenginleşmesini de katkı yaparlar. Böyle organik maddelerce zengin olan toprağa humuslu toprak denir. Saprofit bakteriler bu işlevlerini, hücre dışı sindirimi ile gerçekleştirir.

Ototrof olarak beslenen bakteriler fotoototroflar ve kemoototroflar olarak iki grupta incelenir.

Fotoototroflar: Fotosentetik bakteriler olup organik bileşikleri sentezlemek için gerekli enerjiyi güneş ışınlarından elde eder. Bunların sitoplazmalarında klorofil pigmentleri bulunur (kloroplast bulunmaz).

Advertisement

Kemoototroflar: Organik bileşikleri sentezlemek için gerekli enerjiyi; kükürt, demir, havadaki hidrojen ve azot gibi bileşikleri oksitleyerek sağlar. Toprakta bulunan amonyak bu bakterilerin etkisiyle bitki kökleri ile alınan azot tuzlarına dönüştürülür.

Fotosentetik bakterilerden olan siyanobakterileryatek hücre olarak ya da koloni halinde bulunur. Bazıları ise ipliksi yapı gösterir. Çeper, hücrenin salgıladığı müsilajla örtülüdür. Bu nedenle su kenarı ve içinde bulunan taşların yüzeyini kayganlaştırırlar.

Hücrelerinde; DNA, yeşil renkli klorofil molekülü ile mavi renkli fikosiyanin pigmenti, bazı türlerde ise, kırmızı ve sarı renkli pigmentler ve RNA molekülleri bulunur.

Siyanobakteriler, mantarla ortaklaşa likenlerin yapısına girer. Yine havanın azotunu tutarak toprağın verimli hale gelmesinde etkilidirler.

Advertisement

Siyanobakteriler, yeryüzünün bütün bölgelerinde bulunabilir. Özellikle nemli topraklarda, kayalarda veya suda yaşarlar.

Gram Boyasına Göre Bakteriler

Bakteriler hücre duvarlarındaki farklılıklardan dolayı gram boyası ile boyandığında değişik renk alır. Aldıkları renge göre iki gruba ayrılırlar.

Gram pozitif bakteriler: Bu bakteriler, gram boyası ile boyandıklarında mor renkli boyayı (krisal viyole) hücre içine alır ve mor renge boyanırlar. Gram pozitif bakterilerde hücre duvarının yapısında fazla miktarda peptidoglikan vardır.

Gram negatif bakteriler: Bu bakteriler gram boyası ile boyandığında, mor renge dönüşmez. Gram negatif bakterilerde peptidoglikan tabakası incedir ve ve üst kısımda lipit tabakası bulunur.

Advertisement

Bu bakteriler mor renkli boya uygulamasından sonra alkol ile etkileştirildiklerinde boyayı dışarı bırakırlar. Pembe rengi safranin boyasının damlatılmasıyla boyanarak pembe renk alırlar.

Bakteriler, su ve besinlerle ağızdan, hava ile ağız ve burundan, çatlamış veya yaralanmış deriden ve cinsel organlardan insanlara geçebilir. Bitkilere ise yaralardan, yapraktaki gözeneklerden ya da çiçeklerden girebilir. Hem bitkilerde hem de hayvanlarda hastalık yapan bakterileri ise böcekler taşır.


Leave A Reply