Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler Nelerdir? Madde Madde Açıklamaları

0

Toplumsal, sosyal değişmeye etki eden faktörler nelerdir? Bu faktörlerin özellikleri ve değişmeye etkilerinin maddeler halinde açıklaması.

kalabalık

Kaynak: pixabay.com

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler

a) Fiziksel çevre: Fiziksel çevrede yaşanan doğa olayları, depremler, su baskınları, iklim değişmeleri gibi olaylar toplumu etkiler. Açlık, göç ve yaşam standartlarında meydana gelen değişmeler, bu olayların doğal sonuçlarıdır. Doğa ve insan arasındaki ilişkilerin değişmesi, toplumsal yapıyı da değiştirir.

Advertisement

b) Bilim ve Teknoloji: Bilimsel ve teknolojik gelişme, makine ve elektriğin insan yaşamına getirdiği yenilikleri; kitle iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla yaşanan değişmeleri kapsar. Bu yenilikler, icat ve buluşlar; toplumsal yaşamda hızlı ve derin dönüşümleri, değişmeleri ortaya çıkarmıştır.

c) Kültür: Toplumlararası ilişkiler ve toplumsal iç dinamikler, kültürü etkileyip değiştirir. Böylece maddi ve manevi kültürel unsurların değişmesi toplumsal değişmelere yol açar.

d) Demografi: Nüfusun azlığı, çokluğu, artışı ya da azalması, niteliği, içi ve dış göçler, kentleşme gibi olaylar toplumsal değişmeye yol açan faktörlerdir.

e) Ekonomi: Ekonomik gelişmeler; aile, eğitim, hukuk, ahlâk gibi toplumsal kurumları etkiler ve değiştirir. Örneğin; işbölümünün artmasıyla toplumsal yaşam karmaşık bir hal almıştır. Değer yargıları değişmiş, bireycilik ve resmi ilişkiler artmıştır.

Advertisement

f) Kitle İletişim Araçları: Kitle iletişim araçları yazılı ve elektronik araçlardır. Kitap, gazete ve dergiler yazılı; radyo, televizyon ve video elektronik araçlardandır. Bu araçların hedefi tüm toplum olduğu için bunlar kitle iletişim araçları adını alır. Çağımızda gelişmiş olan kitle iletişim araçları birçok değişmeye neden olmaktadır. Kitle ileşitim araçlarının hem olumlu hem de olumsuz etkileri vardır.

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Fiziki Çevre;

İnsanlar, bir doğal çevre içinde yaşarlar ve bu doğal çevre toplum yaşamını etkiler. Doğal çevrenin toplum yaşamına etkisi olumlu ya da olumsuz olabilir. Örneğin; verimli topraklar üzerinde, ılıman iklimde yaşayan; madenlere, petrole, ormanlara sahip olan toplumlar bu kaynakları değerlendirebiliyorlarsa refah içindedirler. Bu şekilde çeşitli yer altı ve yer üstü zenginliklerine sahip olmayan, kutuplar, çöller gibi doğa koşullarında yaşayan toplumların ekonomik kalkınmayı sağlamaları zordur.

Doğa koşullarındaki değişmeler, toplumsal değişmeye neden olur. Örneğin; deprem, su baskınları, iklim değişmeleri, salgın hastalıklar toplumları etkiler. Çünkü bu olaylar, açlığa, göçlere ve insanların yaşam düzeylerinde değişmelere neden olur.

Doğal çevre, toplum yaşamını etkiler, ama bu etkileme karşılıklı bir etkileşme şeklinde gerçekleşir. İnsanlar da teknoloji sayesinde doğa koşullarını etkileyebilmektedir. Bu etki, olumlu olabildiği gibi olumsuz da olabilmektedir. Örneğin; insanlar bataklıkları kurutarak, sulama yaparak toplumsal yaşamı kolaylaştırabilmektedirler. Toprağın ve suyun iyi kullanılmaması ise insan yaşamını zorlaştırmaktadır. Toprağın yeterli gübreleme yapılmadan ve dinlendirilmeden kullanımı, verimliliği azaltmaktadır. Verimsiz topraklar, insanların iyi ürün alamayıp iyi beslenememelerine neden olur ve insanlar daha verimli topraklara göç edebilirler.

Bu şekilde, insanın doğayı, doğa koşullarının da toplumu olumlu ya da olumsuz etkilemesi toplumsal değişmeye neden olmaktadır.

