Side Tarihi ve Tarihsel Eserleri Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Türkiye’nin güney sahillerinin ne güzellerinden biri olan Side tarihi ve tarihsel eserleri hakkında bilgiler

sideSide (Eski Antalya, Selimiye), Antalya’nın 70 km doğusunda, Manavgat’ın 7 km güneyinde, bugünkü Selimiye Köyü’nün yakınlarında eski kent. 1 km uzunluğunda, 350-400 metre genişliğinde bir yarımadanın üzerinde kuruludur. Günümüzde önemli bir turizm merkezidir.

Side Tarihi. Kentin kurucuları Kymeli (bugün Nemrutkale) kolonicilerdir. “Nar” anlamına gelen. Side’nin Yunanca bir sözcük olması, Sidelilerin kullandıkları dilin Yunancadan değişik olması, kentin Kymeli kolonicilerinden önce kurulduğunun en büyük kanıtıdır. Lidya egemenliğine kadar bağımsız bir kent olarak yaşamını sürdürdü. İÖ 546’da Pers Kralı Büyük Kyros’un Lidya Krallığı’nı yıkmasından sonra, tüm Anadolu gibi Side de Pers egemenliğine girdi. Büyük İskender’in Asya Seferi’nden (İÖ 334) sonra, onun topraklarına, İskender’in ölümünden (İÖ 323) sonra da Hellenistik krallıklardan Ptolemaioslarla Seleukoslar arasında el değiştirdi. İÖ 188’deki Apmeia Barışı’ndan sonra Pamfilya Bölgesi Bergama Krallığı’nın denetimine girdiyse de, Side bağımsızlığını sürdürdü. İÖ 1. yüzyılın başlarında Doğu Akdeniz’deki korsan hareketleri Side’yi de etkiledi ve bu refah dönemi son buldu. İÖ 78’de Roma egemenliğine girdi ve en görkemli dönemini yaşadı.

İÖ 25’te Galatya Eyaleti’ne bağlandı. 2. yüzyıl boyunca ve 3. yüzyıl başında yaşanan bu görkemli dönemde anıtsal yapılarla süslendi. Günümüze ulaşan kalıntıların çoğunluğu bu dönemden kalmadır. İS 3. yüzyılın ikinci yarısında yerleşmenin kuzeyinden gelen dağ kavimleri kente sık sık saldırınca, İS 4. yüzyılın sonunda yoksullaştı. Hıristiyanlığın yayılmasıyla birlikte eski önemini de yitirmekle birlikte 5-6. yüzyıllar boyunca metropolittik merkezi olarak hareket kazandı. 9-10. yüzyıllardaki Arap akınları, ardından korsanların yeniden kente yerleşmeleri sonucunda halkın çoğunluğu kenti terk etti, bir bölümü Attaleia’ya göçtü. Bu tarihten sonra depremler yüzünden tümüyle terk edildi. 1900lerin başında Girit’ten gelen Türk göçmenler tarafından antik kalıntıların üzerinde Selimiye adıyla bir köy kuruldu.

Tarihsel Eserler. Eski Side’nin kalıntılarının çoğunluğu üzerinde günümüzdeki Selimiye Köyü bulunmakla birlikte, kalıntılarından bir bölümü oldukça iyi korunmuş olarak bugüne ulaşmıştır.

Kazılar sonucunda kara suru olarak adlandırılan surların büyük bölümü bir daire, ötekisi yarım daire planlı olarak açığa çıkarıldı. Köye giriş yerinde bulunan ana kapı, iki kuleyle korunur. Surun dışmda, ana giriş kapısının sağında geniş havuzlu bir anıtsal nymphaion (çeşme binası) bulunur. İS 2. yüzyıla tarihlenen çeşmeye Manavgat Çayı’ndan sukemerleriyle su getiriliyordu. Giriş kapısından kente girildikten sonra geniş bir meydan ortaya çıkar. Buradan başlayan iki sütunlu yol dikkati çeken kalıntılardır. Meydanın solunda kare biçiminde, ortada geniş bir alan ve dört yanında galerilerin yer aldığı agora ortaya çıkar.

Advertisement

Agora’nın ortasında Tanrıça Fortuna adına yapılmış thlos biçiminde bir tapınak vardır. Agoranın karşısında bir geç dönem yapısı olan ve bugün müze olarak kullanılan hamam yer alır. Angoramn batısında yan yana üç anıtsal çeşme bulunur. Agoraya bitişik yapılmış olan tiyatro, Side’nin en iyi korunmuş yapısıdır. İS 2. yüzyıla tarihlenen tiyatro 15 bin kişi alabilecek büyüklüktedir. Tiyatronun yanında Tanrı Dionysos’a adandığı sanılan bir tapınak kalıntısı vardır. İÖ 1. yüzyıla tarihlenen tapınaktan sonra yol izlendiğinde yolun sonunda Bizans dönemine ait ev kalıntıları görülür. Yolun meydana açıldığı yerde, deniz suları ile cadde arasında Tanrı Men’e ait olduğu ileriye sürülen bir tapınak daha ortaya çıkar. Meydanın limana yakın yerinde yan yana iki büyük tapınak kalıntısı görülür. Bu tapınakların Athena ve Apollon’a adandıkları sanılır. İki tapmak da İS 2. yüzyıla tarihlenmektedir. Agoradan güneye doğru iİerlendiğinde, M Binası ya da Resmi Agora olarak adlandırılan bir yapı ortaya çıkar. İS 2. yüzyıla tarihlenen bu yapıda birçok heykel bulunmuştur.


Leave A Reply