Prenses Diana Kimdir? İngiliz Halkının Kalbinde Yaşayan Prensesin Hayatı

0

Prenses Diana kimdir ve ne yapmıştır? İngiltere’nin unutulmaz ismi Prenses Diana’nın hayat hikayesi, yaptıkları ve ölümü hakkında bilgi.

Prenses Diana (1961-1997)

1 Temmuz 1961 günü, mavi gözlü, sarışın bir kız, İngiliz aristokrasisinin göbeğinde dünyaya geldi. Doğumundan sınırlı sayıda insanın haberdar olduğu bu küçük bebek, yıllar sonra 2,5 milyar insanın gözleri önünde öteki dünyaya uğurlanacaktı. Annesi Althorp Viskontesi Frances, babası Edward John Spencer’dan boşanıp İskoçya’ya gittiğinde, Diana Frances Spencer henüz küçük bir kızdı. Babasının velayetinde, diğer üç kardeşiyle birlikte Londra’da bir apartman dairesinde yaşamaya başladılar.

Prenses Diana
Okul hayatındaki başarısızlıklar, anne özlemi, üvey anne ile problemler derken yıllar birbirini kovaladı. Lady Diana, üç kız arkadaşıyla birlikte bir eve yerleşti ve bebek bakımı, ev temizliği gibi işlerle uğraştı. Genç Lady, mutlu günler yaşarken, Birleşik Krallık’ın varisi, Galler Prensi Charles ise çalkantılı aşk hayatıyla gündemdeydi. Bu yirmili yaşlarının sonlarındaki genç adam, pek yakında, Diana’ya bambaşka bir hayatın kapısını aralayacaktı. Saray, prensin iyi ve köklü bir aileden, bakire ve Protestan bir kızla evlenmesini istiyordu. O zamanlar buna en uygun aday da henüz on altısına basmış, güzel Diana’dan başkası değildi.

Prens Charles ile ilk tanıştıklarında, genç adam Diana’nın ablası Sarah ile küçük bir flörtün eşiğindeydi. Birkaç yıl sonra ise Prens ve Lady birbirlerinden oldukça etkilendiler. Gizli bir nişanın ardından, 29 Temmuz 1981 günü, tüm dünya televizyonlarının naklen yayını eşliğinde St. Paul Katedrali nde görkemli bir törenle evlendiler.

Kameralara mahcup gülücükler gönderen yirmi yaşındaki bu güzel kız, artık Galler Prensesi olmuştu. Bundan böyle onu, bir paparazziler ordusu takip edecek, her hareketi konuşulacaktı. Bir yılın ardından ilk bebeği William’ı kucağına aldı. Küçüklüğünden beri çocuklara düşkünlüğüyle bilinen Prenses için bu bebek, hayatının en güzel armağanı olacaktı. Ancak, evliliğinin kısa süren mutluluğu da bozulmaya başlamıştı. Bir yandan buli-mia hastalığı giderek kötüleşirken, diğer yandan Prens Charles’ın kız çocuğu umutlarına karşın, 1984’te ikinci oğlu Harry’i dünyaya getirdi. Bu doğumun ardından, 1996 yılına kadar sürecek mutsuz bir evlilik de kendini alenen ortaya koymuş oldu.

Prenses Diana

Prensesin Yardımseverliği

Prenses, kocasından göremediği sevgiye inat, tüm İgiltere’de, hatta dünyanın pek çok ülkesinde insanların kalbinde yer edinmişti. Onu yakından takip edenler, kendisini AIDS için savaşırken çeşitli kampanyalarda görüyorlar ya da kara mayınlarına karşı takındığı tavırla izliyorlardı. Her yediği, her giydiği olay oluyor, çocuklarına düşkünlüğüyle iyi bir anne modeli sergiliyordu. Evsizlere kucak açtı, uyuşturucuyla mücadele etti, yüzlerce derneğin üyesi oldu. Saray’ın ciddi, sıkıcı kurallarından sıyrılıp, yepyeni bir kimlikle halkını kucakladı.

Mutsuz evliliğinin acısını, başka kalpleri yoklayarak da dindirmeye çalıştı. En son birlikte olduğu Dodi Al Fayed ile paparazzilerden kaçarken, Paris’te geçirdiği trafik kazası otuz altı yıllık hayatının son yolculuğu oldu. Ölümüne önce kimse inanmazken, sonrasında herkes, bunun bir cinayet mi, yoksa bir kaza mı olduğunu yıllarca sorguladı. 31 Ağustos 1997’de İngiltere halkını yasa boğan bu kaza, hüzünlü bir masalın da sonu oldu. Lady Diana, geride iki çocuk ve onu seven milyonlarca yürek bıraktı.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?