İsviçre Nerededir? İsviçre Özellikleri, Konumu, İklimi, Ekonomisi, Tarihi

0

Ülkeler Rehberi İsviçre – İsviçre ile ilgili bilgi, başkenti, ekonomisi, tarihi, bayrağı, komşuları, coğrafi konumu hakkında bilgi

isviçre bayrağı

Kaynak : pixabay.com

İsviçre

Resmi olarak İsviçre Konfederasyonu olan İsviçre, Batı, Orta ve Güney Avrupa’nın birleştiği yerde, denize kıyısı olmayan bir ülkedir.[not 4][15] Ülke, federal yetkililerin Bern’de bulunduğu 26 kantondan oluşan federal bir cumhuriyettir. İsviçre, güneyde İtalya, batıda Fransa, kuzeyde Almanya ve doğuda Avusturya ve Lihtenştayn ile komşudur. Coğrafi olarak İsviçre Platosu, Alpler ve Jura arasında bölünmüş olup, toplam 41.285 km2 (15.940 sq mi) ve 39.997 km2 (15.443 sq mi) arazi alanına sahiptir. Alpler bölgenin büyük bir bölümünü işgal etse de, yaklaşık 8,5 milyonluk İsviçre nüfusu çoğunlukla, aralarında Zürih, Cenevre ve Basel’in de bulunduğu en büyük şehirlerin ve ekonomik merkezlerin bulunduğu platoda yoğunlaşmıştır. Bu üç şehir, DTÖ, WHO, ILO, FIFA’nın merkezi, BM’nin en büyük ikinci ofisi ve Uluslararası Ödemeler Bankası’nın ana ofisi gibi uluslararası kuruluşların çeşitli ofislerine ev sahipliği yapmaktadır. İsviçre’nin başlıca uluslararası havaalanları da bu şehirlerde bulunmaktadır.

Advertisement

Coğrafyası

Orta Avrupa’da kara ülkesi olan İsviçre engebeli bir yapı gösterir. Güneyde büyük bölümü Alp Dağları ile kaplı, yalnız kuzey kesimde küçük sayılabilecek bir bölüm düz yaylalardan oluşur. Fiziksel olarak Jura, İsviçre Yaylası ya da Mittelland, Alpler olmak üzere üç bölge ayırt edilebilir. Kuzeybatıda, Fransa sınırında ülkenin yaklaşık % 10’unu kaplayan Jura Bölgesi jeolojik olarak kireçtaşı kayalardan oluşmuştur. Yükseklik 900-1200 m arasında değişir, ülkenin güneyine oranla oldukça alçak kalır. Yaylalarında tarımla uğraşılan, kaynaklarının sınırlılığı nedeniyle nüfusu görece seyrek olan bölgenin en önemli yerleşim merkezi Basel’dir.

Irmak ve göller açısından zengin olan ülkenin Jura Bölgesi’ndeki başlıca ırmakları Rhine ve Boubs’dur. Jura ile Alpler arasında bir geçiş bölgesi oluşturan İsviçre yaylası da adına karşılık oldukça engebelidir. Burada bulunan göllerin çoğu buzul hareketlerinin sonucunda ortaya çıkan set gölleridir. Yaylada bulunan en büyük göller doğuda Konstanz, batıda Cenevre (Leman), ve Jura sınırında Neuchatel’dir. Aynca, bölgesel olarak Alpler’in sınırları içinde kalan pek çok göl de yayla içlerine uzanır. Rhine ile kolları, Aare ve Reuss başlıca ırmaklardır. Nüfusun en yoğun olarak toplandığı bu bölge ülkenin ekonomik merkezidir.

Lozan, başkent Bern, Cenevre, Zürich gibi belli başlı kentler de İsviçre Yaylası’ndadır. Yüzölçümün yaklaşık % 60’ını kaplayan İsviçre Alpleri; Bern Alpleri ve Peninne Alpleri olmak üzere iki koşut sıra biçiminde uzanır. Kuzeyde kalan Bern Alpleri, kuzeybatıya doğru Uri ve Glarus adlarıyla sürer. Rhine ve Rhone ırmaklarının vadisiyle Bern Alpleri’nden ayrılan güneydeki Peninne Alpleri, doğuda İtalya ve Avusturya içlerine girer. İsviçre’nin en yüksek noktası olan Monte Rosa (4.633 m) İtalya sınırında yer alır. Peninne Alpleri üzerinde ulaşımı sağlayan birkaç önemli geçit vardır. St Bernard, Simplon, St Gotthard. İsviçre Alpleri’nde ırmaklar yoğun bir su yolu ağı oluşturur. Rhine ve Rhone dışında güneye akan Ticino ile kuzeye yönelen Reuss bu ırmakların en büyükleridir. Tarıma elverişli düzlüklerin azlığı nedeniyle en önemli ekonomik etkinlik hayvancılık ve hayvansal ürün eldesidir. Nüfus da yine coğrafya yapısına bağlı olarak oldukça seyrektir. Dağlık arazide kayak sporuna uygun bölümler, turizm yönünden çok gelişmiştir. Önemli kentler Martigny, Sion ve Chur’dur.

