Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir Kompozisyon

37
Advertisement

Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir konulu kompozisyon örneği. Atatürk’ün bu sözü hakkında yazı.

Atatürk ve Sanat

Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir

Açıklama Yapmak İçin izlenecek Yol:

Bu konu hakkında düşünce plânımızı şu şekilde hazırlayabiliriz:

1 — Sanat,
2 — Sanatla insan yaradılışı ve karakteri arasında ilgi,
3 — Sanatın toplum üzerinde etkisi,
4 — Milletlerin kalkınmasında sanatın rolü (hayat damarı olarak),
5 — Genel bir yargıya varış.

Advertisement
Sanatsız Kalan Bir Milletin Hayat Damarlarından Biri Kopmuş Demektir

Sanat, insanlardaki, yaratma gücünün maddede bir anlam kazanması, ince ve zengin ruhların renkli bir ifadesi, yapıcı ellerin hayata uyanışıdır. Anlatamadığımız duyguların, erişemediğimiz yüceliklerin gözlerimizin önüne serilmesidir.

Sanat, yaradanın ilhamıyla kendinden geçme, kendini aşmadır, ebedi bir zaferdir…

Herkes sanatkâr olamaz… Bu, Allah’ın coşup taşan zengin ruhlara boşalabilmeleri için verdiği kutsal bir izindir. Böyle yüce bir bağış kazandıkları içindir ki sanatkârlar üstün ve değerli kimselerdir. Onlar esrar dolu manevi âlemin derinliklerine dalarak gözlerimizi kamaştıran eserlerle dönen cesur varlıklardır. Bir sanat eserini anlamak, bönlüğe kapılmak yerine bilinçli aydınlığa varmak, bir şeyler sezebilmek de sanat eseri meydana getirmek kadar güç bir iştir. Ancak kişiliğini bulan, olgun, manevî değerlerin üstünlüğünden haberi olan kimseler sanattan anlayabilir ve onu gerçek şekilde değerlendirebilir. Sanat, bir toplumun özdeğerlerini ortaya koyar, estetik yönden hareket ederek dolaylı bir şekilde bireylerin ruhlarını eğitir. Eğitilmiş ruhlar köklü ve sağlam karakterlerin sarsılmaz temelleridir. Bir milletin çağdaş uygarlık seviyesine yükselmesi sanatına verdiği önemle mümkün olur. Sanat gücünden ve zevkinden yoksun, uyuşuk ve kaba ruhların, zayıf karakterlerin meydana getirdiği bir toplum sonunda dağılmaya mahkûmdur. Manevi değerlerden ve zevklerden uzak ve yoksun kalmak ma’nen ölmek demektir.

Sanat, manevi değerlerin yaşamasını mümkün kıldığından ve bir uyanış olduğundan gerek bireyler, gerek toplumlar için hayatiyet unsurudur. Bu unsurdan mahrum olan bir millet, sadece kör, sağır, dilsiz, ruhsuz ve hareketsiz kalıpların meydana getirdiği renksiz bir bütündür.

Advertisement

37 yorum

Leave A Reply