Okul Mektep İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları Açıklamaları

2

İçinde ve anlamında okul geçen atasözleri, deyimler nelerdir, bu atasözleri ve deyimlerin açıklamaları. Okul hakkında atasözleri, deyimler ve anlamları.

Okul İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları

Advertisement

Okul İle İlgili Atasözleri Deyimler ve Anlamları

ATASÖZLERİ

  • ***mektepten çıkan eşek Marsıvan’dan çıkmaz
    öğrenim görmüş olsalar bile bazıları eğitilmemiş gibi davranabilirler.
  • *** çok yaşayan (okuyan) bilmez, çok gezen bilir
    çok gezen, çok yer gören çok şey öğrenir; çok yaşayan, çok okuyan onun bildiklerini bilemez.

DEYİMLER

  • ***mektebi asmak
    derslere girmemek için keyfî olarak okula gitmemek, okulu asmak: “Güzel havada mektebi asamamış bir ilkokul öğrencisi somurtkanlığı ile kafileye katıldım.” -H. Taner.
  • ***mektep görmemiş
    1) okula gitmemiş; 2) tkz. kaba, saygısız.
  • ***okulu asmak (kırmak)
    okuldan kaçmak, derslere girmemek.
  • ***mektep medrese görmüş
    okumuş, öğrenim görmüş.

OKUMAK İLE İLGİLİ ATASÖZLERİ DEYİMLER VE ANLAMLARI İÇİN TIKLAYIN.

Mektep Nedir? Sözlük Anlamı

  • “Mektep”
    Okul
  • “mektep görmemiş ”
    1. okula gitmemiş
    2. kaba, saygısız
  • “mektep medrese görmüş ”
    okumuş, öğrenim görmüş
  • “mektebi asmak ”
    derslere girmemek için keyfî olarak okula gitmemek, okulu asmak
    “Güzel havada mektebi asamamış bir ilkokul öğrencisi somurtkanlığı ile kafileye katıldım.” – H. Taner
  • “iptidai mektep”
    İlkokul
  • “mahalle mektebi ”
    Mahallede bulunan ilkokul
    “Henüz beş yaşında mahalle mektebinde okurken öğleye yakın zelzele olmuştu.” – O. C. Kaygılı
  • “ilk mektep”
    İlkokul
    “Bir ilk mektepte, emeklilik çağına kadar hocalık etti.” – S. Ayverdi
  • “mektep kaçağı ”
    Okul kaçağı
  • “ana mektebi ”
    Anaokulu
  • “orta mektep”
    Ortaokul
  • “mektep çocuğu ”
    1. Öğrenci, okul çocuğu
    2. Acemi, toy
    “Mektep çocukları henüz dinlemesini biliyor, önüne gelen şiir yazma hevesine kapılarak gülünç olmuyordu.” – A. H. Çelebi

Medrese

Medrese; eskiden Selçuklularda, Anadolu Beylikleri’nde ve Osmanlılarda, bugün de birçok İslam ülkesinde özellikle din ve hukuk adamı yetiştiren okullardır. Bu okullar genellikle camilerin yanında bulunan bir avlu içinde birçok odadan kurulu yapılardır. Bu kurumlarda başta din ve hukuk öğretilmekle birlikte matematik, mantık, astronomi gibi bilim dalları da okutulurdu. Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk’ün 1067’de Bağdat’ta kurduğu Nizamiye Medresesi ilk medrese kabul edilir. Ancak bu medreseden önce de medreselerin kurulmuş olduğu bir gerçektir. Bu tarihten sonra yalnız Bağdat’ta 1184’te 30 kadar medrese kuruldu. 1234’te Abbasi Halifesi el-Mustansır’ın (1226-1242) Bağdat’ta kurdurduğu Mustansariye Medresesi’nde hastane de vardı. Anadolu’da Büyük Selçuklulardan günümüze gelebilmiş medrese yoktur.

12. yüzyılın ortalarına doğru ilk medreseler görülmeye başlar. Bu medreselerde ana plan şeması, dört ya da üç eyvan, ortada eyvanların açıldığı bir avludan oluşur. Şemanın değişikliğe uğradığı nokta genellikle orta avludur. Bazı medreselerde bu orta avlu açık, bazılarında ise kubbeye ya da tonozlarla örtülüdür. Bu yüzden Anadolu medreselerini açık ya da kapalı medreseler olarak ikiye ayırmak gerekir. Bazı küçük ayrımlardan dolayı tıp medreseleri, şifahaneler, gözlemevleri gibi değişik başlıklar altında da toplanabilir. Anadolu ve Rumeli’de, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde yapılmış sayısız anıtsal medrese yapısı vardır.


2 yorum

Reply To Anonim Cancel Reply