Çocuk Felci Bulaşması ve Tedavisi

0
Advertisement

Çocuk felci nasıl bir hastalıktır? Çocuk felcinin belirtileri, bulaşma yolları ve tedavisi hakkında bilgi.

Çocuk Felci Aşısı

Çocuk Felci Aşısı

Çocuk Felci; baş ağrısı, ateş ve kırıklık gibi belirtilerle kalan, bazen bunların ardından merkez sinir sisteminin tutulması sonucu felçlere neden olabilen hastalıktır. İlk kez 1840’ta Jacob Heine tarafından tanımlandı. Dünyanın her yanında olduğu gibi Türkiye’de de sıkça rastlanır.

Bulaşması: Hastalığın parazit kaynakları, hasta ya da enfeksiyonlu insanlar, özellikle çocuklardır. Virüs yapısında olan hastalık başlangıçtan 15 gün sonrasına kadar boğazda görülür. Hastaların % 50’sinde 3 hafta, % 25’inde 5-6 hafta, % 10’unda, 8 hafta, çok daha az bir bölümünde ise 12 hafta dışkılarında virüs bulunabilir. Virüs insan vücuduna hasta kişilerin salya ve özellikle dışkılarıyla ya da bunlarla pislenmiş eller, besinler ve suyla ağız yoluyla girer. Virüs kuruluğa dayanıksız olduğundan tozlarla bulaşma olasılığı azdır. Bu yüzden ilkbahar ve sonbahar aylarında hastalık artar. Derideki sıyrıklardan yaralarda ve hatta pislenmiş deriden yapılan iğneyle de virüs vücuda girebilir.

Virüs erken olarak en çok bademcik ve lenf bezlerinde ürer. Enfeksiyonların çoğu lenf dokusundan ileri geçmez, ancak bazı olaylarda kana geçer ve başka dokulara ulaşması kolaylaşır. Virüsün beyin, omurilik ve sinirlere ulaşması genellikle 5 gün süresinde olur, bu durum çoğu kez ölümle sonuçlanır. Hastalık genellikle ilerleyene kadar kendini göstermez. Virüsün kuluçka dönemi 3-21 (bazen 35) gündür. Bu hastalık ufak ve büyük olarak iki türdür.

Ufak hastalık: Bu hastalık ancak 1-2 gün sürer. Ateş,baş ağrısı, boğaz ağrısı ve iltihabı, kusma, halsizlik, vücutta ağrılar ve daha seyrek olarak sürgün ya da peklik (kabızlık) başlıca belirtilerdir. Bazen bunlara karın ağrısı ve huy değişikliği de eklenir.

Advertisement

Büyük hastalık: Bu hastalık merkez sinir takımının tutulduğunu gösteren felçlerin ortaya çıkmasıyla özetlenir; bu durum ufak hastalık dönemi görülmeden de ortaya çıkabilir. Hastalık birdenbire ya da yavaş yavaş başlar. Birinci durum kusma ve baş ağrısıyla birlikte çabucak ateş yükselir. Yüz şiş ve kırmızı, ağız çevresi soluktur. Hasta zaman zaman terler; çok az uyuklama durumu oluşur. Baş ağrısına ense ve sırt ağrıları eklenir. Kendiliğinden ya da hareketle artan ağrılar dolayısıyla hastalar birtakım zorunlu durumlar alabilirler. Ağrıların şiddeti bazen dayanılmayacak kadar artar. Çocuklar yanlarına yaklaşınca bağırmaya başlarlar. Karın ağrıları da olabilir. Yukarı solunum yolları nezlesine rastlanır. Felçler çoğu kez birden belirir ve 3 gün içinde yayılır. Felç oluştuktan sonra da ağrılar artarak sürebilir. En çok felç olan kaslar, omuriliğin bel ve boyun bölgelerinden sinir alanlarıdır. Bacak ve kollarda felç sıktır. Kaburgalararası kaslar ve diyafragma felç olabilir. Gırtlak kaslarının tutulması, yutma bozukluklarına yol açar. Felçlerde, his ortadan kalkmaz. Deride yer yer renk değişmesi ve soğuma görülür. Felç olan kaslara göre çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Bunlardan solunumla ilgili olanlar solunum merkezleriyle solunum kasları merkezlerinin hastalanması sonucudur. Hastalarda soluma güçlüğü ve yetersiliği vardır. Hasta bir nefeste ona kadar sayamaz. Yutak, gırtlak ve yumuşak damak felcinde yutma güçlüğü burundan konuşma, ses kısıklığı ve salgıların yollara toplanması belirtileri vardır. Solunum merkezi bozulursa solunum düzeni ve derinliği kaybolur. Yaşam için önemli merkezlerin bozulması ölümle sonuçlanır. Felçli bölümlerin kemikleri kısa kalır ve sakatlıklar oluşur. Böbreklerin yetersiz çalışmasıyla böbrek taşları görülebilir.

Tedavisi: Çocuk felcinin kesin bir tedavisi yoktur. Ancak felce önlem olarak gammaglobuline başvurulur. Tüm çocuk felci hastalıklarında hasta dinlendirilir, ağrıları önleyici ilaç verilir. İleride biçim bozukluklarına neden olmayacak bir tarzda hasta sert bir yatakta yatırılır ve gerekli önlemler alınır. Çocuk felci yasal olarak bildirilmesi zorunluluğu olan bir hastalıktır. Hastalar başlangıçtan sonra 3 hafta ayrı tutulur, virüsün dışkıda daha uzun süre saçıldığı saptanırsa bu durum bitinceye kadar sürer. Hastanın dışkı ve ağız-boğaz dışkıları günlük dezenfeksiyona tabi tutulur. Bir çocuk koğuşuna bulaşıcı bir hasta yatırıldığında burada çalışan tüm personele kilosu başına 0.14 ml gammaglobulinin enjeksiyonu yapılır. 2-3 hafta sürecek bu bağışıklık devresinde kişiler virüs alsalar bile hastalanmazlar. Çocuk felcine karşı koruyucu aşılar başarılı sonuç vermektedir. İlk aşıyı hekim Dr. Tomas E. Saik bulduğundan bu aşıya onun adı verildi. Aşı 4-6 hafta arayla 3 doz halinde deri altına verilir. 6-12 ay sonra yinelenir. Okula başlarken ve sonra 18 yaşına kadar 5 yılda bir aşı uygulanır. Ağızdan verilen aşılarda bir haftada bağışıklık oluşur. Aşılama için en uygun zaman kış aylarıdır. Bu aylarda bağırsaklarda daha az virüs bulunduğundan direnç azalır ve bağışıklık yaz aylarına kadar iyice gelişir. Aşılamada işinin yaşı önemlidir 5 haftalıktan küçük çocukların ancak yarısında sonuç başarılı olur. 2.5 aylıktan sonra bu oran % 80’in üstüne, 6 aylıktan 5 yaşına kadar çocuklarda ise % 95 oranında başarılı sonuçlar verir. Salgınlarda aşının olabildiği kadar hızlı, örneğin 2 gün içinde ve olabildiğince çok sayıda yapılması gerekir. Aşı gebelere bağışıklığı bastıran ilaç alanlara ve steroid tedavisi görenlere yapılmamalıdır.


Leave A Reply