Öngörülmezlik Teorisi Nedir?

0

Öngörülmezlik hali kuramı, Öngörülmezlik teorisi nedir? Hukukta Öngörülmezlik Teorisi özellikleri, hakkında bilgi.

Öngörülmezlik Teorisi

Öngörülemezlik hali kuramı, beklenmeyen durumların ortaya çıkması yüzünden yerine getirilmesi iktisadi bakımdan güçleşen sözleşme ya da antlaşma hükümlerinin yeni koşullara uydurulmasının taraflarca istenebileceğine ilişkin hukuk kuramıdır. Bu kuramı savunanlar sözleşme ya da antlaşmaların belli koşullar altında yapıldığını, tarafların iradelerinin bu koşullara göre yorumlanması gerektiğini ve koşulların değişmesiyle ortaya çıkan durumun artık tarafların iradelerine uymaması nedeniyle hükümlerin bu yeni koşullara uygun olarak değiştirilmesi gerektiğini ileri sürerler. Kuramın karşısında olanlar ise, pacta sunt servanda (ahde vefa) ilkesi doğrultusunda, tarafların beklenmeyen, olağanüstü kârlardan yararlanabilecekleri gibi beklenmeyen zararlara da katlanmaları gerektiğini savunurlar.

Advertisement

Kuramla ilgili olarak Fransa’da ortaya çıkan tartışmada Cour de Cassation (Temyiz Mahkemesi) öngörülemezlik durumunun özel hukuktaki zorlayıcı neden kavramına sokulamayacağı görüşünden hareketle kurama karşı çıkarken, Conseil d’Etat (Devlet Şûrası) bir içtihat hukuku olan idare hukukunda öngörülemezlik hali kuramının uygulanabileceğine karar vermiştir. Conseil d’Etat’nın görüşüne göre, idare hukukunda özel durumlarda kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi pacta sunt servanda ilkesinin önüne geçebilir. Gerçekten idarenin özel kişilerle yaptığı kamu hizmeti sözleşmeleri halkın gereksinmelerinin kesintisiz olarak karşılanması gereğini içerdiğinden, sözleşmenin tarafı durumundaki özel girişimcinin iktisadi güçlükler nedeniyle iflasa sürüklenmemek için faaliyeti durdurmasını önlemek amacıyla, onun uğradığı zararların paylaştırılması yoluyla uygulamanın devamı sağlanır. Böylece idare ile özel girişimci arasında, kamu yararının gerçekleştirilmesi amacıyla işbirliği yapılarak sözleşmenin mali dengesi bunalım dönemi süresince bir ölçüde korunmuş olur. Zararın paylaştırılması idarenin özel girişimciye bir “öngörülemezlik tazminatı” ödemesiyle sağlanır.

Uluslararası alanda clausula rebus sic stantibus gereğince, koşullar değişmediği sürece antlaşmaların yürürlükte kalması kabul edildiğinden, koşulların değiştiğini ileri süren tarafın konuyu tarafsız bir uluslararası organa götürmesi gerekir. 1969 Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne göre taraflar koşullarda temel bir değişiklik olduğunu öne sürerek antlaşmanın sona ermiş sayılmasını isteyebilirler. Ama bunun için değişikliğin istemde bulunan tarafın kendi eylemiyle ortaya çıkmış olmaması gerekir.


Leave A Reply