Şems-i Tebrizi Kimdir? Hayatı ve Mevlana İle Olan Dostluğu

0
Advertisement

Şems-i Tebrizi kimdir ve ne yapmıştır? Şems-i Tebrizi’nin hayatı, Mevlana ile olan dostluğu ve yaşadıkları nelerdir? Hakkında bilgi.

Şems-i Tebrizi Sözleri

ŞEMS-İ TEBRİZİ (1185 – 1247 ?)

Çocukluğu ve Gençliği

Mevlana Celaleddin Rumi’nin gönül dünyasında büyük değişikliklere sebep olan Şenms-i Tebrizi, İran’ın Tebriz şehrinde 1185 yılında doğmuştur. Melikdad oğlu Ali adlı bir zatın oğludur ve Şemseddin yani “Dinin Güğneşi” lakabıyla anılmıştır. Daha küçük yaşlarda manevi ilimlerde gösterdiği kabiliyetle dikkat çeken Şems-i Tebrizi, dini ilimler tahsil ettikten sonra genç yaşta Ebubekir Sellebaf’a mürid olmuş, ardından devrin önde gelen meşhur şeyhlerinden feyz almaya çalışmıştır. Bu sebeple diyar diyar dolaşmıştır. Gezgin kişiliğinden dolayı kendisine “Şems-i Perende” (Uçan Şems) denmiş, ancak Tebriz’de tarikat pirleri ve hakikat alimlerince kendisine “Kamil-i Tebrizi” adı verilmiştir.

Daha sonraları Şeyh Rukneddn, Selahaddin Mahmud ile mutasavvıf Necmeddin Kübra’nın halidfelerinden Baba Kemal’e intisap ederek onlardan feyz almıştır.

Şems-i Tebrizi Sözleri

Advertisement

Mevlana İle Tanışması ve Dostluğu

Şems-i Tebrizi, devamlı bir arayış içerisinde olmuş, manevi bir işaret üzerine de Mevlana Celaleddin Rumi’yi arayıp bulmuştur. Kılık ve kıyafete pek önem vermeyen Şems, Mevlana ile üç yıl süren beraberliği neticesinde onun hayatında yeni ufukların açılmasında vesile olmuş, onu ilahi aşkın potasında eriterek, kamil bir aşık yapmaya muvaffak olmuştur.

Şems-i Tebrizi Sözleri

Şems’in varlığını bir türlü kabullenmeyen ve Mevlana’yı kendilerinden uzaklaştırdığını düşünen bazı kimselerin ileri geri laflar etmeleri sebebiyle 1246’da Şam’a dönmek zorunda kalmıştır. Mevlana için onun yokluğu dayanılmaz bir hal almıştır. Bir süre sonra Şems, Mevlana Celaleddin Rumi’nin oğlu Sultan Veled’in çağrısı üzerine Konya’ya geri gelmiştir. Mevlana bir daha şehirden ayrılmasın diye onu evlatlığı olan Kimya Hatun’la evlendirmiştir. Kaynaklardan Kimya Hatun’a içten içe aşık olan Mevlana’nın oğlu Alaeddin’in bu hadise sebebiyle Şems aleyhtarlarının safında yer aldığı söylenmiştir.

Mevlana’nın diğer oğlu Sultan Veled ise Şems’in mürididir.

Advertisement

Şems-i Tebrizi Sözleri

Şems-i Tebrizi Öldürüldü mü Kayboldu mu?

Şems-i Tebrizi, 1247 yılının Aralık ayında, Mevlana ile olan dostluğunu ve ondaki büyük değişikliği hazmedemeyenler tarafından öldürüldü mü, yoksa geldiği gibi kimseye haber vermeden Konya’yı terk mi etti pek bilinmemektedir. Şems’in akıbeti meselesi, değişik iddialar ileri sürülmüş olsa da hala esrarını korumaktadır.

