Ege Bölgesi İlleri – Ege Bölgesinde Yer Alan Şehirler ve Bölgenin Özellikleri

0

Ege Bölgesi illeri. Ege Bölgesinde hangi iller bulunur? Ege Bölgesi haritası, şehirleri listesi ve Ege Bölgesi hakkında genel bilgiler.

Ege Bölgesi İlleri

Ege Bölgesi İlleri Haritası

Ege Bölgesi yurdumuzun en batısında bulunan bölgedir. Ege Bölgesi’nin batısı Ege Denizi ile komşudur. Ege Bölgesi Marmara Bölgesi, İç Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi ile komşudur. Bölgede sekiz adet il bulunmaktadır.

Advertisement

1. İzmir

Smyrna (İzmir), arkeolojik araştırmalar, bölgede İÖ 3000’lerde yerleşimin olduğunu ortaya koymuştur. Bölgede İÖ. 2000 yıllarında, Anadolu’nun Luvi kökenli halklarından Palasglar (Lelegler) yaşamaktaydı.

Smyrna (İzmir), İÖ. VII. yy sonunda Lidyalılarca ele geçirildi ve yakılıp yıkıldı. Bu katliamdan kurtulanlar çevredeki köylere dağılarak yaşamaya başladılar. İÖ. 546-334 arasında bölge Pers egemenliğine geçti. Büyük İskender’in, İÖ. 333’te Persleri yenmesinden sonra bölge Roma’nın egemenliği altına girdi. İskender’in ölümünden sonra, generallerinden Lysimakhos’un eline geçti. Bir süre bölgeye Selökidler ve Bergama Krallığı egemen olduysa da İÖ. 133’te bölge yeniden Romalıların egemenliğine girdi.

İzmir Körfezi

İzmir Körfezi

Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesinden sonra Doğu Roma (Bizans İmparatorluğu) içinde kalan İzmir, Türklerin bölgeye yayılmasıyla 1076’da Türklerin egemenliğine girse de, Bizans bölgeye yeniden hâkim oldu. Beylikler döneminde de birkaç kez Türk beyleri arasında el değiştiren İzmir, 1390’da Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na katıldı. 1402’de Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’i yenen Timur, İzmir’i alarak, Aydmoğlu Beyliği’ne verdi. İzmir, Aydınoğlu Beyliği’yle beraber ikiye ayrılmıştı. Kentin, Kadifekale bölgesi Türklerin elinde iken, Liman Kalesi bölgesi Cenevizlilerin elindeydi. “Gâvur İzmir” deyimi buradan gelmektedir, izmir, 1426’da II. Murat, tarafından Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katıldı.

İzmir, tarihten bugüne, çoktanrılı dinlerden tektanrılı dinlere kadar, birçok uygarlıkların dini merkezi olmuştur. Bugün hâlâ Yahudiliğin, Hıristiyanlığın izleri varlıklarını korumaktadır. Anadolu Ana Tanrıçası’nın bölgedeki simgesi Efes Artemisi, Hıristiyanlığın ilk yıllarında Meryem Ana ile özdeşleştirilmiş ve sunulmuştur. Aziz Paul’un Efes’te bulunması Hıristiyanlığın yayılmasını kolaylaştırmıştır. XVI. yy’da Engizisyondan kaçan binlerce Yahudinin İzmir’e yerleşmesi, öncesinde ve sonrasında varlıklarını koruyan Ermenilerin İzmir’de bulunması, XIV yy. başlarında Müslümanlıkla tanışması, bütün bu dinlerin ve uygarlıkların varlığı İzmir’e ayrı bir önem kazandırmıştır.

Advertisement

2. Manisa

Manisa

Manisa

İlçeleri: Merkez, Ahmetli, Akhisar, Alaşehir, Demirci, Gölmarmara, Gördes, Kırkağaç, Köprübaşı, Kula, Salihli, Sarıgöl, Saruhanlı, Selendi, Soma, Turgutlu.

Ege Bölgesi’nin Ege Bölümü’nde yer alan il ve bu ilin merkezi kenttir. 38°04-39°58 kuzey enlemleriyle, 27°08-29° 05 doğu boylamları arasında kalan il toprakları, kuzeyden Balıkesir, doğudan Kütahya ve Uşak, güneydoğudan Denizli ve Aydın, güneyden ve batıdan İzmir illeriyle çevrilidir.


