Bela İle İlgili Deyimler Atasözleri ve Anlamları Açıklamaları – Bela Sözleri

0
Advertisement

İçinde bela kelimesi geçen deyimler ve atasözleri nelerdir? Bu atasözü ve deyimlerin anlamları ve açıklamaları. Bela hakkında deyimler ve atasözleri.

Bela İle İlgili Deyimler Atasözleri

Bela İle İlgili Deyimler Atasözleri ve Anlamları

Deyimler

“(…) belası”
-den dolayı, sebebiyle: İlme karşı saygı belası olarak dinlemek zaruridir. -Y. K. Beyatlı.

“Allah’ın belası”
sıkıntı veren, kötü olan.

“başı belada olmak”
çözülmesi güç, sıkıntılı bir durumda olmak.

Advertisement

“başı belaya girmek (uğramak)” sıkıcı, üzücü bir durumla karşılaşmak: Bir keresinde başı polisle belaya girmişti. -A. Ümit.

“başına bela açmak”
kötü bir olay dolayısıyla dert sahibi olmak: Şu Yaşar kaçakçılıkla başına bir bela açabilir. -N. Araz.

“başına bela almak”
bir sorunla karşılaşmak, kötü bir duruma düşmek: Al başına belayı, bir de hasta bakıcılık edeceğiz -Z. Selimoğlu.

“başına bela olmak (kesilmek)”
sıkıntı vermek, tedirgin etmek, musallat olmak: Yazdığın mektuplar, yaptığın itiraflar, anlattığın sırlar cümleten başına bela olur sonradan. -E. Şafak.

Advertisement

“başına dünyanın belasını sarmak”
büyük felaket getirmek: Sonradan Kayabaşı’nın başına ve bizim başımıza dünyanın belasını saracak kadar zengindik. -T. Dursun K.

“başını belaya sokmak”
birini, kötü sonuçlar verecek bir duruma itmek: Ayrıca benim başımı belaya sokmaktan da çekinmiş olabilir. -A. Ümit.

“bela aramak”
kavga çıkarmak için fırsat kollamak: Geceleyin belanı arama, haydi nerden geldinse bas git oraya. -E. İ. Benice.

“bela çıkarmak”
kavga çıkarmak.

Advertisement

“bela getirmek”
kötülüğe, felakete uğratmak: Yurtlarına bela getiren bu kadını, ayıplamıyor kentin uluları. -A. Erhat.

“bela kesilmek”
birisine sıkıntı ve eziyet vermek, musallat olmak: Zavallı Reşat Efendi kendisinden başkaları için âdeta bir bela kesilmişti. -A. Ş. Hisar.

“bela okumak”
birine ilenmek.

“belalar mübareği” istenilmeyen, kaçınılan bir durumun gerçekleştiği bildirilirken söylenen bir söz.

Advertisement

“belasını bulmak”
hak ettiği cezayı görmek: Hâlime dünya acıyor, rakiplerim de belasını buldu diye seviniyor. -R. H. Karay.

“belaya çatmak (girmek, uğramak)”
beklenmedik bir bela ile karşılaşmak: Çattık belaya, ne ister bu adam benden canım, şamaroğlanına döndürdü. -R. N. Güntekin.

“belayı satın almak”
göz göre göre belayı üstüne çekmek.

” (birinin) baş (başının) belası olmak”
sıkıntı, üzüntü, eziyet vermek: Benim bir köpeğim vardır. Başımın belası! -S. F. Abasıyanık.

Advertisement

“dilinin cezasını (belasını) çekmek (bulmak)”
ölçüsüz, düşüncesiz konuşma yüzünden zarar görmek.

Atasözleri

“arayan Mevla’sını da bulur, belasını da”
iyiyi amaçlayanlar iyiye, kötüyü amaçlayanlar ise kötüye ulaşırlar.

” bülbülün çektiği dili belası”
ilerisi düşünülmeden söylenen söz insanın başına dert açabilir.

“deli ile çıkma yola, başına getirir bela”
deli, kendisiyle arkadaşlık edenin başına çeşit çeşit dert açar.

Advertisement

Leave A Reply