Birinci el Mevlevi kaynaklar Şems-i Tebrizi’nin öldürüldüğüne değil, daha çok onun sır olup kaybolduğuna işaret ederler. Ancak Sipehsalar Risalesi’nde konu şöyle anlatılır.

“Hülasa, aynı topluluk fırsat buldukça Şemseddin hazretlerini küçümsemekle meşgul oluyor ve kızgınlığa sebep olan her hareketi fiil haline getiriyorlardı.

Advertisement

sems-tebrizi-sozleri

Şemseddin bir süre lütuf, iyilik etme ve yumuşak huyluluğundan dolayı o topluluğun davranışını Hüdavendigar’a söylemedi. İş hadden aşınca hikaye yoluyla Sultan Veled Hazretlerine birazcık bahsedip “Bu sefer izimi hiçbir yaratığın bulamayacağı şekilde kaybolacağım, bilesin.” dedi ve hemen o süre içinde kayboldu.

Hüdavendigar Hazretleri sabahleyin medreseye girip de evi boş bulunca bulut gibi coştu ve Sultan Veled’in evine gidip “Bahaeddin! Ne uyumuşsun, kalk şeyhini ara; zira yine burnumun onun güzel kokularından mahrum kaldığını görüyorum” dedi.

Şems-i Tebrizi Sözleri

Advertisement

Mevlana uzun bir süre yine onun şerefli varlığını arayıp durumunu sordu. Ama bu sefer nazarlarını o topluluğun üzerinden tamamen kaldırdı ve Şemseddin Hazretlerinden ayrılık acısı içinde gece gündüz gazeller söyledi. Sonunda o zamanın kutbu Şemseddin’in yerinden koparılmasında kışkırtıcı olan herkes kendi cezasını gördü ve Mevlana’nın yardımından tamamen mahrum kaldı.

Aralarında Mevlana’nın oğlu Alaeddin Çelebi’nin de bulunduğu rivayet edilen yedi kişilik bir grup tarafından dışarıya çağırılarak medresenin avlusunda pusuya düşürülen Şems, yerinden kalkıp giderken;

Şems-i Tebrizi Sözleri

“Görüyor musun beni dönüşü olmayan bir davetle dışarıya çağırıyorlar!” diyerek Mevlana ile adeta vedalaşır. Bu son ayrılıktır… Dışarıdan gelen sesler üzerine kapı açıldığında, ortalıkta kimseler yoktur. Sadece yerde birkaç damla kan lekesi görülür. Aylarca süren bekleyiş, diyar diyar gezip aramalar sonuç vermez.

Advertisement

Şems-i Tebrizi Sözleri

Mevlana’nın Şems İçin Sözleri

Mevlana onu maddeten olmasa da manen kendinde bulduğunu çok dizelerde dile getirir.

“Beden bakımından ondan uzağız ama, cansız bedensiz ikimiz de bir nuruz, ister onu götür, ister beni… Ey arayan kişi ben O’yum, o da ben.”

Şems-i Tebrizi Sözleri

Advertisement

Şems-i Tebrizi Türbesi

Bugün Konya’da “Makam-ı Şems” olarak bilinen Türbe ve Cami dışında Şems’e izafe edilen başka makamlar da bulunmaktadır. İran’ın Tebriz ve Hoy, Pakistan’ın Multon şehirlerinde Şems’in türbe ve makamları vardır. Bunlar çeşitli rivayetlerle de süslenmiştir. Bu rivayetlerden birine göre Şems-i Tebrizi, Konya’dan bir gece yarısı gizlice ayrılmış, Hoy şehrine gelip oraya yerleşmiş ve hayata gözlerini burada yummuştur.

Şems-i Tebrizi’den geride bıraktığı tek kitap vardır. Malakat (Diyaloglar – Konuşmalar)

ŞEMS-İ TEBRİZİ’NİN EN GÜZEL SÖZLERİ


Yorum yapılmamış

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?