3. Aydın

Anadolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Aydın’da da Hititler, bu verimli topraklarda önemli bir uygarlık kurmuşlardı. Aydın’ın sulak ovalarında tarım tekniklerini geliştirmiş, elde ettikleri ürünleri işliyor ve dönüştürüyorlardı. Örneğin altın, gümüş ve dokumacılık Hititlerde oldukça gelişmişti. Hitit kilimleri günümüze kadar gelmiştir. Buğday Hitit uygarlığının simgesidir. Hasat törenleri, bayramlar, büyücülük, hep buğday simgesinin bereketini korumak için yapılmıştır.

09 plaka Aydın
Daha sonra Aydın toprakları prenslikleri yönetiminde Kumanların eline geçmiştir. Bunlardan Karyalılar, sürekli yer değiştiren bir topluluktu. Anadolu ile Ege Adaları arasında bin yıl gidip geldiler. Denizcilik tekniklerini iyi biliyorlardı. Girit’te kurdukları Minos uygarlığının ardından, Aydın ve Muğla topraklarında Milas, Alabanda, Alinda, Afrodisias, Kinda kentlerin kurucuları onlardır.

Karyalılan Akalar izledi, bu topraklan İyonya diye adlandırdılar ve İyonlar olarak anıldılar. Pek çok kent kurdular. Aydın ili sınırlan içindeki Milet, Priene, Miyus İyonlarca kurulmuştur. İyonlar denizci ve tüccardılar, tüm Ege Bölgesi’yle ilişkileri, bağlantılan vardı. Bu nedenle tüm uygarlıklar ve kültürlerle yakm ilişkiliydiler. Zamanla zenginleştiler ve pek çok tapınak kurdular. Efes kentini kuranlar da onlardır. Birçok düşünce, bilim, kültür, sanat adamı yetiştirdiler. Homeros, Demokrit, Tales, Heraklit, Ezop, Herodotos Anadolu’daki İyon bilim ve kültürünün akla gelen en seçkin, ölümsüz adlandır.

Bir dönem sonra İyonya, Lidyalıların, Perslerin, İskender’in, Suriyelilerin saldırısına uğradı. Kentler, tapmaklar, sanat ürünleri yakılıp yıkıldı ya da yağmalandı. Büyük İskender’le birlikte İyonya toprağında Helenizm gelişti. Helenistik kültür, Romalılar Dönemi’nde de sürdü. Zamanla Hıristiyanlık yayılmaya başladı. Daha sonra Hıristiyanlık bölgede egemen din durumuna geldi. Bizans zamanında Aydın ili Anadolu Patrikliğine bağlandı.

Advertisement

İS. 1000’li yıllarda, Oğuz akıncıları Anadolu’ya girmeye başlamıştır. Bu akıncı kollardan Aydın Oğulları XI. yy’dan başlayarak Ege’yi ele geçirdiler. Haçlı Savaşları sırasında bölge Haçlılarla Selçuklular arasında sürekli el değiştirip durdu. Selçuklu Devleti Moğol saldırılarıyla güçsüzleşip yıkılınca, Aydınoğulları Beyliği zamanla güçlendi. Bölgede Türk-İslam kültürü etkin oldu. Bu etkinlik 1366’larda başlayan Osmanlılar Dönemi’nde de devam etti.


4. Denizli

Denizli bölgesinde yapılan arkeolojik kazılardan çıkan verilerine göre Denizli’nin tarihi, Anadolu’nun en eski uygarlığı Hititlere kadar uzanır. Bölgede bulunan arkeolojik yapılardaki, mükemmel mimarilerin varlığı Hititlerin sanat ve mimaride de gelişmişliğinin bir göstergesidir. Kazılarda çıkan saray, hamam, suyolu gibi yapıların varlığı, Hititlerin uzunca bir dönem bölgede egemen olduğunu gösterir.

Denizli Haritası

Denizli Haritası

Trakya’dan gelen, Dorlar ve Frig akınları, Hitit uygarlığını ortadan kaldırdı. Bunu izleyen dönemde, Batı Anadolu ve Denizli, Lidya egemenliğine girdi. Lidyalıların egemenliğinde kalan bölge, Perslerin bölgeye gelişiyle, bu iki uygarlığın denetimine geçer.

