Lev Nikolayeviç Tolstoy Kimdir? Ünlü Rus Yazarın Hayatı ve Eserleri

0

Dünyaca ünlü yazar Lev Tolstoy kimdir? Tolstoy’un hayatı ve eserleri hakkında bilgi. Tolstoy’un hayata bakış açısı ve eserlerini oluştururken yaşadıkları.

Lev Nikolayeviç Tolstoy Kimdir

Dünyaca ünlü Rus yazar. 1828 ile 1910 yılları arasında yaşamıştır.. Başlangıcı I. Petro dönemine kadar uzanan (14. yüzyıl) eski ve köklü bir ailede, büyük toprak sahibi babasının yurtluğunda (Moskava’ya 150 km) doğdu. Özel eğitmenler tarafından büyütüldü, küçük yaşta anasız, babasız kalınca üç ağabeyiyle birlikte halalarının özenine bırakıldı.

Advertisement

Tolstoy

Çocukluk etkisi dinsel eğitim oldu. Bütün ruhsal gelişimine karşın sonuna kadar bu etkiyi içinden atamadığı eserleriyle yaşam eylemlerinden bellidir. İlk gençlik yıllarında (1840) Kazan sosyetesinde yer almış başka bir halasının yanında kaldı. 1843’te girdiği Kazan Üniversitesi’nde ilk seçimi olan doğu dilleri ağır geldiği için hukuka geçti. Orayı da tamamlamadan aile yurtluğuna döndü (1847).

Bine yakın toprak kölesinin (serf) çalıştığı aile çiftliğinde insanca düzeltimler yapmak istedi, gençliğinin coşku ve haz dolu yaşam isteği bunu engelledi. Başkente (Petersburg) yaptığı sayısız gezi, delidolu savrukluğuyla onu bir süre oyaladı. Yine de içindeki vicdan sesi, o günden tutmaya başladığı günlüğüne yansıdı. Ağabeylerinden birinin görevli olduğu Kafkasya’ya yaptığı yolculuk ilk bilinçlenmesi oldu (1851).

Sınavla astsubaylık hakkı kazanıp orduya katıldı, savaşlara girdi, içindeki sonsuz edebiyatçılık yeteneği ilk ürünlerini burada verdi.

Destvo (Çocukluk) Bu özyaşamsal dizi öteki iki ürünle Otroçestvo (İlk Gençlik) 1854, Yunost (Gençlik) 1855 ile Bir Hayatın Dönemleri başlığı altında bütünleşecektir. Katıldığı Kırım Savaşı sonunda (1856) Petersburg yaşamını yeniden denedi. 1857’de ilk Avrupa gezisine çıktı. Bu yılları Batı dünyasında görüp yurduna uygulamak istediği yeni, güzel, gerekli kurumlarla gençliğinin savruk rüzgarları arasında gidip geldi. Bir yandan yurtluğunda köylü çocukları için çağdaş okullar açtırmaya çalışırken, bir yandan sık sık yinelenen batı gezilerine çıktı (1860). Bu tedirgin dengesizlik Anna Karenina romanına ayrı bir ara bölüm olarak ekleyeceği mutlu bir rastlantıya, çok umutlu bir evliliğe dönüştü. Sonia Andreyevna Bes ile evlendi. 13 çocukla bu evliliğin ilk yılları ona yaşamının en verimli dönemini getirdi. Kazaklar (Kazaki) 1863, Sevastopolskiye Rasskaziy (Sivastopol Anlatıları) 1868; Savaş ve Barış (Türkçeye ilk çevirisi Harp ve Sulh, Voyna i Mir), 1865-1869.