isviçre

Kaynak : pixabay.com

Tarihi

13. yüzyılda bir birlik oluşturma adımları atılıncaya kadar bugün İsviçre olarak adlandırılan topraklar değişik halkların birbiri ardına gelip yerleştiği bir bölgeydi. Buradaki ilk yerleşik halk Kelt kökenli Helvetii’lerdi ve yöre de Helvetia olarak biliniyordu. Daha sonra M.Ö. 1. yüzyılda Romalılar yöreyi ele geçirdiler. M.S. 3. yüzyılda Cermen boylarının akınları başladı. Allemanniler ile Burgundiler yerleşik halklar arasına katıldılar. 7. yüzyılın sonlarına doğru bölgede Frankların etkinlik kazanmasıyla birlikte Katolik misyonerler Hıristiyanlığı yaymaya başladılar. 1033’te Kutsal Roma İmparatorluğu’na bağlanan İsviçre ortaçağın sonlarına kadar bu imparatorluğun bir parçası olarak kaldı. Bunun ardından çıkan papalık ve imparatorluk arasındaki etkinlik çekişmesi sonucunda İsviçre tümüyle feodal bir yapı kazandı.

Advertisement

Fri, Schwyz ve Unterjalden kantonları İsviçre’nin ulaşımında bugün de büyük payı bulunan St. Gotthard Geçidi’nin açılmasıyla önem kazandılar ve 1291’de bir birlik kurarak günümüzdeki İsviçre Konfederasyonu’nun çekirdeğini oluşturdular. 1291 yılında imzalanan Federal Beyanname’nin resmi yan tarafta bulunmaktadır. 1332′ de Lucerne’in (Luzern) ardından 1351′ de Zürich, 1353’de Bern birliğe katıldı. Birliğe girişinden sonra Avusturya’nın tehdidi altında kalan Zürich’e destek sağlayan Zug ve Glarus kantonları, 1355’te Avusturya’nın eline geçti. Daha sonra 1364’te Schwyz’ın Zug’u geri almasının ardından 1388’de Glarus halkı Avusturya’yı yenilgiye uğratarak bağımsızlığının kazandı ve birliğe katıldı.

15. yüzyıl başlarında

15. yüzyıl başlarında Avusturya Dükü IV. Friedrich ile İmparator Sigismund arasındaki anlaşmazlıktan doğan kargaşa, İsviçre’ye Habsburg topraklarına saldırı olanağı verdi. İsviçre, Fransa Kralı XI. Louis’in desteğini alarak 1476’da Burgundy Dükü Charles, Nancy’de ikinci kez yenilgiye uğradı ve öldürüldü. Fribourg ve Solothurn’un katılımıyla konfederasyonunun üye sayısı 10’a yükseldi. Kutsal Roma İmparatoru I. Maximillian’in ordusunu üstüste iki kez yendi. Aynı yıl Basel Antlaşması ile İsviçreli uyruğun bağımsızlığı sağlandı. Konfederasyon, 1501’de Basel ve Schauffhausen’in, 1513’te de Appenzell’in kalıtımıyla genişleyerek yaklaşık iki yüzyıl boyunca sürecek 13 kantonlu yapısına kavuştu.

16. yüzyılda Avrupa’da başlayan Reform hareketleri İsviçre’de Ulrich Zwingli’nin öncülüğünde gelişti. Zürich, Appenzell, Glarus, Bern ve Basel Zwingli Schwyz, Unterwalden, Zug, Fribourg ve Solothurn kantonları Reforma karşıydılar. Bu Katolik kantonlar Protestan gelişimine karşı çıkınca, Zürichliler savaşmak durumunda kaldılar(1529). Çatışma barışla son bulduysa da 1531’deki ikinci savaş (Kappel Savaşı) Protestanların yenilgisi ve Zwingli’nin ölümüyle sonuçlandı. Aynı sıralarda konfederasyona üye olmayan ancak Bern Kantonu’nun güvencesinde bulunan Cenevre’de Katolik inanışı bırakarak Reform’u destekleyen John Calvin önder durumuna geçti. Cenevre bir süre sonra Calvinist Protestanlığın merkezi oldu. 1618’de, Avrupa’da Otuz Yıl Savaşı başladığında işgal tehlikesi altmda kalan 13 kanton birliklerini pekiştirmek gereğini duydular. 1648’de savaşı sona erdiren Vestfalya Barışı ile de öteki Avrupa uluslarınca bir kez daha tanındı.

