Sinir Sistemi Nasıl Çalışır? Görevleri (Hareket, Denge ve Refleks)

0

İnsan vücudundaki tüm organların eşleşik olarak çalışmasını sağlayan ve oldukça büyük önem arz eden sinir sistemi nasıl çalışır

Çevre sinirler, telefon tellerine benzetilirse merkez kısmı da aboneleri birbirine bağlayan santral sayılabilir. Merkez sinir sisteminde milyonlarca hücre birbirleriyle bağlanmıştır.

Advertisement
sinir sistemi

Kaynak: commons.wikimedia.org

Hareket.

İstemli bir hareket ilk kaynağını ruhsal uyarmalardan alır. Bu ruhsal uyarmalar beynin üst orta kısmındaki sinir hücrelerinde bir harekete yol açar. Bu hücrelerden kaynağını alan istemli hareketler aksonlarla iletilir. Hareket emrinin yola çıktığı beyin kabuğundaki başlangıç noktasından, bu emri yerine getiren çizgili kastaki bitim noktasına kadar İki tane sinir hücresi (nevron) vardır. Bunlardan birincisi «merkez nevronu», ikincisi de «çevre nevronu»dur.

Beyin kabuğundaki merkez nevronlarından (birinci nevrondan) çıkan sinir tellerinin büyük bir kısmı soğancıkta çaprazlaştıktan sonra omurilikte aşağı doğru iner, omuriliğin ön boynuzlarındaki ikinci nevrona gelir. Oradan çıkan teller de, sinirlerin yapısını teşkil ederek, çizgili kasta sona ererler. Bu hareket yoluna «piramidal yol» denir. Piramidal yol çocuk yürümeye başladığı sırada (9-12. aylar arasında) evrimini tamamlar. Böylece, çocuğun çizgili kasları tamamen piramidal yolun kontrolüne girer, çocuk ayakta durur, yürüyebilir.

Duyu.

Çevredeki his noktacıklarından başlıyarak beynin yan kısımlarında sona eren sinir telleri duyu yolunu meydana getirir.

Çevre sinirleri merkeze iki çeşit duyu taşır: Yüzeysel (sathi) duyu; derin duyu.

Advertisement

1.— Yüzeysel Duyu: Dokunma, ağrı, ısı duyularıdır.

2.— Derin Duyu: Şuurlu derin duyular (durum bilgisi, kemik, mafsal, iç organ duyuları); şuursuz derin duyular (denge gibi).

Dokulardan, organlardan gelen bütün duyu telleri sinir halinde omurilikteki arka köklere varır. Burada duyu yolunun birinci nevronu vardır. Bu nevrondan yukarı çıkan teller soğancıkta ikinci nevrona gelir, oradan beyne gider, yüksek merkezlere erişir. «Talamus» denilen bölgede haz, acı, açlık, susuzluk, cinsel duyular gibi hayati duyularımız dağılır. Böyin kabuğu ise dokunma, ağrı, ısı gibi basit duyularla uğraşır. Bu arada, meselâ, vücuda konan bir pergelin iki ucu arasındaki aralığın yaklaşık olarak anlaşılmasını sağlar; çeşitli uyarmalar arasındaki şiddet farkını anlar. AAeselâ sıcak bir uyarma ile, ondan daha sıcak bir uyarmayı, serinle soğuk arasındaki farkı ayırdeder. Ele alınan bir şeyin biçimini, ağırlığını, örgüsünü, büyüklüğünü anlar.

Tepke (refleks).

Çevreden gelen her hangi bir uyartı karşısında bilincin, İstemin etkisi olmadan meydana gelen, aynı uyartı karşısında daima aynı şekilde beliren hareketlerdir.

Uyarmayı alan hücre, sinir akımını tepki cihazına yollayacak hücre ile arasız olarak temasta ise buna «yalın tepke» (basit refleks) denir. Kas-kemik, deri tepkeleri böyle çalışır.

Bazı durumlarda ise uyarmayı alan hücreyle sinir akımını tepki cihazına götürecek olan hücrenin arası uzaktır. Onun için araya merkez sinir sisteminin başka kısımları girer. Bundan dolayı, uyarmaya verilecek karşılık gecikir. Buna «karmaşık tepke» (kompleks refleks) denir.

Advertisement

Tepkeyi bir örnekle açıklayalım. Tepkelerin en önemlilerinden biri olan (dizkapağı) tepkesini ele alalım.

Dizkapağının alt kısmına bir çekiçle vurulacak olursa bu uyartı uyluk sinirinin duyu dallarıyla omurilikteki merkeze gider. Merkezde duyu hücresinden hareket hücresine atlar, uyluk sinirinin oynatıcı dallarıyla uyluk kasına gelir. Bu kasın kasılmasıyla bacağın alt kısmı öne doğru kalkar.

Heyecana, şarta bağlı tepkeler de vardır. Heyecan tepkeleri başlıca gülme, ağlama şeklinde ortaya çıkar. Şarta bağlı tepkelere gelince; uzun zaman tecrübelerin, tekrarların etkisiyle merkez sinir sistemi yeni tepkeler, edinir. Şarta bağlı bu tepkeler alışkanlıklarımızın halkalarıdır. İstem sayesinde bu tepkelerin önüne geçilebilir.

Dengemizi Nasıl Buluruz

İnsan vücudu yürürken de, dururken de daima denge halinde bulunur. Birçok zamanlar şuurumuzun dışındaki (bilinçdışı) olaylarla elde edilen bu dengeyi «vestileula cihazı» sağlar. Bu cihazın çevre sinir sistemi organları iç kulaktaki yarımay kanallarıdır. Buradan kalkan sinir telleri merkez sinir sistemine (beyincikteki denge merkezine) gider. Bu cihaz bozulursa baş dönmesi olur, insan yürürken de, otururken de dengesini bulamaz.

Beyincik.

İnsanın dengesini, istemli hareketlerinin ahenkli, ölçülü olmasını sağlar. Kafatasının arka çukurunda bir organdır. Beyincik birtakım duyu ve hareket yollariyle hem merkeze, hem de çevreye bağlıdır. Beyincik hastalanırsa denge bozulur, istemli hareketlerde de bir ölçüsüzlük görülür.

Beyincik evrimini yaparken, basit denge merkezlerine ek olarak, yaşlandıkça, ya da yeni hayat şartlarına alıştıkça birtakım karışık denge merkezleri meydana çıkar. Meselâ pilotlarda, cambazlarda, tramplenden atlıyan yüzücülerde beyincikte yeni denge merkezleri meydana gelir.


Leave A Reply