Çocuklarda Suda Boğulma Belirtileri ve İlk Yardım

0

Çocuklarda suda boğulma durumunda yapılması gerekenler, belirtileri ve ilk yardım bilgileri. Suda boğulmadan korunma yöntemleri.



Çocuklarda Suda Boğulma

Kaza sonucu suda boğulma, her yıl yaz mevsiminde, birçok aileyi acıya boğan bir olaydır. Boğulan çocukların birçoğu, bu çocuklar yüzmeyi, tehlikeden kaçınmayı ve su içinde zor durumda kaldıkları zaman nasıl hareket etmeleri gerektiğini bilmedikleri için boğulmuştur. Bununla birlikte, yüzmeyi bilen çocuklar bile, denizde zor durumlara düştükleri zaman kendilerine yardım edebilecek birinin gözetimi altında olmalıdır. Çünkü, genel inanışın tersine, boğulanların çoğu yüzme bilenlerdir. Ve bunların çoğu da, kıyıdan yalnızca 10 m açıkta boğulurlar. Anne-babalar çoğunlukla, kıyının ne kadar uzakta derinleştiğini ve akıntının nerede küçük bir çocuk için çok kuvvetli olduğunu bilmezler. Yeni yürümeye başlamış bir çocuksa, sığ suda yürürken kayarsa, dalgalarla çabucak derine sürüklenebilir.

Boğularak ölümlerin birçoğu göllerde ya da ırmaklarda olduğundan, pek çok kişi tatlı suda yüzmenin, tuzlu suda yüzmeden daha tehlikeli olduğuna inanır. Tatlı suyun kaldırma gücünün, deniz suyununkinden daha az olduğu gerçekten de doğrudur; ama tatlı suda boğulma olaylarının asıl nedeni, bu bölgelerin çoğunda cankurtaran servislerinin bulunmamasıdır. Kanallar, göller ve ırmaklarda, yüzenlere yardımcı olacak görevliler yoktur. Buna karşılık, plajların çoğunda, cankurtaran olarak görevlendirilmiş kişiler, hattâ cankurtaran sandalları, motorları vardır. Cankurtaran bulunmayan kumsallarda bile, çevrede tehlike durumundaki kişiye yardım edebilecek ya da gidip yardım isteyecek pek çok sayıda başka insan bulunur.

Boğulmaların çoğuna yüzme sırasındaki kazalar -kramp girmesi, vb. -yol açarsa da, küçük bir çocuğun, yanında kimse bulunmazsa, küçükler için düzenlenmiş havuzlarda, hattâ bir banyo küvetinde kolayca boğulabileceği unutulmamalıdır.

BOĞULMA BELİRTİLERİ

Boğulma, çocuğun yardım istemesine olanak bırakmayacak ya da dikkati çekmeyecek kadar kadar çabuk oluşabilir. Bu yüzden, yüzen bir çocuktan sorumlu herkesin, çocuk yüzdüğü sırada gözünü üstünden ayırmaması ve davranışındaki değişiklikleri dikkatle izlemesi gerekir. Zor durumda olan yüzücünün yüzü genellikle kıyıya dönüktür ve kurbağalama yüzer durumdadır; bu da onun başının suya girip çıkmasına neden olur. Bu girip çıkmanın yavaşlaması, -ya da kulaç atışlarının yavaşlaması- çocuğun yorulmaya başladığının işareti olabilir. Yüzücü yavaşlarken, su içinde neredeyse yarı dik duruma gelir. Ve güçsüz düşerse, yüzmeyi kesip, dikey duruma gelebilir; batarken de dikkati çekmek için kollarını kaldıramayabilir. Soluk alıp vermede karşılaştığı güçlükler de, bağırıp yardım istemesini önleyebilir. Bu aşamada yönünü de yitirebilir ve artık yüzü kıyıya dönük olmaktan çıkar.


NEDENLERİ

Pek çok boğulmada, çocuk -hattâ büyük- paniğe kapılır ve bunun sonucu olarak solunum denetimini yitirir. Bunun sonucunda akciğerlerine su dolar ve oksijen eksikliği çeker. Teknik yönden, ölüm, havasızlıktan boğulma sonucu gerçekleşir.

İLK YARDIM

Su içinde güç duruma düşmüş bir çocuk çabuk, etkili canlandırmayla kurtarılabilir. Kıyıya getirilir getirilmez, ağzındaki herhangi bir tıkanıklığın açılması için yan yatırılması gerekir. Sonra arka üstü döndürülmeli ve dilinin soluk borusunu tıkamasını önlemek için, başı arkaya doğru yatırılmalı, ardından, ağızdan ağıza yapay solunumla, beş kez hızlı hızlı soluk verilmelidir.

Bunlar, çocuğun yeterli biçimde soluk alıp vermeyi sürdürmesini sağlamaya yeterli olabilir. Bunu anlamak için yanağınızı çocuğun ağzının önüne koyun: Yanak derisi oldukça duyarlıdır ve çok hafif solunumu bile algılar. Çocuk soluk alıp veriyorsa, yeniden yan yatırın. Buna karşılık, soluk alıp vermiyorsa, en azından bir saat yapay solunum uygulanmalıdır. Çocuklara -büyükler için öğütlenenden daha hızlı olarak- üç saniyede bir soluk verilmelidir. Bu arada, çocuk sudan çıkarıldığında hareketsizse, kalbinin atıp atmadığını anlamak için, kulağınızı göğsünün ortasına dayayın. Kalbi atmıyorsa, yapay solunumla aynı zamanda göğüse, kısa kısa kuvvetli basılar uygulanmalıdır. Bu işi, deneyimsiz bir kişinin yapması sakıncalıdır; bu yüzden, tekniğe yabancı olmayan birine bırakılmalıdır. Meslekten olmayan kişiler, kalp masajını kurslarda, manken üstünde çalışarak öğrenirler. Kalbi atmakta olan bir kişiye uygulanması, zararlı olabilir.

Çocuk iyice iyileşiyormuş gibi görünse de hastaneye götürülmelidir. Hastanede doktor çocuğun beden ısısını ölçecek, kalp atışlarını ve kanındaki oksijen düzeyini kontrol edecektir: Bu gibi durumlarda oksijen düzeyi genellikle düşüktür ve büyük bir olasılıkla çocuğa oksijen verilecektir.

Doktor ayrıca, akciğerlere dolan su miktarını araştıracaktır. Solunum yollarına su girmiş bir çocuk, suda geçirdiği kazadan saatlerce sonra, bir çeşit zatürree geçirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Yakın döneme kadar bu tür bir zatürreede ölüm oranı çok yüksekti. Günümüzde akciğer fizyolojisinin daha iyi anlaşılması ve hastane donanımının iyileşmesiyle, ölüm çok önder görülmektedir.

KORUNMA

Çok fazla miktarda su yutulmadıkça, insan bedeni suda kendi kendine yüzer. Bu nedenle çocuklara -ve büyüklere- suyun içinde ağız ve burunları suyun üstünde olacak biçimde, hareket etmeden sırt üstü nasıl yüzer durumda kalacakları öğretilmelidir. Çocuk, su içinde zor durumda kalırsa, görülüp kurtarılıncaya kadar, sırt üstü kalmayı bilmelidir.





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?