Kanser Nedir? Nasıl Bir Hastalıktır? Neden Olur? Belirti ve Tedavi Yolları

0
Advertisement

Kanser nedir, nasıl bir hastalıktır? Kanser nasıl oluşur, nedenleri, sebepleri, belirtileri nelerdir? Tedavi yöntemleri, türleri hakkında bilgi.

kanser

Kaynak: pixabay.com

Kanser

Kanser; geniş bir tanımlamayla denetimsiz hücre çoğalmasıdır. İlk oluşan kanser hücrelerindeki bu denetimsiz çoğalma niteliği, kalıtsal olarak yeni hücrelere de aktarıldığından, giderek canlı vücut için olumsuz bir durum ortaya çıkar. Kısacası kanserleşen hücre, üreme denetimini, dokuya özgülüğünü yitirmiştir. Kökeni ne olursa olsun artık tamamen değişik özelliklere sahiptir ve herhangi bir dokuya kan ve lenf yoluyla giderek yerleşebilir. Kanserleşen hücrede farklılaşma gerilemiştir. Çeşitli kanser hücrelerinin embriyonel hücre özellikleri gösterdikleri belirlenmektedir. Kanserleşen hücrenin metabolizması değişmiştir. Genellikle şeker alınımı artmış ve oksijensiz solunum oranı yükselmiştir. Kanserleşen hücrenin antijenik özellikler ise yapısal nitelikleri değişmiştir.

Normal yaşam süreci içindeki bir vücutta kanser hücrelerinin nasıl ortaya çıktığı sorusu bilim adamlarını uzun süre uğraştırdı. 1980’lerde kanser genlerinin insanı kendi kromozomları üzerinde doğal olarak varolduğu ve bunların çeşitli etkilerle etken hale geçtiği açıklandı. Kanserli hücrenin DNA’sı normal hücrelerin içine verilince normal hücrenin kanserleşmesi, olayın DNA’dan kaynaklandığını ortaya koydu. İdrar kesesi kanserinde yapılan ilk çalışmalarda, bu ur hücrelerinin genomundaki kanserleştirici bilgiyi taşıyan DNA parçasının, 5.000 nükleotidten oluştuğu saptandı. Daha sonra bu DNA parçasının bir gen olduğu anlaşıldı ve buna onkogen (kanser geni) adı verildi. Bunun üzerine insandaki bu kanser genlerinin hangi etkenle kanseri ortaya çıkardığı sorusu gündeme geldi. Bununla ilgili çeşitli maddeler suçlanmaktadır. Kanserojen madde adı verilen bu etmenler üç ana grupta toplanabilir Kimyasal etkenler, fiziksel etkenler, biyolojik etkenler.

Kanserin Nedenleri

Yapılan gözlemler, günlük yaşamdaki birçok maddenin kimyasal karsinojen olduğunu ortaya çıkardı. Bu liste gün geçtikçe büyüdü ve büyüyor; polisiklik karbonlar, krom, çinko, arsenik, kurşun, platin, halojenlenmiş karbon bileşikleri, aflatoksinler, sentetik östrojen hormonları, alkol, sigara, benzin, gibi. Fiziksel karsinoj enler arasında vücuda yerleştirilen yabancı dokular, asbest ve radyasyon sayılabilir. Radyasyon doğrudan DNA’da zarar oluşturarak kanserleşmeyi ortaya çıkarır. Biyolojik kanser yapıcılar olarak birçok virüs türü suçlanmaktadır. Gen nakli ve genetik mühendisliği çalışmaları, retrovirus adı verilen virüs gruplarında kanser hücrelerindeki onkogenere benzer genlerin varlığını gösterdi. RNA’dan DNA sentezleyebilen enzimlere sahip olan bu virüs grubunun bir hücreye girmesi halindeyse hücrede kanser oluşmaktadır. Kanser yapıcı virüslerin bir bölümü de DNA taşıyan virüslerdir.

Yukarıda sayılan çeşitli kanserojenlerin etkisiyle anormal bölünme özelliği kazanan hücreler aşın bölünmeye başlayarak vücutta kitleler oluştururlar. Bu kitleler ya çevredeki hücreleri iterek ya da onların bağlantılarım eriterek yayılmaya başlarlar. Fakat vücutta rastlanılan tüm kitleler kanser olarak nitelendirilemez. Bazı kitlelere ur adı verilir. Kanserli ur dokularından bunları ayırt etmek için habis olmayan ur adını alırlar. Kanser hücrelerinin en önemli özellikleri çevre dokulara zarar verecek biçimde yer kaplamaları ve birçoğunun çeşitli yollarla vücudun başka yerlerine sıçramalarıdır (metastaz). Habis olan urlarda iki gruba ayrılır: Birinci grup katı urlardır. Bunların belirgin hale geçişi ve yayılması uzun zaman alır. Buna karşılık kan kanserleri daha başlangıçta vücudun hemen her yerine yayılır.

Advertisement
kanser

Kaynak: pexels.com

Meme ve cilt kanserleri dışındaki kanserler erken belirti vermezler. Oysa kanserin erken yakalanması tedavi şansını çok artırır. Düzenli yapılan çekaplarla kanserin yakalanma şansı artar. Kanserin ortaya çıkması, gelişmesi, ve tedavisini bağışıklık sistemiyle çok yakın ilişkisi saptanmıştır. Bağışıklık sistemi zayıf düştüğünde kanser hücrelerinin sayısı çoğalır. Tedavisi sırasında da bağışıklık sisteminin güçlü tutulması tedavi şansını artırır.

Tedavisi

Kanser tedavisinde günümüzde üç temel yöntem uygulanmaktadır: Cerrahi teknik, radyoterapi ve ilaç tedavisi. Cerrahi teknikte eğer tümörün çok fazla yayılmamışsa tümörün tümünün çıkarılması işlemi yapılır. Birçok kanser türünde cerrahi uygulama sırasında komşu lenf düğümleri de çıkarılarak kanserli dokunun lenfe yayılıp yayılmadığı teşhis edilerek metastaza karar verilmeye çalışılır. Fakat tümör çok yaygınsa çoğunlukla tümöre dokunulmaz. Gerek cerrahi çıkarım yapıldıktan sona gerekse cerrahi girişinin yapılamadığı tümörlerde radyoterapi uygulanır. Bunun radyoaktif ışık kaynakları kullanılır.

Bu yöntemle başta deri kanserleri, bazı erbezi kanserleri, Hodgkin olmak üzere birçok kanser türünde tam iyileşme elde edilebilmektedir. Kanserin ilaçla tedavisindeki ilke, özellikle hücre bölünmesini durdurucu ya da bölünme halindeki hücreleri öldürmedir. Kanser hücreleri sürekli bölünme halinde oldukları için bu ilaçlara duyarlıdır. Fakat bu tip ilaçlardan normal hücreler de etkilenebilirler. dolayısıyla antikanserojen ilaç adı verilen maddelerin oldukça fazla yan etkileri vardır. Fakat geniş metastaz yapmış kanserlerde yayılma alanı çok fazla olduğu için cerrahi müdahale olanaksız, radyoterapi ise zordur. Tek çare ilaç tedavisidir.

Advertisement

Leave A Reply