Max Bruch’ın En Ünlü ve Önemli Eserleri Nelerdir? İsimleri ve Özellikleri

0

Max Bruch’ın en ünlü ve önemli eserleri nelerdir? Max Bruch’ın en sevilen eserlerinin isimleri ve özellikleri hakkında bilgiler.

Max Bruch

MAX BRUCH (1838- 1920)

Sol minör Keman Konçertosu No. 1

Classic FM En Sevilenler Listesi’nin eskiden I numarası olan bu eser, son birkaç yıl içinde biraz gözden düşmüş olsa da, hâlâ en popüler-ve en güzel- keman konçertolarından biri olmayı sürdürüyor. Bruch yaylı çalgılar için beste yapmakta ustaydı (daha fazla kanıt istiyorsanız, çello için yazdığı o mükemmel Kol Nidrei’yi yahut keman için yazdığı o coşkulu İskoç Fantezisi’ni dinleyin).

Konçertonun kemancılar için en belirgin telafi edici özelliği, enstrüman için engin bir vitrin işlevi gören seviyesidir. Özellilde de olağanüstü finaldeki baş döndürücü, ustalık gerektiren pasajlar, kemanın çok daha yükseklere, neredeyse orkestranın içinden çıkarak, tekrar tekrar havada süzülerek şakımasını sağlıyor. İkinci bölüm ise saf romanstan oluşuyor: Güzel, yürek burkan temalar, duygulu orkestranın eşliğinde nazikçe örülüyor.

Eser genelde “Bruch’un Keman Konçertosu” olarak adlandırıldığından, bestecinin aslında toplamda üç keman konçertosu (konçertoesk İskoç Fantezisi de bunlara dâhil) yazdığını unutmak kolaylaşıyor. Gerçi diğer ikisi popülerlik açısından asla No. I’i yakalayamadı. Bruch bu büyüleyici başlangıçla çıtayı kendisi için fazla yükseltti. Doğrusu, aslında tek bir eserden çok daha fazla’ sini bestelemiş olmasına rağmen, “tek atımlık barut” muamelesi görerek bir kenara fırlatıldığı hissiyle, hayatının büyük bir kısmi’ nı hayal kırıklığı içinde geçirmiştir.

İskoç Fantezisi

Birçok besteci gibi Max Bruch da halk müziğinin fikrine ve sesine kapılmıştı. Bu durum, eserleri arasında en çok keman ve orkestra için yazdığı İskoç Fantezisinde fark edilir. Eser, Bruch 1881’de, Liverpool Filarmoni’nin başındayken, yani İskoç Orkestrası’ndaki görevini devralmadan 17 yıl kadar önce İngiltere prömiyerini yapmıştı. İskoçya’daki zamanı Liverpool’daki görev süresinden daha başarılı değildi.

İskoç Fantezisini, yazdığı dönemde Bruch’un İskoçya’ya oldukça yabancı olduğu bir gerçektir, ne var ki eserin tamamen otantik İskoç melodileri dışında herhangi bir şeye dayandığını gösteren hiçbir emare yoktur. Açılış bölümü “Auld Roh Morris”i kullanır, ardından “Dusty Miller”a geçer, üçüncü bölümdeki “I’m down for lack of johnnie” den sonra finaldeki coşkun “Scots Wha Hae” ile eser kapanır.

Bruch, ilginçtir, İskoç Fantezisinde arp kullanarak, enstrümanın otantik İskoç halk müziğinde başat bir rol oynadığı fikrini ısrarla savunur. Bu parçayı yazarken gerçekten de bir Kelt arpının çalışını duyup duymadığı hâlâ bir tartışma konusudur.

Kol Nidrei

Diğer Romantik dönem çağdaşları gibi, Alman besteci Max Bruch da Avrupa kıtasında seyahat etmeye hevesliydi.

Viyolonsel ve orkestra için yazdığı sıcak ve çağrışım gücü yüksek Kol Nidrei, Liverpool Filarmoni Orkestrasının baş orkestra şefliği görevine başladığında bestelemeye koyulduğu ilk eserlerinden biriydi. Beste, iki geleneksel Yahudi melodisinden ilham alarak, Liverpool’un Yahudi cemaati için özel olarak yazılmıştı. Eserin başında duyulan ilk melodi, Yom Kippur bayramının gecesinde yapılan geleneksel Yahudi ibadetinden esinlenilmiştir; ikincisi ise “Babil’in Nehrine Gözyaşı Dökenler” (Those that Wept on Babel’s Stream) adlı bir Byron şiirinin müzikal düzenlemesinden alınmıştır.

Bruch’un Yahudi bir besteci olduğu kanısı yaygın bir yandadır. Besteci esasında Protestan bir Hıristiyandı, ancak bestelerinde Eski Ahit hikâyelerinden ve birkaç önde gelen Yahudi müzisyen arkadaşından etkilenmiştir. Birinci Keman Konçertosu’nu bir yana koyarsak, Kol Nidrei Bruch’un en çok icra edilen eseridir. Şatafatlı, zengin viyolonsel partisyonu ve kendinden son derece emin orkestra eşliği, eserin süregelen popülaritesini harika bir biçimde açıklıyor.

Re minör Keman Konçertosu No. 2

Max Bruch klasik müziğin Romantik dönemini şekillendirmiştir. Müziğe ait her bir fikri, bir Romantik dönem bestecisinin nasıl olması gerektiğinin sözlük tanımı gibiydi adeta; üstelik seksen iki yaşına dek yaşayıp fevkalade olgun bir evreye ulaştığım ve Schönberg ve Bartök gibi bestecilerin yanı sıra hâlâ müzik yazıyor olduğunu düşünürsek, bu gerçekten de olağanüstüdür.

Şaşırtıcı bir biçimde, her ne kadar keman için birçok eser yazmış olsa da, Bruch’un kendisi öyle usta bir kemancı değildi. O muhteşem Birinci Keman Konçertosu’nu dinlediğinizde buna inanmak biraz zor. ikinci Keman Konçertosu ilkinin daima gölgesinde kalacaktır.

Bu elbette No. 2’nin hoş melodilerden yoksun olduğu anlamına gelmiyor. Tam tersine. Kasım 1877’de, Crystal Palace’ta, Pablo de Sarasate’njn solist olduğu konserde ilk kez seslendirilen konçerto güçlü, engin ve son derece ümit vericidir. Bruch’un Birinci Keman Konçertosu’nun prömiyerinde de solistlik yapan Sarasate, bu konçertonun da ilham kaynağıydı. Mart 1877’de bir arkadaşına yazan Bruch, “Eserin ana fikirleri, onun ilk konçertodaki tarif edilemeyecek kadar mükemmel yorumunun içimde uyandırdığı coşkunun ürünleridir,” demiştir.

Eser yavaş tempodaki ilk bölümüyle alışılmışın dışındadır. İkinci Keman Konçertosu, olay yaratan No. I’in başarısına muhtemelen asla erişemeyecektir. Ancak bu, yetkin ve fevkalade eğlenceli bir eser olduğu gerçeğini kesinlikle değiştirmez


Leave A Reply