Büyük İskender’in, Pers egemenliğine son vermesiyle, Anadolu’nun kapıları Yunanlılara açılmış olur. İÖ II. yy. başlarında Denizli bölgesine egemen olan Romalılar, bir yandan eski konileri genişletirken diğer yandan yeni kentler kurdu. Günümüz, Roma mimarisinin en güzel örnekleri olan, tapınak, çarşı, hamam gibi yapılar bıraktılar. Ve tabii ki, dini ve kültürel anlamda da Hıristiyanlığın da yayılmasının önünü açtılar.

Bizans Dönemi’nde kent Hıristiyanlığın dinsel merkezi olmuştur. Bu dönemde, Arapların saldırısından kaçıp bölgeye yerleşen Ermeniler, el sanatları şehre kültürlerini katmışlardır.

XI. yy’a kadar Yunan kültürüne göre biçimlenen Denizli, Türklerin Anadolu’ya girmesiyle, Türk İslam sentezli bir yapıya evrilmiştir. Bu evrilmede Anadolu’ya gelen, Türkmenlerin ve Ahi tekkelerinin büyük rolü olmuştur.
Osmanlı Dönemi’ne gelindiğinde, Denizli’de tamamıyla, Türk İslam sentezli bir kültür egemen olmuştur.


5. Muğla

Muğla’nın tarihine baktığımızda, ilk Tunç Çağ’da, Miken kültürünün yerleşim alanı olduğunu görülmektedir.
İyon ve Aiol göçleri sırasında, İyonların bir bölümü Kar-ya (Muğla) kıyılarına yerleştiler. Daha sonra Dorlar Bodrum yarımadasına geldiler. Ege göçlerinden sonra Anadolu’nun batı ve güneybatı kıyılarına İÖ IX. yy. sonu, İÖ VIII. yy. başlarında “Polis” denilen kent devletleri kuruldu. İÖ VII ve İÖ VI. yy’larda Karya, Lidya egemenliği altındaydı.

İÖ 545’te Karya’yı Persler ele geçirmiştir. Karya, İyon satraplığına bağlandı. İskender’in Anadolu’yu ele geçirişi, ölümünden sonra generalleri arasındaki savaşlar, Karya’yı yıkıma ve yağmaya uğrattı. Roma Dönemi’nde Karya, Asya Eyaleti’ne bağlandı.

Bölgede, bilim ve sanat dallarında önemli kişiler yetişmiştir. Halikarnassoslu tarihçi Herodot (İÖ V. yy) “Tarihin Babası” olarak bilinir. Halk dili olan Kar dili yerine, İyon dilini kullanmıştır. Muğla ve yöresinde Zeus kültü yaygındır. Tanrı’nın, değişik adlarla anılan tapınak yerleri vardır. Karya’da Apollon kültü de çok yaygındır. Zeus’un oğlu olarak Likya kentinde doğduğuna inanılıyordu.

Çok dağlık, bir bölge olması yüzünden, Helenizm gibi, Hıristiyanlık da bölgeye geç gelmiştir. Eski tanrılarına çok bağlı olan Karyalılar arasında Hıristiyanlık uzun savaşlar sonucu, geç yayılmıştır. Hıristiyanlığın resmi din olarak kabulünden sonra, Karya Metropolitlik olmuştur.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya akın eden Türkmenler Ege kıyılarına ulaştılar. Ancak I. Haçlı Seferi sırasında, Bizans’ın karşı saldırısıyla içerilere itildiler. 1260’lardan başlayarak Lidya ve Pamfılya kıyılarında korsanlık yapan Türkmenler, Karya kıyılarındaki limanları ele geçirmeye başladılar.

Advertisement

Kentin ele geçirilmesiyle, kiliseler camiye çevrilmiş, Rumların yerleşim yerleri ellerinden alınarak Türk nüfusu yerleştirilmiş, Rum ahali ve din adamları, adalara ve İstanbul’a sığınmışlar. Ve böylece, Muğla ve çevresi İslamlaştırılmıştır.


