Çaldıran Savaşı Kimler Arasında Oldu? Sonuçları

0

Çaldıran Savaşı kimler arasında gerçekleşmiştir? Çaldıran Savaşının nedenleri ve sonuçları, tarihi önemi hakkında bilgi.

Çaldıran SavaşıÇaldıran Savaşı;her ikisi de Türk olan Osmanlı ve Safevi devletleri arasında geçen pek büyük ve önemli bir meydan savaşıdır. Osmanlı’nın mukadderatını tayin eden savaşlardandır.

Advertisement

Şah İsmail Safevi, Akkoyunlu İmparatorluğu’nu ortadan kaldırmak ve Özbek İmparatorluğumu büyük bir bozguna uğratmak suretiyle, başdöndürücü hızla bir devlet kurmuştu. Safevi Devleti’nin hâkimiyeti, Diyarbakır’dan Taşkent’e kadar uzanıyordu. Şah İsmail’in dini esaslara dayanmak suretiyle Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerini yıkmak, Anadolu’ya da hakim olmak istemesi, Yakın Doğu’da büyük huzursuzluk yarattı. Yavuz’un ordu tarafından ısrarla hükümdarlığa istenmesinin en büyük sebebi, memlekette bu meseleyi ancak onun kökünden halletmeye muvaffak olabileceği kanaatinin yaygınlığıydı.

Şah İsmail, Timur hariç, Osmanlı Devletinin, tarihi boyunca Doğudan uğradığı tehlikelerin en büyüğünü teşkil ediyordu. Üstelik, Ankara Savaşı’na benzer bir sonuca maruz kaldığı takdirde Osmanlı’nın durumu, Timur karşısında olduğundan daha elem verici bir manzara arzedecekti. Çünkü merkezi Semerkant’ta olan Timur, sonunda Anadolu’ yu nazari bir tâbilik altında bıraktıktan sonra, çekilmişti. Halbuki Şah İsmail’in merkezi Tebriz’di; yani, Anadolu’nun başucunda bulunuyordu- Esasen Doğu Anadolu da henüz Osmanlı’ya katılmış değildi; Safeviler’in topraklarıydı. Bundan başka, Timur, Sünni-Hanefi’ydi, yani, Anadolu Türkleri’nin mezhebindendi. Halbuki Şah İsmail, mutaassıp bir Şii propagandasını, devletinin yükselme amili olarak kabul etmişti. İran’da olduğu gibi Anadolu’da da mezhebini kanla yayacağı muhakkaktı.

Ordular Karşılaşıyor

20 mart 1514’te Yavuz Sultan Selim (saltanatı: 1512-1520), İran seferi emrini verdi. 23 ağustosta Türk ve İran orduları, Doğu Anadolu’da, Van’ın 90 km. kuzeydoğusunda Çaldıran’da karşılaştılar. Yavuz Sultan Selim’le Şah İsmail’in başkomutanlıklarında bulunan iki Türk ordusu, o zamanki dünyanın en muazzam kudretlerini temsil ediyorlardı. Her iki taraf da 100.000’er savaşçıdan, ayrıca yardımcı birliklerden meydana gelmişti. Safevi ordusunda ağır ve hafif süvariler üstündü. Fakat Osmanlı ordusu, gene dünyanın en üstün ateşli silahlarına sahip bulunuyordu.

Advertisement

Osmanlı tarihinin ölüm-kalım savaşlarından biri olan bu çarpışmada, Osmanlı ordusu hilâl şeklinde açılarak hafif toplarla düşmanı yıprattıktan sonra, Safeviler’i sarıp imhaya başladı. O zamana kadar yenilmez geçinen, 7-8 yılda 10-12 devleti hartadan silip yalnız şahsi dehası sayesinde muazzam ve çok devamlı bir imparatorluk kurmuş bulunan Şah İsmail, tesadüfen hayatını kurtarıp kaçabildi. Bendelerinden biri: «Şah menem!» diyerek kendisini feda etmişti. Başkenti olan Tebriz’de kalmayı da tehlikeli gören Şehenşah, İran içlerine kadar kaçtı; zira elinde artık bîr ordu yoktu.

Çaldıran’da Safeviler’den 14 han (beylerbeyi), Osmanlılar’dan 10 beylerbeyi (orgeneral) ve sancakbeyi (tümgeneral) savaş meydanında kalmıştır. Şah’ın karısı Taçlı Hanım da esirler arasındaydı. Şah İsmail’in imparatorluk hazinesi, çadırları ve bütün ağırlıkları Osmanlılar’ın eline geçti. Bunların bir kısmı bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nin hazine dairelerindedir.

Savaştan Sonra

Savaştan sonra Anadolu Beylerbeyi Sinan Paşa, mertebe silsilesinde bir derece yükseltilerek, Rumeli Beylerbeyi; Karaman Beylerbeyi Zeynel Paşa Anadolu Beylerbeyi, sancak-beylerinden Ferhat Bey paşa (orgeneral) unvanıyla Karaman Beylerbeyi oldu. İstanbul’ da saltanat naibi olarak bırakılan Veliaht Şehzade Süleyman’a (Kanuni), Mısır-Suriye Türk Memlûk Sultanı, Venedik Cumhuriyeti, Lehistan Kralı, Macaristan Kralı, Bohemya Kralı, Rodos Şövalyeleri ve Kırım Hanına, Eflâk, Boğdan voyvodalarına, İstanbul, Edirne ve Bursa kadılarına, serhat valilerinden Hersek, Bosna, Semendire ve Mora sancakbeylerine Yavuz tarafından fetihnameler gönderildi.

Savaştan sonra Çaldıran sahrasında 2 gün kalındı, 6 eylülde, İran İmparatorluğu’nun başkenti olan Tebriz’e girildi. Dünyanın en muazzam beldelerinden sayılan bu bir milyon nüfuslu şehirde, 8 eylülde cuma namazında hutbe Sultân-ı Iklim-i Rûm Selim ibni Bâyezîd ibnı Mehmed adına ve Sünnî akidesine göre okundu. 1.000 kadar bilgin, şair, sanatkâr Tebriz’den İstanbul’a getirildi.

Advertisement

11 temmuzda ordu, padişahla birlikte İstanbul’a döndü. Bu büyük sefer, 1 yıl, 4 ay sürmüştü. Bir müddet sonra Şah İsmail, başkenti Tebriz’i geri aldıysa da, artık Osmanlı’yı tehditten aciz kaldı, ondan sonra da hiçbir zaman, Safeviler’in Orta Anadolu’da bir hareketi bahis konusu olmadı. 20 yıl İran, Osmanlı’ya baş kaldıracak gücü kendinde göremedi; Çaldıran yenilgisinden bu derecede sarsılmıştı.

Anadolu’nun birliği yolunda atılmış Önemli bir adım olan Çaldıran, Türk savaş sanatının şaheser örneklerindendir, Yavuz’u tarihin en ünlü serdarları derecesine yükseltmiştir.


Leave A Reply