İnanmak İle İlgili Atasözleri ve Anlamları Açıklamaları – İnanmak Geçen

0

İnanmak ve inanç ile ilgili atasözleri nelerdir? Bu atasözlerinin anlamları ve açıklamaları nedir? İnanmak, inanç hakkında atasözleri

İnanmak İle İlgili Atasözleri

Advertisement

İnanmak İle İlgili Atasözleri

  • *akarsuya inanma, eloğluna dayanma
    akışı ne kadar yavaş olursa olsun akarsuya girmek tehlikelidir, eloğluna güvenmek de doğru değildir, insanı zarara sokabilir.
  • *fala inanma, falsız kalma
    kişinin oyalanmak, yalan da olsa geleceği üzerine bir şeyler dinlemek isteğini hoş karşılamak gerekir.
  • *güvenme (inanma) dostuna, saman doldurur postuna
    dost sandığın birtakım kimseler sana kolaylıkla kötülük edebilirler.
  • *iki kardeş savaşmış, ebleh buna inanmış
    iki kardeş arasındaki anlaşmazlık geçicidir, bu durumu gerçek ve sürekli sanmak saflıktır.
  • *oynaşına inanan avrat, ersiz kalır
    çok önemli işini bir başkasına yaptırabileceğine inanmış olan kişi, beklediği sonucu hiçbir zaman elde edemez.
  • *yalancının evi yanmış, kimse inanmamış
    yalan söylemeyi huy edinen kimsenin sözlerine, gerçeği söylediği zaman bile inanılmaz. – Artık köyde yalancı çobana çıkmıştı ki adı, evi yansa kimse inanmayacaktı.
  • *para ile imanın kimde olduğu bilinmez
    kimin ne kadar parası bulunduğunu, kimin ne kadar Tanrı’ya yakın olduğunu kimse bilemez.
  • *Bir şeyin imkansız olduğuna inanmak, onu öyle yapmaktır.
    Kişi birşeyin imkansız olduğuna inanırsa, o şey gerçekten imkansız bir hal alır.
    Fransız Atasözü
  • *İnanan mutludur, şüphe halinde olan mantıklıdır.
    Herşeye inanan kimse mutlu kalır ancak mantıklı olanı şüphe duyarak yaklaşmaktır.
    Macar Atasözü

Para İle İmanın Kimde Olduğu Bilinmez:

ANAFİKİR : Kimin paralı, kimin gerçekten inanan bir kişi olduğu gizliliklerinden ötürü bilinmez. Para açıkta taşınan bir varlık değildir. Kimi cebinde, kimi cüzdanında taşıdığı gibi kimi de başka yerlerde saklar. Bu nedenle kimin ne kadar parası olduğu tam olarak bilinemez. Bir gizliliği vardır. İman da paranın görünmediği gibi görünmez. Kişinin kalbinde saklı olup, kişi ile tanrı arasında bir konudur. Kimsenin, başkasının imanının ölçüsünü bilmesi mümkün değildir. Bu nedenle kimin gerçekten iman sahibi, kimin imanlı veya imansız olduğunu kimse bilemez. İmanının büyük bir ölçüde olduğunu bize değişik yollarla anlatmaya kalkanlara da inanmamak gerekir. Çünkü gerçek ölçüyü ancak tanrı bilebilir.


Leave A Reply