6. Uşak

İÖ. II. binde Kızılırmak bölümünde ortaya çıkan Hitit kültürünün varlığı, Uşak ilinde de rastlanmaktadır. Selçikler-Tatar yolunun güneyindeki höyüğün Orta Tunç Çağı katmanında Erken Hitit Dönemi’ne özgü çanak-çömlek elde edilmiştir.

İÖ. 1200’lerde Ege Göç Kavimleri adı verilen topluluklar, Hitit Devleti’ni ortadan kaldırdılar. Bundan sonra Anadolu’da İÖ. VIII. yy’a değin yeni halkların, yeni kültürlerin oluştuğu görülür. Bunlardan Frigyalılar, yaklaşık İÖ. 750’de Orta-Batı Anadolu’da bir devlet olarak ortaya çıkar. Frig kültürünün en tanınmış eserleri kayalara oyulmuş büyük anıtlar ve tümülüslerdir. Ana Tanrıça Kibele tapınımı Frigya kültürünün önemli bir öğesidir. Frigler, Kibele adına tapmaklar kurmuş, törenler düzenlemişlerdir.

Uşak

Uşak

Frigya Devleti’nin Kimmer akınlarıyla yıkılmasından sonra Uşak, Lidya Devleti’nin sınırları içinde kaldı. Lidyalılar bir anlamda Frig kültürünü sürdürmüşlerdir. Ancak bu dönemde İyonya’da (Aydın ve İzmir) gelişen Grek kültürü etkisini artırmıştır.

İÖ. VI. yy ortalarında Uşak, tüm Anadolu’yla birlikte Pers egemenliğine girdi. Pers egemenliği Batı Anadolu’nun kendi kültürünü sürdürmesini engellememiştir.

Makedonya Kralı Büyük İskender’in Asya seferini izleyen dönemde ortaya çıkan Helenistik Dönem kültürünün Batı Anadolu’daki merkezleri Efesos ve Bergama’dır bu dönemde bölgede Helen dili ve kültürünün yayılması hızlanmıştır. İÖ. II. yy’dan sonra yayılmaya başlayan Hıristiyanlık, kültürel gelişmede kökten değişikliğe yol açmıştır. Kültürel yapı Hıristiyanlık temelinde yeniden biçimlenmiştir. Roma İmparatorluğu 395’te ikiye bölündüğünde Uşak, Bizans sınırları içinde kalmıştır.

Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türkmen boyları Ege kıyılarına ulaşmış, ancak I. Haçlı Savaşları ve Moğol saldırısıyla bu göçler ötelenmiştir. Türkmen göçerlerin, islam anlayışı kentlerdeki Sünni İslamın dışındaydı. Şaman-İslam anlayışının sentezini taşıyordu. Ancak, gazi, abdalların kurdukları zaviyelerle İslamlaşma hızlandırıldı.
Osmanlı yönetiminde Uşak, Celali İsyanlarıyla ve Yavuz Sultan Selim’in İran seferini izleyen dönemde, Şiiliğin etkisi kırılarak, uzun bir barış dönemine girdi.

Uşakta kültürel yapı, Türk İslam kültürüyle biçimlenmiştir. Toplumsal yaşamı çağdaş kültürün biçimlendirdiği söylenebilir.


7. Kütahya

İ.Ö. 1200’lerde Trakya’dan Anadolu’ya gelen Frig ve Misler, Hitit Devleti’ni zayıflatıp sonra da tarih sahnesinden sildiler. Kütahya’nın batısı Mislerin, doğusu da Friglerin yerleşim alanı içinde kaldı. Bölge İÖ. 1800’lere kadar Friglerin egemenliği altında kaldı.

Aizanoi Antik Kenti

Kütahya Çavdarhisar ilçe merkezinde yer alan Aizanoi Antik Kenti

ÎÖ. 676’da Kimmer akınlarıyla tanışan bölge, İÖ. VII. yy. ortalarına kadar Kimmerlerin egemenliğinde kaldı. Kim-merlerin egemenliği, İÖ. 633’te Medlere yenilerek Anadolu’dan çekilmesiyle son buldu. İÖ. 620’de Lidya topraklarına katılan Kütahya, İÖ 546’da Perslerin eline geçti.

