Edvard Grieg Kimdir? Norveçli Bestecinin Hayatı Eserleri ve Müziği Hakkında

0
Advertisement

Edvard Hagerup Grieg Kimdir ve ne yapmıştır? Norveçli besteci Edvard Grieg hayatı, biyografisi, besteleri, eserleri nelerdir, hakkında bilgi.

Edvard Grieg

Edvard Grieg Kimdir?

Edvard Hagerup Grieg, 15 Haziran 1843, Bergen — 4 Eylül 1907, Bergen Norveçli bestecidir. Leipzig Konservatuarı’nda Richter, Reinecke ve Moscheles’in öğrencisi olarak eğitim görmüş, ulusal müzik sorunlarıyla ilgilenmeye başlamıştır. Norveç müziğine dünyanın ilgisini çekmek için Oslo’da bir «Müzik Birliği» kurmuş, 1864 yılından başlayarak on yıl süreyle en önemli eserlerini vermiştir. 1887 yılında hükümetin bağladığı bir gelirle kendini yalnız besteciliğe vermiştir.

Ömrünün son yıllarında Norveç’in en önemli kişisi olarak tanınıyordu. Grieg, «Kuzeyin Chopin’i» diye anılır. Bir yandan müziğin duygulu yanı, öte yandan yapıtlarındaki ayrıntı incelikleri bu benzetmeyi uygunlaştırmadadır. Kendinden önce ulusal müzik alanında çalışmış Nordraak ve Ole Bull gibi müzikçilerin de etkisiyle üslûbunu Norveç halk müziğiyle beslemiş, yapıtlarının birçoğunda ulusal bilincini büyük bir açıklıkla ortaya koymuştur. Başka yapıtları: «La Minör» piyano konçertosu, yaylı orkestra için «Holberg Süiti», keman ve piyano sonatları, piyano için «Lirik Parçalar», şarkılar, «Peer Gynt» tiyatro müziği, Norveç halk dansları.

Edvard Grieg

Advertisement

PİYANO KONÇERTOSU «La minör» Op. 16

İlk yorumu: 1869 Kopenhag.

Gençlik çağlarında ağır bir akciğer hastalığı geçiren sanatçı, arkadaşlarının Kopenhag civarında Sölleröd adlı kasaba yanında kiraladığı sayfiye evinde uzunca bir süre kalmış, kendisini dünyaya tanıtan konçerto burada doğmuştur. Norveçli piyanist ve eğitmen Edmund Neupert ilk yorumda solo partisini çalmış, sonucu şöyle haberlemiştir Grieg’e: «Elde edilen başarı öylesine büyük ki anlatmaya imkân yok…» Grieg konçertosuyla Chopin ve Liszt tarzı bir üslûp ve tekniğin kuzeydeki temsilcisi olarak kabul edilmiş, ünlü orkestra yöneticisi Hans von Bülow onu «Kuzeyin Chopin’ı» olarak tanımlamıştır.

Birinci bölüm (Allegro molto moderato) timpaninin «crescendo»sunu izleyen piyano akorlarıyla başlar, tahta nefesli çalgılar ilk «tema»yı, daha sonra viyolonseller ikincisini sunar. Bölümün piyano sanatı açısından doruğu, uzun kadansıdır. İkinci bölüm (Adagio) kemanlardan yansıyan ana temanın türlü işlemleriyle sürer. Ve ara vermeden üçüncü bölüme (Allegro – Quasi presto -Andante) ulaşır. Piyano «stretta» ölçüsünde bir Norveç halk dansını türlü değişimlerle verir, bir yan «tema» belirir, aynı tema flütten yaylı çalgılara ulaşarak bitişi süsler.

«PEER GYNT» ÎÇlN SÜİT No. 1. Op. 46 ve No. 2 Op. 55

İlk yorumu: 1876 Oslo.
«Peer Gynt» Norveçli büyük dram yazarı İbsen’in üç oyundan kurulu dizisinde üçüncü ve son oyundur. Yazar «Peer Gynt»e özellikle bağlanmış, fanteziler, gerçeküstü olay ve serüvenlerle işlediği yapıtı için vatandaşı Grieg’den sahne müziği bestelemesini istemiştir. Bu müzikle anlatımı derinleşen ve güçlenen oyun büyük başarı sağlamış, dünyaya hızla yayılmıştır.

Advertisement

«Fakir bir köylünün oğlu olan Peer Gynt ozan karakterli, büyüklük duygusuna sahip bir gençtir. Yaşama türlü garip serüvenlerle atılır. Bir düğünde gelini dağlara kaçırır, onu ovada bırakıp dağ kralının ülkesine gider. Kralın çirkin kızı Peer’i sever, delikanlının kızı küçük görüp alay etmesi dağ halkını kızdırır. Oradan yabancı ülkelere kaçar. Fas’a gelir, kendisini peygamber olarak tanıtır. Yıllar sonra bitkin ve yorgun, yurduna döner, eski sevgilisi Solvejg’i bulur, huzura kavuşur.»