Advertisement

Napolyon’un Rus topraklarına yönelen saldırısı ona yurdunun büyüklüğü oranında zengin bir dokümanın birkaç soylu ailenin serüveni yanı sıra başkomutan Kutuzov’dan en basit ere kadar genişleyen bir insan kadrosunun romanını yazmak fırsatını verdi. Bu yaşlar sonrasında Tolstoy, varlık ve rahatlık içinde sürdürdüğü aile yaşamının dışında da sorunsallar olduğunu görmeye yeniden başladı. Anna Karenina (1875-1877) bu uyanış döneminin ürünü oldu. Tolstoy’un köylüler gibi giyinmek, kendi gereksinimlerini kendi karşılamak, emeği kutsayıp hazıra konmamak gibi eğilimleri ailesiyle arasını iyice açtı. Toprakları köylülerine bölüştürme niyetinde eşi ve çocuklarının karşı koymasıyla karşılaştı. Bu dönemde yayımlattığı birkaç düşün-deneme yazısı da kiliseyle arasını iyice bozdu, afarozlandı (Kritika Dogmatiçeskogo Bogoslaviya: Dogmatik İlahiyatın Eleştirisi; Tak Çuto Je Nam Delat?: O Halde Ne Yapmalıyız?; Tsarstvo Bojiye Vhutri Vas: Tanrı’nın Hükümranlığı Sizin îçinizdedir), 1901.

Bu sınıra gelmeden önce yazdığı eserler:

İvan İlyiç’in Ölümü (Smert İvana İlyiça) 1884-1886, Kröyçer Sonat (Kreytserova Sonatı) 1888, Usta ve İşçi (Horzayin i Rabotnik) 1895, Hacı Murat (1896-1904), Diriliş (ilk çevirisi Bâsiilbâdelmevt; Voskreseniye) 1899, Serj Baba (Otets Sergiy) 1911-1912.

Tolstoy tiyatroyu da denemişti: Vlast Tmi (Karanlığın Kudreti) 1886, Jivoy Trup (Yaşayan Ölü) 1900. Aradığı ruh dirliğini bulabilme özlemiyle evinden ayrıldı (10 Kasım 1910), 80 yaşını aşkın yorgun bedeni, Rusya soğuğuna yenildi, bugün adını taşıyan tren istasyonunda -istediği yalnızlıkta- öldü (20 Kasım 1910).

Kaynak 2 

Kont Lev Nikolayeviç TOLSTOY (9 Eylül 1828 – 20 Kasım 1910), büyük bir Rus yazarı, fikir, eğitim, sanat dünyasının en ünlü kişilerinden biridir. Zengin bir ailenin çocuğu olarak Yasnaya-Polyana’da doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova’ya gitti.

Çalışkan, zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire‘i, J. J. Rousseau‘yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetle etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana’ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan «Çocukluk»u bu sıralarda yazdı. Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya’ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarından aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikayelerini yazdı.

Advertisement

1854’te Kırım Savaşı’na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg’a gitti. Bir kısım eserlerini, oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir geziye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre’de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana’da yerleşti. Asalet unvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862’de evlendi.

Tolstoy bir düzineyi geçen çocuk sahibi olduğu bu evlilik hayatının ilk yıllarında ömrünün en mutlu, en rahat devresini yaşadı. Eserlerinin en kuvvetlisi olan iki romanını, «Savaş ve Barış» ile «Anna Karanina»yı, bu sıralarda yazdı. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerinden daha şiddetli, bir moral çöküntüye uğradı. Geniş halk yığınlarının, özellikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kabasaba giyiniyor, giydiği her türlü elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı, bıkıp usanmadan, yazmasıydı. «Kreutzer Sonat», «Efendi ile Uşak», «Karanlıkların Gücü», «İman Nedir?», «İndiler», «Kilise ve Devlet», «İtiraflarım» hep bu yılların ürünleridir.

Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Bir gün küçük bir kasaba istasyonunda, hayata gözlerini yumdu.

Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine dokunan Tolstoy’un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal, siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını gerçekten büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden biri olduğu kadar, bir filozof ve eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında «Diriliş», «Gençlik», «Hacı Murat», «Ayaklanış», «Sergey Baba», «Tanrı Bizim İçimizdedir», «Kazaklar», «Tesadüf», «İki Süvari» gibi eserleri vardır.


Leave A Reply