İÖ. 334’te, Büyük İskender’in Anadolu’ya girişiyle birlikte, Persleri bölgedeki egemenliğine son verdi. İskender’in ölümüyle, İÖ. 323’te Kütahya bölgesi, İskender’in komutanlarının yönetimine geçti.

Advertisement

İÖ. 278’de, bölgede Bitinya Krallığı üstünlük kurdu. İÖ. 241’de, bölge Bergama Krallığı içinde kalırken, İÖ. 133’te Roma yönetiminin egemenliği altına girdi ve Hıristiyanlığın yayılmasında önemli bir merkez durumuna getirildi.
Kütahya, 1071 Malazgirt Savaşı’yla, Türklerin eline geçti. 1078’de Anadolu Selçuklu Devleti’nin yönetimine giren bölge, 1097’de Haçlıların saldırısıyla yağmalanıp yıkıldı. Sonraki dönemlerde çeşitli Türk beylikleri tarafından sık sık el değiştiren Kütahya, 1429’da Osmanlıların yönetimi altına geçti.


8. Afyonkarahisar

Afyonkarahisar’ın Kusura köyü höyüğünde yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen verilere göre, bölgenin 10. 2000’li yıllara da istilaya uğradığı yakılıp yıkıldığı düşünülmekte. Bölgede Hitit Devleti bu istiladan sonra kurulmuştur.

İÖ. 1600 yıllardan sonra Arzava Krallığı’na geçen bölge, İÖ. 1380’e kadar bu krallığın egemenliği altında kalmıştır. Hititlerin yönetimi yeniden ele geçirmesiyle bölge yeniden bir kalkınma dönemine girmiştir.

Afyon Kalesi

Afyon Kalesi

Hitit Krallığı İÖ. 1200’lerde yıkılınca Afyonkarahisar yöresinde Frigler Dönemi başlamıştır. İÖ. 1200 yıllarında Orta Avrupa’dan kalkan Boğazları geçerek Anadolu’ya giren Frigler, Hitit topraklarını ele geçirmiş, kentleri ve kasabaları yakıp yıkarak bu devleti ortadan kaldırmışlardır. Frigya’nın merkezi olan Afyonkarahisar’da Hitit ve İyon etkisini taşıyan pek çok Frigya yapısı vardır.

İÖ. 660 yıllarında Lidya Krallığı’yla başlayan Helen etkisi, İÖ. 546’da başlayan Pers egemenliği döneminde de sürmüştür. Askeri güce dayanan Persler, kültürel değerlerini geriye itmiştir, bu bağlamda Pers kültürü Anadolu’da etkili olmamıştır.

Büyük İskender’in, Anadolu’daki Pers egemenliğine son vermesi, bölgede yayılmakta olan Helen kültürüne güç kazandırmıştır.

Helen kültürü, Romalıların egemenliği sonra erdikten, yani İS. IV. yy’dan sonra da etkisini sürdürmüştür.
Arap-Bizans savaşlarında, kent ve halkı 220 m yükseklikteki Afyonkarahisar Kalesi’ne çekilerek korunmuştur.
Türklerden önce Afyonkarahisar yöresinde Rumlar ve Ermeniler çoğunluktaydı. Bölgeye Türklerin yerleşmesi kültür açısından önemli değişiklikler getirmiş, Türk-İslam anlayışının yayılması sağlanmıştır.


EGE BÖLGESİ, adını yurdumuzun batısındaki denizden alan, 79.139 kilometrekare genişliğinde küçük, fakat çeşitlilik gösteren bir bölgemizdir.

Topraklarının tamamı bu bölge içinde bulunan iller şunlardır: İzmir, Manisa, Aydın, Kütahya, Uşak. Bunlardan başka Afyonkarahisar (Dinar ve Dazkırı ilçeleri dışında), Denizli (Acıpayam ve Çameli ilçeleri dışında), Muğla (Fethiye ve Köyceğiz İlçeleri dışında) büyük kısımları bu bölge içinde kalan illerimizdir. Büyük kısımları Marmara bölgesinde bulunan Balıkesir ilinin Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Havran, Dursunbey ilçeleri ile gene büyük kısmı Marmara Bölgesinde bulunan Bursa ilinin Orhaneli ve Keleş ilçeleri de Ege Bölgesi sınırları içindedir.

Yüzey Şekilleri.