Birinci Süit: 1 — «Sabah» «Allegretto» ölçüsünde pastoral bir parça. Dağlarda güneşin doğuşu. 2 — «Ase’nin Ölümü» «Andante doloroso». Yalnız yaylı çalgılar için bestelenmiştir, Peer’in anası Ase’nin ölümünü çizer. 3 — «Anitra’nın Dansı» Tempo di Mazurka». Gene yalnız yaylı çalgılar için. Kendisini peygamber olarak tanıtan Peer’e güzel Arap kızı Anitra’nın sunduğu dans. 4 — «Dağ Kralının Mağarasında» «Alla Marcia e molto moderato». Vahşî bir fanteziyle işlenmiş etkili bir bölüm.

İkinci Süit: 1 — «Gelinin kaçırılışı. İngrid’in yakınışı.» «Allegro Furioso — Andante doloroso». Peer tarafından gelin İngrid’in kaçırılışı ve kızın yakınışları. 2 — «Arap Dansı» «Allegretto vivace». Sahte peygamber Peer’in önünde güzel Arap kızlarının dansı. 3 — «Peer Gynt’ün yurduna dönüşü». «Allegro molto agitato». Peer’in bindiği geminin Norveç kıyılarında parçalanıp batışı. 4 — «Solvejg’in Şarkısı» «Andante», Peer kurtulmuş, eski sevdiğine kavuşmuştur. Onun kollarında huzur dolu şarkısını dinlemektedir.


Edvard Grieg

Advertisement

Kaynak – 2

Ünlü bir Norveçli bestecidir. Norveç’in şirin bir kıyı kasabasında doğdu. Müzik zevki onda doğa sevgisiyle birlikte başladı. Kırlarda, deniz kıyısında dolaşıyor, tabiatın güzellikleri arasında hayale dalıyordu. Küçükten beri dinlenceye alıştığı balıkçı şarkılarını da pek seviyordu. Bir gün annesinin piyanosuna oturup bu şarkıları çalmaya başlayınca Grieg’in müzik kabiliyeti de ortaya çıktı. Annesi çocuğun kabiliyetini geliştirmek için ona hemen bîr piyano hocası tuttu. Bir sene sonra küçük Grieg eser bestelemeye de başlamıştı. On beş yaşına bastığı zaman hîç umulmadık bir olay, Grieg’in hayatını tamamen değiştirdi. Norveçli tanınmış kemancı Ole Bull, Grieg’lere misafir gelmişti. Küçük Grieg’in piyano çalışını dinleyince ona hayran oldu. Çocuğu Leipzig Konservaturarı’na götürmeyi kararlaştırdı.

Grieg, Leipzig Konservatuvarını bitirdikten sonra eser bestelemeye koyuldu. Bu arada, çocukluğundan beri sevdiği, dayısının kızı Nina Hagerup’la evlenmek istedi. Fakat Nina’nın babası bu «beş parasız, üstelik geleceği de belli olmıyan» delikanlıya kızını veremeyeceğini söyledi. Genç kız üç yıl Grieg’i bekledi. Grİeg, sevgisini dile getirmek üzere, meşhur «Aşk Şarkısı» nı besteledi. Şarkı kısa zaman içinde yayılmış, herkes bestecisini merak etmeye başalmıştı. Grieg, şöhretle birlikte sevgilisine de kavuştu.

Grieg, kısa zamanda Norveç’in başlıca bestecileri arasına girdi. Şair Ibsen de «Peer Gynt» piyesini Grieg’in bestelemesini istiyordu. Grieg, pek sevdiği şair Ibsen’in eserini lâyık olduğu şekilde müziklendirememekten korkuyordu. «Peer Gynt Süiti» ni geceli gündüzlü çalışarak tamamladı. Kısa bir zaman içinde «Peer Gynt» ve Grieg adları bütün dünyaya yayıldı. Her yandan tebrikler, nişanlar, unvanlar yağmaya başladı. Halbuki Grieg, gürültülü hayattan uzak, tabiatla baş başa yaşamayı özlemişti. Doğduğu kasabanın yakınlarında dağa yaptırttığı küçük evine çekilip eser besteleyerek ömrünü doldurmak istiyordu. Şiddetli bir astma hastalığı besteciyi bir türlü rahat bırakmıyordu. Son zamanlarda piyano bile çalamaz olmuştu. 4 eylül 1907 sabahı dağa gezmeye çıktı, bir daha da inemedi. Önceden belirtmiş olduğu isteği üzerine dağda bir kayanın altına gömüldü.

Advertisement

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?