1653′ te başlayan kıpırdanmalar, 1656’da Protestanlarla Katolikler arasında Vilmergen Savaşı’na yol açtı. Bundan sonra da aralıklarla süren çatışmalar 1712’de yine Vilmergen’deki bir savaş sonucunda yapılan Aargau Barışı ile son buldu. Cenevre’de başlayan değişik tarihlerde (1738, 1766-1768, 1782) ayaklanan İsviçre ve Fransız kökenli halk yönetimden önemli ödünler koparmayı başardı. Basel Piskoposluğu’ nu önce işgal eden (1792), daha sonra topraklarına katan Napolyon Fransası Graubünden Kantonu’ndan ayırdığı Valtellina’yı Cisalpina Cumhuriyeti’ne Bağladı (1793). Ocak 1798’de Vaud’un bağımsızlığını duyurması üzerine, Fransa, İsviçre’yi işgal etti (27 Ocak 1798). Fransa’nın baskısıyla kantonlar, merkeziyetçi bir anayasayı benimsemek zorunda kaldılar. (Nisan 1798). Ancak bir yıl gibi kısa bir sürede kantonların yeni siyasal yapıya başkaldırıları Napolyon’u bir arabuluculuk antlaşması imzalamaya itti (Şubat 1803).

isviçre

Kaynak : pixabay.com

Geleneksel konfederasyon örgütlenmesi

Geleneksel konfederasyon örgütlenmesine yeniden olanak tanıyan bu antlaşmaya karşın Fransa ülke üzerindeki denetimini sürdürdü. 1815 Viyana Kongresi’nde, Neuchatel, Valois ve Cenevre kantonlarıyla, Jura’daki Fransız yönetim bölgeleri (Bern Kantonu’ na) İsviçre’ye geri verildi. 22 kantondan oluşan yeni konfederasyonda yönetimde gerçek bir kararlılık sağlanamadı. Konfederasyon başkanlığı ikişer yıl süreyle dönüşümlü olarak Zürich, Luzern, Bern kantonlannca yürütüldü. 1830 Paris Devrim’i sonucunda iki kantonda genel oy ilkesine dayalı seçim ve dolaysız vergi yolları benimsenirken, Basel, Neuchatel vb kantonlarda liberal hareketler bastırıldı. James Fazy önderliğinde köktenciler; Cenevre Kantonu’ nu ve Diet’i denetimleri altına aldılar zor kullanarak birliği dağıttılar (1847).

Ertesi yıl eylül ayında hazırlanan yeni anayasa uyarınca konfederasyon 25 kanton ve yan kantondan oluşturuldu. Diet dağıtıldı yerine iki kamaralı (Ulusal Konsey) Federal Meclis kuruldu, hükümet merkezi Bern’e taşındı ve günümüze kadar sürecek olan banş ve huzur dönemi başladı. Dış politikada sürdürülen tarafsızlık ilkesi her iki dünya savaşında da korundu. Birinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan Milletler Cemiyeti’nin (1920) merkezinin Cenevre olması kararlaştırıldı. Başta Kızılhaç (1863) olmak üzere uluslararası pek çok kuruluş tarafsız bir ülke oluşundan dolayı İsviçre’nin çeşitli kentlerinde etkinlik göstermeye başladı. İkinci Dünya savaşı sırasında, Kızılhaç aracılığıyla siyasi mültecilere sığınma hakkı tanındı, savaş kayıplarının bulunmasına yardımcı olundu. İsviçre, savaş sonrasında Milletler Cemiyeti’nin yerini alan BM üyeliğine katılmadı. Ancak ülke BM’de gözlemci üye olarak yer alır örgütün politik nitelikli olmayan yan kuruluşlarındaki çalışmalara katılır.

Advertisement
1979’da Federal Hükümet

1979’da Federal Hükümet’in Federal Meclis’e sunduğu BM üyeliği önerisi, 1980 ve 1986’da yapılan halkoylamaları sonucu geri çevrildi. Ekonomi alanındaysa Avrupa Serbest Ticaret Birliği’ne (EFTA) üye olundu. Avrupa Birliği ile ikili özel antlaşmalar yapıldı. 1959’da ilk kez Vaud Kantonu’nda yapılan halkoylaması sonucu kadınlara oy verme hakkı tanındı. Vaud’u Neuchatel (1959),Cenevre (1960) ve Basel (1966) kantonları izledi. Bern Kantonu’nda Fransızca konuşulan kuzey kesiminde (Jura Bölgesi) 1960’lar da başlatılan özerklik yanlısı hareket giderek güçlendi. Eylül 1978’de yapılan halkoylaması sonucu, Fransız kökenli Katolik Delemont, Ponentruy, Franches Montagnes komünleri, Alman kökenli Protestan Bern Kantonu’ ndan ayrılarak, konfederasyonunun 23. kantonu Jura’yı oluşturudular. 1980′ lerde, bazı politik çevrelerin gündeme getirdiği, İsviçre Ordusu’nun dağıtılması, Kasım 1989’da yapılan halk oylamasında, büyük bir çoğunluk tarafından reddedildi.

18 Nisan 199’da ülkenin yeni anayasası kabul edilmiştir. Yıllarca BM’ye üye olmayan İsviçre 202 yılında tam üye olmuştur. Mayıs 1992’de Avrupa Birliğine giriş için bir başvuru yapılmış olsa dahi sonrasında birliğe katılmak için herhangi bir çaba ve ya girişimde bulunmayan İsviçre Avrupa Birliği içerisinde bulunmamaktadır. Yine de İsviçre yasaları AB ile uyumlu hale getirilmiştir. 5 Haziran 2005 yılında yapılan referandum ile Schengen antlaşmasına uymayı kabul etmişlerdir.


Leave A Reply