Ege Bölgesi Yer Şekilleri

Ege Bölgesi Yer Şekilleri

Ege Bölgesi’nde doğu-batı doğrultulu oluk biçimi çukurlar sistemi başta gelir. Bu çukur alanlar birbirlerinden gene doğu – batı doğrultulu dağ sıraları ile ayrılırlar. En kuzeydeki çukur alanlar Edremit Körfezi ile, onun devamı olan Edremit Ovası’dır. Bu yöre Madra Dağı ve ona güneyden eklenen Kozak Dağı kütlesiyle Bakırçay çukur alanından ayrılır. Bakırçay Ovası ile daha güneydeki Gediz Ovası arasına Yunt dağı kütlesi girer. Bu ova Küçük Menderes Ovası’ndan Bozdağlar’la ayrılır.

Bu dağlar doğuda Aydın Dağları ile birleşir. Batıda da Manisa Dağı vasıtası ile Urla Yarımadası eklenir. Küçük Menderes Ovası ile Büyük Menderes Ovası’nı Aydın Dağları birbirinden ayırır. Bu dağlar batıya doğru Samsun Dağı üzerinden Sisam Adası’na atlar. Büyük Menderes Ovası’nın güneyinde dağlık Menteşe yöresi başlar. Ege Bölgesi’nin ikinci bölümü olan İçbatı Anadolu’da ise yüzey şekilleri kuzey-batı-güneydoğu doğrultulu dağ dizileri şeklindedir.

Advertisement

İklim.

Ege kıyılarında Akdeniz iklimi görülür. Buralarda yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. İçbatı Anadolu bölümüne geçilince iklim daha çok karasal bir karakter kazanır.

Ege Bölgesinde Tarım

Ege Bölgesinde Tarım

Bitki Örtüsü.

Bölgenin Ege bölümünde kurakçıl orman karakteri üstün bir yer tutar. Yeşil çalılıklardan, bodur ağaçlardan meydana gelen maki toplulukları görülür. İçbatı Anadolu ise daha az ormanlıktır.

Akarsular ve Göller.

Doğu – batı doğrultulu ovaları aynı doğrultuda akarsular keser. Bunlar birtakım kollarla İçbatı Anadoluya da sokulurlar. Bol alüvyon taşıdıklarından çatalağızlarını gittikçe büyütürler. En önemlileri Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes çatalağızlarıdır.

Ege Bölgesi göl bakımından fakir bir bölgedir. Kıyıya yakın bir noktada bulunan Bafa Gölü ile, Simav Çayı üzerindeki Simav Gölü ve Manisa’nın doğusunda bulunan Marmara Gölü en önemli göllerdir.

Ekonomi

Ege Bölgesi topraklarının % 30’a yakın bir kısmı tarıma ayrılmıştır, Bu oran bilhassa Ege Bölümünde bulunan illerde daha da artar. Ege Bölgesi’nde ekili alanların 3/4 ünden çoğunu tahıl tarlaları kaplar. Aydın hariç, bütün illerde tahıl ekimi önde gelir. Bölgede çeşitli endüstri bitkileri yetiştirilir Bu arada en çok pamuk ve tütün ek’l’r. Tütün ekimi bakımından Ege Bölgesi öteden beri başta gelir.

Türkiye’deki tütün tarlalarının yarıdan çoğu çoğu ( %55,5 i) bu bölgede toplanmıştır. Tütün tarımı Bakırçay, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes vâdilerinin geniş zemini üzerinde yapılır. Son üç vâdi aynı zamanda bölgenin başlıca pamuk ekim alanlarıdır. Ege Bölgesinde dikili alanlar bölgenin % 5 ini teşkil eder. Büyük Menderes vadisi başlıca incir yetiştirme alanıdır. Menteşe kıyılarında turunçgiller tarımı gittikçe genişlemektedir. Edremit – Ayvalık yöresi ise Türkiye’ nin en önemli zeytin istihsal bölgesidir. Ege Bölgesi hayvancılık bakımından pek ileri bir durum göstermez.

Ege bölgesi başlıca iki bölüme ayrılır: 1) Ege bölümü; 2) İç batı Anadolu bölümü. Bu bölümler de kendi aralarında birtakım yörelere ayrılır.


Leave A Reply