Camiler Haftası İle İlgili Yazı – Nedir? Ne Zamandır? Önemi Nedir?

0

Camiler haftasını açıklayan yazı. Camilerin müslümanlıktakini yerini, camiler haftasını, camilerde görev alan kişileri anlatan, camiler ile ilgili yazı

Camiler Haftası

Her yıl ekim ayının ilk haftası “Camiler Haftası” olarak kutlanır. Cami, minaresi, mimberi, mihrabı olan Müslüman ibadethanesidir. Mescit ise cuma namazı kılınmayan mimbersiz camilere Türkçede verilen addır. Araplar’da ve diğer İslâm milletlerinde «cami» anlamına yalnız «mescid» kelimesi kullanılır; bizim anladığımız anlamda «cami» kelimesi yoktur.

Atik Ali Paşa Cami

Camilerde muhakkak bir mihrap, seki, minare, kadınlara ayrılmış bir yer vardır. Padişahlar zamanında yapılan camilerde «hünkâr mahfeli» bulunur. Mihrap, imamın önünde durduğu ve cemaatin o tarafa yöneldiği kıble cihetindeki, ekseriya hücre şeklinde yapılmış süslü kısımdır. Mimber mihrabın sağ tarafında bulunur. Yerden yüksekte yapılan” ve caminin kıymetli bir parçasını teşkil eden mimberde hutbe okunur. Seki, mimberin yanında, meyzinlerin cami içinde ezan okudukları yerden biraz yüksekçe bir yerdir.

Ezan okumaya mahsus bir kule durumunda bulunan minarenin içeriden merdiveni vardır. Minarenin daima kıble tarafına bakan üst kapısından şerefeye çıkılır. Şerefe ezan okunan yerdir. Bazı minarelerde iki veya üç şerefe bulunur. Minarenin çatısını teşkil eden kısma «külâh» denir. Bazen ahşap malzeme üzerine kurşun kaplıdır, bazen de taş veya mermerle örülmüştür. Üzerinde tunçtan bir ay (alem) bulunur.

Caminin esas bünyesini kubbe veya çatı altındaki alan teşkil eder. Namaz burada kılınır. Caminin diğer iç teferruatı bunun tamamlayıcı kısımlarıdır. Bütün camilerde ‘ bir sön cemaat, yeri, abdest almak için şadırvan veya musluklar, cenazelerin konmasına mahsus bir musalla taşı vardır.

İslamiyetin ilk yıllarında cami, hala köylerde ve şehirlerde benzerlerine rastlanılan namazgâh şeklinde, yani dört duvarla çevrili, kıblesi tayin edilmiş bir zeminden ibaretti. Hz. Muhammed’in hicreti sırasında, Medine yakınlarında bulunan Küba’da böyle bir namazgah yapılmıştı. «Mescid-i Nebevi» denilen Medine Camisi İslam tarihinin ilk büyük camisi sayılır. Bir rivayete göre yedi ayda, Hicret’in ilk yılında 622’de bir rivayete göre de Hicret’in ikinci yılında tamamlanmıştır.

Etrafı kerpiç veya taş duvarlarla, hatta bazen tahta ve çalılarla çevrilen bu namazgâh tipi camiler daima bir ordugah, bir askeri üs, bir toplantı yeri, idare merkezi olarak kullanılmış, Emeviler zamanında bir İslam sanatının doğmasıyla camiler muhteşem, dini birer anıt haline gelmiştir.

CAMİLERDEKİ GÖREVLİLER:

Büyük camilerimizde, bilhassa Osmanlı İmparatorluğunun yükselme devrinde, kalabalık bir ödevli zümresi bulunurdu. Bunların sayısının bir camide 100, 150, hatta 200’e çıktığı elimizdeki evkaf kayıtlarıyla sabittir. Camilerin etrafında toplanan ve hepsine birden «külliye» denen müştemilat yapılarında çalışanlar bundan hariçtir. İstanbul’da bugünkü Üniversiteye karşılık olan ilk yüksek medreseler, Fatih’in emriyle Ayasofya’da kurulmuştur. Sonradan Fatih ve Bayezit medreseleri ve hepsinin üstünde Süleymaniye Medresesi kurulmuştur.

«Cami» dediğimiz ve ibadete yarayan asıl yapıda görevli olan başlıca şahıslar şunlardır:

1— Hatip: Cuma namazında hutbe okuyup veciz bir vaiz verir. En yüksek rütbeli cami adamıdır. Osmanlı devrinde imparatorluğun en yüksek rütbeli hatibi, Ayasofya‘da görevliydi ki, bunlara ekseriya askeri rütbelerden müşir (= mareşal) eşit olan «kazasker» rütbesinin verilmesi, önemlerini gösterir.

2— İmam: Namaz kıldırmakla görevlidir.

3— Meyzin (Müezzin) : Ezan okur. Büyük camilerde birkaç minarenin birkaç şerefesinden birden ezan okunurdu.

4— Hafız : Kuran’ı ezbere okuyanlara denir.

5— Muvakkıt : Dakik bir şekilde saati tâyinle görevlidir. Büyük camilerde bir de «muvakkıthane» bulunur.

6—Vâiz : «Vaiz» denen dini söylevler verir. Büyük camilerde bu görevlilerin herbirinden birkaç tane bulunur. Yalnız hatip tektir. Hademe sınıfından da kalabalık bir görevliler zümresi vardır.


Yorum yapılmamış

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?