Sanatın İnsanlara Yararları

3

Sanatın insan psikolojisi, ruhu için yararları var mıdır? Sanatın ruh için faydaları hakkında yazı.

sanat-2Sanat Ruhu Yüceltir

Advertisement

Sanat insanlara tabiat sevgisi, evren sevgisi, birbirini sevme sevgisi aşılayan sanat yaratma, yücelme, yüceltme duygusu da verir. Kişinin, kişilerden meydana gelmiş toplumun rastgele bir sürü olmadığını, kişinin beden yapısı dışında, belki o beden yapısından çok defa daha önemli ruhi bir varlığı bulunduğunu en iyi gösteren şey sanattır. Sanatla ilgili olan insan — ister sanat eserini yaratan, ister bu eserden yararlanan olsun— sanatla ilgisiz olan insandan elbette ki çok ayrı, çok üstündür. “Sanat, insan ruhuna takılmış kudretli bir kanattır; insan, ancak bu kanatlar sayesinde büyük ulviyetlerin sırrına ulaşabilir” diye düşünür, muhakkak ki, çok haklıdır. Pek yaygın bulunan “Musiki ruhun gıdasıdır” sözü de sanatın en belli başlı dallarından biri olan müziğin önemini belirtir.

Sanat insanın ruhunu, iç dünyasını kötülüklerden uzak tutan, acılarını, üzüntülerini az çok unutturabilen, görüş ufuklarını alabildiğine genişleten bir varlıktır. İnsan gözünü güzel bir resim, bir heykel, bir mimarlık yapısı kadar, çeken pek az şey vardır. Bu güzellikleri seyrederken farkında olmadan engin, iyimser duygulara dalar, gücümüzün çoğaldığını duyarız, hayata, hayat olaylarına karşı daha iyimser oluruz. Müzik ruhumuza engin, renkli dünyaların kapısını açar; şiir, roman, tiyatro ise, bütün yukarıda sayılanlardan başka, öğretici, besleyici, evrimleştirici özellikleri ile, insan olarak yaratılmış olma kıvancımızı artırır.

Büyük Fransız düşünürü Jean-Jacques Rousseau’ya göre, insanlar derin bir suyun içinde boğulur gibidir. Bu derin su hayatın çeşitli zorlukları, tatsızlıklarıdır. İşte sanatın çeşitli dalları bu suya sarkmış sağlam birer ağacın dallarıdır. Boğulmak üzere olan kişi, bu dallardan birini yakalayıp ona tutunursa yaşama gücünü yeniden elde etmiş bulunur. Rousseau’nun bu benzetişine göre, her hangi bir sanat dalma merak saran, onunla ilgilenen bir kimse, hayatın çetinlikleri karşısında daha az kötümser, daha çok güçlü olmak imkânını elde etmiş sayılır. Demek oluyor ki sanatın, çeşitli erdemleri yanında insanlar için bir de destek görevi de vardır.

Radyoda Batı müziğinden güzel, klâsik bir parça dinliyorsunuz. Bu, nağmelerindeki güzellikle sizin ruhunuzda, kendiliğinden, bir etki yaratır. Ancak, biraz da müzik kültürünüz varsa, onun zevkine daha iyi varır, ne demek istediğini daha iyi anlarsınız. Bir kitapta, bir dergide karşınıza çıkan sanat eseri bir resim, odanızı süslemek için duvara astığınız tablo da, böyledir; dinlediğiniz opera, seyrettiğiniz tiyatro, gördüğünüz yüce bir yapı, güzel bir heykel, bir anıt da size bu sanat kollarındaki bilginiz ölçüsünde bir şeyler söyler.

Advertisement

Ailede Sanat

Sanatın eğitici yanına gelince; bu kendiniz için olduğu kadar, hattâ ondan daha çok, çocuklarınız için gözeteceğiniz en önemli kültür konularından biridir. Sanat zevki aşılanmaktan uzak kalmış bir kimsede, ince duyguların, yüce düşünüşlerin, derin sezişlerin, bütün bütün değilse bile, az çok eksik kalacağı bir gerçektir. Vücudun gelişmesi, sağlık içinde yaşayabilmesi, sağlam kalabilmesi için nasıl çeşitli besinler gerekiyorsa, ruhun, manevi erdemlerin, kutsal duyguların gelişmesi için de sanat sevgisi, sanat anlayışı, sanat ilgisi gerekir. Yavrularınızı vücut bakımından sağlam birer insan olarak yetiştirmek isterken, onların ruh, heyecan, duygu bakımından da yücelmelerini göz önünde tutmak her ana-babanın aynı derecede önemli ödevleridir. İşte, bunu sağlayacak olan da sanattır.

Çocuklarımıza sanatı sevdirmeye, onlara bir sanat eserini anlamaları için gerekli bilgileri vermeye çalışırken, kendilerinin de heveslerine, eldeki imkânlara göre, bir sanat dalı ile uğraşmalarını da düşünmeliyiz. Böyle bir uğraşı onlara hayatı, tabiatı, insanları daha çok sevdirir, hayatın, tabiatın güzelliklerini, insanların derin, yüce düşüncelerini daha iyi anlamalarını sağlar; bu anlayış genişliğine, seziş, duyuş derinliğine varmış bir kimse de hayatta kendini daha mutlu görür.

Hele çocuğunuzda sanata karşı büyük bir heves, doğuştan bir kabiliyet varsa onun bir sanatçı olarak yetişmesine de imkân vermelisiniz. Nice büyük sanatçılar, çocukluklarında duydukları hevesin anaları, babaları eliyle geliştirilmesi sayesinde yetişmişlerdir. Buna karşılık kimbilir gene nice sanat kabiliyetli çocuk, analarının, babalarının, yanlış bir düşünüşle, onların heveslerini kırmaları, gelişmelerine, yetişmelerine imkân vermeyişleri yüzünden sönüp gitmişlerdir.

Advertisement


3 yorum

Leave A Reply