Halk Müziği Nedir? Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Halk müziği nedir? Halk müziğinin genel özellikleri, tarihçesi, halk müziği hakkında bilgi.

halk-muzigiHalk Müziği; en dar anlamıyla beste ve güftesinden hiç kimsenin sorumlu tutulamayacağı müzik demektir. Garanti belgesi ise “geleneksel” sözcüğüdür. Bu sözcük aynı zamanda halk müziğini örten sır perdesinin de varlık sebebidir. Bir şarkıda geçen “anon” sözcüğü, sözleri yazanın kendisinden utandığı için güfteye imza atmak istemediği anlamına da gelir.

Halk müziğinin kökleri, en ufak bir belgenin bile söz konusu olamayacağı kadar eskiye gittiğinden, bu müziğin kökeni hakkında herkes istediğini sallamakta serbesttir. Halk müziğinde gelişme o kadar yavaş gerçekleşirki, bazen yeni tek bir sözün ya da notanın eklenmesi bile 10.000 yıl alabilir. Halk müziği, işin en başlangıcında insanların kafayı çekerken hep bir ağızdan çıkardıkları anlaşılmaz seslerden oluşuyordu. Baş mağara adamı, “Haydi hep beraber” diye işaret verir, ötekiler de koro halinde, “Bomalaki bomalaki bom bom bom; bizim klan zım zum zım” diye nakaratı söylerler, sonra kahkahadan kırılarak birer yudum daha içki çekerlerdi.

15. yüzyıla gelindiğinde bu korolar “al-da-ra-di-diddle-diddle-da” ya da biraz daha rafine olan “hey-nonny-no”ya kadar bir ilerleme göstermişlerdi. işin özü, ulusal çeşitlemeler dışmda bütün dünyada aynıydı. İngiltere’de “hey-nonny-no” modayken, İrlanda’da “with a hayh-ho, hoyh-ho, barney haybo”, Fransa’da “avec un trala, la a lere” ve dünyanın öbür ucundaki Çin’de bile “ming ting pitti sing” gibi şeyler söyleniyordu.

Bu en yeni nakaratlar da bin yıl kadar kullanıldıktan sonra sıkıcı olmaya başladı. İşte o sırada, sürünün geri kalanından biraz daha zeki olan birisi çıkıp nakaratı dizelerle birleştirmeyi akıl etti ve ilk olarak “Bir sabah erkenden düştüm yollara; fal-da-ral-di-diddle-da”yı önerdi. Tabu bu şarkı içki alemlerinde kulaktan kulağa yayılarak binbir değişik şekle büründü. Böylece “varyant” denen şey de icat edilmiş oldu.

Advertisement

Halk müziğinin bu türü de yıllarca sürdükten sonra, korolar demode oldu, dizeler önem kazandı. Halk şarkıları “Yiğit filanca kır atma binip düştü yollara…” diye başlayan hayal ürünü, uzun öykülere dönüştü. (Nedense herkes yollara düşüp gidiyor ve çoğu da geri gelmiyordu.)

18. yüzyıldan itibaren günün haberleri “ballad” türünde yazılmaya ve adi kâğıtlara basılmaya başlandı. Bu varakların, çeşitli amaçlar için kullanılmaktan kurtulanları daha sonra çok değerli koleksiyon malzemeleri haline geldi.

20. yüzyılda ise halk müziğine karşı akademik bir ilgi doğdu. Çeşitli araştırmacılar ellerinde önce kalemler defterler, daha sonra ses kayıt aygıtlarıyla o köy senin bu köy benim dolaşmaya ve halk şarkılarım otantik akortsuz biçimiyle söyleyenler henüz hayattayken aslına uygun olarak derlemeye başladılar. Bu derlemeler yetmişli yıllarda halk şarkıcılığına soyunan şehirli solcular tarafından politik amaçlarla çok iyi değerlendirildi ve bu şarkıcıların hepsi kısa sürede politik amaçlarını hatırlayamayacak kadar köşeyi döndüler.

Gerçek bir halk müziği şarkıcısını ise hâlâ elini kulağına atıp ağzım içki içmek için boş bırakarak burnundan şarkı söylemesiyle ayırt edebilirsiniz.

Advertisement

Leave A Reply