Bernardo Bertolucci Kimdir?

0
Advertisement

Bernardo Bertolucci Kimdir? Bernardo Bertolucci hayatı, biyografisi, filmleri, sinema kariyeri hakkında bilgi.

Bernardo Bernardo Bertolucci (16.3.1941) – 26 Kasım 2018, Roma, İtalya

Bu İtalyan yönetmen İtalyan faşizmini anlatan konuları tercih etmektedir. Buna karşın en büyük başarılarına büyük skandal uyandıran Last Tango İn Paris (Paris’te Son Tango, 1972) ve The Last Emperor (Son İmparator, 1986/87) filmleriyle ulaştı.

Bertolucci, yazar ve sinema eleştirmeni Attilo Bertolucci’nin oğlu olarak Parma’da dünyaya geldi. Önceleri babasının izinden gitmeyi düşünen genç, edebiyat fakültesine yazıldı. Henüz üniversitede okurken “Gizem Arayışında” adı altında bir şiir kitabı yayınladı ve bu eseri için 1962’de belli başlı edebiyat ödüllerinden biri olan Viareggio ödülünü kazandı.

1962:22 Yaşında İlk Yönetmenlik Denemesi Bertolucci 1961 ‘te tanıştığı sinema yönetmeni Pier Paolo Pasolini’ye Accatone (Dilenci) adlı filminin yönetiminde asistanlık yaptı. Bu işe çok fazla ısınan Bertolucci, yönetmen olmaya karar verdi ve üniversite tahsilini yarıda bıraktı. Bir fahişenin öldürülmesi olayını değişik versiyonlarla anlatan Bertolucci’nin ilk yapıtı La comare secca (Sıska Vaftiz Anası) aynı yıl tamamlandı. Bertolucci, amatör oyuncularla çektiği bu filmin konusunu, Pasolini’nin bir öyküsünden almıştı. Prima della rivoluzione (Devrimden Önce, 1963/64) adlı ikinci filmiyle Bertolucci eleştirmenlerin gözbebeği oldu. Bununla beraber kendi çevresinden kurtulmayı başaramayan, orta sınıfa mensup bir gencin öyküsü seyirciler tarafından tutulmadı. Bunun üzerine parasal sıkıntılarla karşı karşıya kalan Bertolucci, sinema çalışmalarını dört yıl unutmak zorunda kaldı.

1969/70: Faşizme Karşı 60’lı yılların sonuna doğru çevirdiği iki filmle Bertolucci italyan faşizmini irdeledi. La strategia del ragno (Örümceğin Stratejisi, 1969) adlı filmde babasına bir faşizm kurbanı ve siyasal inançları uğruna ölmüş biri olarak tapan bir oğul, babasının aslında bir hain olduğunu öğrenir. Bertolucci, burada da, bütün yapıtlarında olduğu gibi, ayrı ayrı sekansların ancak öykünün tümüne yeniden bakıldığında anlaşıldığı, inceden inceye hesaplanmış bir anlatım yöntemi kullandı. 1969/70 sıralarında Alberto Moravia’nın romanından sinemaya uyarlanan II confarmista (Konformist) adlı filminde Bertolucci, kendi ifadesine göre “Faşizmi burjuvazinin bir hastalığı olarak” tarif eder. Burada filmin kahramanı mutlak bir uyum sağlayarak, işlediği bir cürmün üzerine sünger çekebileceğine inanır.

Advertisement

1972: Skandal Yaratan Film L’ullimo tango a Parigi (Paris’te Son Tango) adlı film Bertolucci’ye 1972 yılında dünya çapında büyük bir ün sağladı. Yaşlanmakta olan bir Amerikalı (Marlon Brando) ile genç bir Fransız kızı (Maria Schneider) arasındaki ilişkiyi konu alan film açık seks sahneleriyle seyircilerin büyük beğenisini kazandı. Esasında bu film yüzeysel, po–grafik bir yapıt olmayıp, gerçek bir birlikteliği yürütemeyen iki insanın başarısızlığını anlatan zengin bir melodramdır.

70’li Yılların Ortası/Sonu: Anıtsal Filmler Yukarıda adı geçen filmin başarısı, Bertolucci’nin, 20. Asrın ilk yarısındaki İtalya’nın beş buçuk saatlik bir panoraması olan, 1900 (1974-76) filmini finanse etmesine olanak sağladı. Yönetmenin sözlerine göre “kırmızı bayrağı ta ABD’ye” taşıyacak olan iki bölümlük eser, biri bir çiftlik sahibinin oğlu, diğeri bir rençberin çocuğu olarak farklı sosyal sınıflardan gelen iki arkadaşın öyküsüdür. Bertolucci’nin klasik Hollywood filminin araçlarını Rus İhtilal filmi araçlarıyla iç içe kullandığı bu film, o tarihe kadar Avrupa’da gerçekleştirilen en pahalı (20 milyon DM) prodüksiyon olmasına karşın, yalnız İtalya’da seyircileri büyük kitleler halinde sinemaya çekebildi. Bu parasal felaketten hiç etkilenmeyen Bertolucci 1978/79’da yeniden La Luna (Ay) adlı bir anıtsal film çekti.

1988: Akın Akın Gelen Oscar Ödülleri 80’li yılların ortasında Bertolucci, Çin’de film çevirmek için izin alabilen ilk yönetmendir. Çin’in Pu Yi adlı çocuk imparatorunun hayatını üç buçuk yıllık bir çalışma sonunda beyazperdeye aktarabildi. Yaklaşık 20.000 figüranın yer aldığı çok zengin dekorlu bir seyirlik olmakla beraber, ezici psikolojik bir dram olarak da nitelendirilebilen The Last Emperor (Son İmparator, 1986/87) 1988’de toplam dokuz Oscar ile ödüllendirildi.

Bertolucci, bundan sonraki filmlerinin konularını da egzotik yerlere taşıdı. The Sheltering Sky (Çölde Çay, 1989/90) adı altında sinemaya uyarlanan Paul Bowles’ın romanı Kuzey Afrika’da geçer. İki anlamlı bu filmde yabancı bir kültürün cazibesine kapılan üç Avrupalının öyküsü anlatılırken, bu insanların hayatın manasını arayışları da söz konusu olmaktadır. 1993 yılında da Little Buddha (Küçük Buda) filmini Himalaya Dağlarında çekti. 1996’da ülkesine döndü ve Toscana’da Stealing Beauty (Çalınmış Güzellik, 1996) adlı filmi çekti. Besieged (1998) ve Paradiso e inferno (1999) yönetmenin sonraki çalışmalarıdır. Son filmleri Ten Minutes Older: The Cello, 2002,
I Sognatori, (Düşler, Tutkular & Suçlar)2003 ve Me and You, 2012 (Ben ve Sen) dir.

Advertisement

Leave A Reply