Dostluk İle İlgili Yazı

0
Advertisement

Dostluğun önemi, dostluk sevgisi ile ilgili yazı. Dostluk hakkında tarihten örnekler ve yazı.

Dostlukla İlgili Atasözleri ve Anlamları

Dostluk

Dostluk;

Dostluk hayatta insanlar arasındaki bağların en yücelerin-den, en kutsallarından biridir. Gerçek dostluğun değeri pek az şeyle ölçülebilir; hele maddi şeylerle hiç ölçülemez. Dostluk en başta doğruluğa, açık sözlülüğe, güvene dayanır. Dostumuzun doğru söylediğine, açık konuştuğuna, bizim iyiliğimizi istediğine güvenebilmeliyiz. Araya bir kuşku, bir güvensizlik girdi mi, dostluk bozulur. Dost verdiği sözü tutar. Tutulmayan söz dostluğu derinden sarsar.

Sevgi, insan kişiliğinin en büyük faziletlerinden biridir.

Sevginin yarattığı dostluk da insanları hayvanlardan ayıran, insan yapan, hattâ bir parça tanrılaştıran bir özelliktir.

Büyük Fransız filozofu Voltaire bir eserinde, bir filozoflar topluluğunda kişilerden birine şu soruyu sordurur:

Advertisement

— «Dünyanın en eşsiz nimeti, en eşsiz mutluluğu nedir? Pek büyük bir servete sahip olmak mı? Aşk mı? Şehvet mi? Mevki mi? Şöhret mi? Yoksa, bunların hepsinin bir arada oluşu mu?»

Filozoflar, bütün bu konuları birer birer ele alıp tartışırlar. Biraz derinleştirilen bir inceleme sonunda bu konuların hepsinin aldatıcılığı, geçiciliği ortaya serilir. En sonunda, içlerinden biri: «Buldum!» der. «Dünyanın en büyük nimeti, en erişilmez mutluluğu dostluktur. Şu dünyada gerçek değerindeki bir dostluk kadar avutucu, mutlu kılıcı hiçbir şey yoktur. Düşünün: Başlı-başına bir âlem olan bir kimsenin mânevi varlığının tam ortağısınız, kendi mânevi varlığınızı da onunla ortaklaşmışsınız. Yeryüzünde başka hangi hazineler vardır ki birbirlerine katılınca bu kadar ihtişamlı bir zenginliğe ulaşabilsinler?…»

Dostluk, eskidikçe lezzeti, değeri artan iyi cins bir şarap gibidir. Yılların deneylerinden, sınavlarından geçmiş nice dostluklar vardır ki, bunlara ancak ölüm son verebilir.

Dostluk Sözleri

Advertisement
Tarihimizin örnek dostluklarından biri II. Bayezid’in oğlu Şehzade Korkut’la onun yakın arkadaşı Piyale’nin dostluğudur.

Korkut’u ağabeysi Yavuz Selim yakalattırıp öldürttüğü güne kadar, Piyale, Korkut’la olan vefalı dostluğundan bir an dönmemişti. Bu arada, kendisini ayartmak için yapılan çok çekici bütün teklifleri reddetmiş, şehzade ile birlikte, hiç de mecbur olmadığı halde, akla hayale sığmaz acılara katlanmıştı. Korkut’un idamından sonra bile Piyale, devlet tarafından kendisine verilmek istenen önemli görevlerden hiçbirini kabul etmemiştir. Korkut’a karşı olan vefalı dostluğunu kendi ölümüne kadar hiç eksiltmeden devam ettiren Piyale’nin bütün ömrünü şehzadenin mezarında türbedar olarak geçirdiğini hatırlamak bu vefakârlığın ne sonsuz bir yüceliğe eriştiğini gösterir.

Dün olduğu gibi bugün de —bugünün pek maddi görünen şartları içinde — dostluğun gene pek yüksek bir yeri vardır. Hattâ, dostluk daha da büyük bir değer kazanmıştır diyebiliriz; çünkü dostluk kılığına giren menfaatlerle sık sık karşılaşırız. Bu, bir yandan, dostluğun ne kadar değerli bir şey olduğunu gösterir, çünkü menfaat kendi kimliğiyle ortaya çıkmaktan kaçmıyor, daima değerli olan dostluk kılığına girmek ihtiyacını duyuyor demektir; öte yandan da, çakıl taşları arasında elmasın daha iyi parlaması gibi, gerçek dostluk menfaatler arasından sıyrılıp kendini daha iyi belli etmek fırsatını buluyor, karanlıklar arasından bir güneş gibi parlıyor.


Yorum yapılmamış

  1. DENİZ veİrem on

    Ben dostluğu çok seviyorum ve asla ama asla en yakın dostum, can yoldaşım, o olmadan asla hayatımı rahatlatamayacağım İrem den ayrılamam. Herkese sesleniyorum : dost olmak isteyenler bu yazıları okusun!

Leave A Reply