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Bilim ve Teknoloji

Bilim ve teknolojideki gelişmeler, toplumsal değişmenin ana etmenlerindendir. Değişme üzerindeki etkileri nedeniyle bilim ve teknolojideki gelişmeler, zaman zaman devrimsel bir nitelik de taşımaktadır. Makine ve elektriğin insan ve toplum yaşamına getirdiği hızlı değişimin sonuçları, günlük yaşamda somut bir şekilde gözlenmektedir. Endüstrileşme, kentleşme, verimliliğin ve taşımacılığın, iletişimin hızlı artışı bunun en güzel örnekleridir. Gelişen teknoloji nedeniyle aile, din, sanat, siyaset, ekonomi gibi kurumlarda hızlı değişiklikler yaşanmaktadır. İnsanın yarattığı teknoloji, insan yaşamını değiştirmiştir.

Advertisement

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Kültür

Bir toplumsal değişme kaynağı da toplumun üyelerinin diğer bir kültürün üyeleriyle olan ilişkisidir. Örneğin; toplumlar, başka bir toplumun üyeleriyle ticaret amacıyla karşı karşıya gelebilirler. Bu ilişkiler sonucunda karşılıklı bilgi alışverişi yapılabilir ve her iki toplumun kültüründe de değişmeler olabilir.

Kültür öğelerinin toplumdan topluma ilişkiler sonucu geçişine kültür yayılması adını veriyoruz. Ancak, tüm kültür öğeleri bir başka toplum tarafından aynı ölçüde kabul görmez. Genelde teknolojik ürünler, en çabuk benimsenen kültür öğeleridir. Kültürün manevi öğeleri olan değer ve inançlarsa daha zor benimsenir. Bir kültür öğesinin bir başka toplumda kabul görebilmesi için toplum üyelerinin ona ilgi duyması; onu değerlendirmesi, denemesi, kabul etmesi ve uygulaması gerekir.

Kültür öğeleri genellikle yavaş yayılır. Fakat yavaş yavaş da olsa bir kültür unsuru, birçok toplumda görülür hâle gelebilir. Örneğin; dürüst ve saygılı olma gibi değerler hemen hemen tüm toplumlarda görülmektedir. Bu olay, tıpkı bir havuza taş atıldığında dalgaların giderek genişleyip yayılmasına benzer. Herhangi bir kültürün bir kurumunda meydana gelen değişme, o kültürün tüm öğelerini etkiler. Ancak, kültür içindeki bazı gruplar bu değişime karşı çıkar. Çünkü, değişmeler insanlarda korku, tedirginlik yaratabilir. Örneğin; endüstrileşmenin başlangıç dönemlerinde bir çok işçi, fabrika ortamına ve makineleşmeye karşı çıkmış, hatta sık sık makineleri bozmuşlardır. Ancak, zamanla bu sistemin yararlı yönlerini görmüş ve benimsemişlerdir.

Kültür değişmelerinin azlığı ve çokluğu yaşanılan coğrafi bölgeye göre değişir. Büyük nehir ve deniz kenarlarında, ticari yolların geçtiği merkezlerde kurulan toplumlar için diğer toplumlarla kültürel ilişki kurma ve kültürel değişme şansı daha fazladır. İnsanlar, ticaret nedeniyle ya da başka nedenlerle bu bölgelerde daha sık bulundukları için ilişkiler artmakta ve kültürel yayılma hızlanmaktadır. Örneğin; alfabenin, sayıların kullanılması, enlem ve boylamlardan deniz ulaştırmacılığında yararlanılması, pusula ve yeni inşaat tekniklerinin yayılması böyle olmuştur. Buna karşın, aralarında coğrafi uzaklığın fazla olduğu toplumlarda, kültürel ilişkinin az olması nedeniyle değişme çok daha yavaş gerçekleşmektedir. Güney Amerika’da ve Afrika’da yaşayan öğeleri o toplumları etkilemiştir.

Kültür değişmelerinin bir nedeni de kültürleşmedir. Kültürleşme, iki farklı kültürün birbirini karşılıklı olarak etkilemesidir. Örneğin; yabancı ülkelere giden Türk işçileri hem bu ülkelerin kültüründen etkilenmiş hem de bizim kültürümüzün bazı öğeleri o toplumları etkilemiştir.

Kültür değişmesinin bu dış kaynakları yanında bazı iç kaynakları da vardır. Toplumun kendi iç yapısından kaynaklanan bu etkenlerin başında keşif ve icatlar gelir. Keşif, var olan fakat daha önce insanlar tarafından bilinmeyen bir olayın bilinmesi, anlaşılması demektir: Kan dolaşımının nasıl olduğunun, bazı hastalıkların mikroplarla bulaştığının anlaşılması gibi. Keşifler, bir süre sonra kültürün bir parçası hâline gelir. İlk kullanıma sunulduğunda değişme yaratıcı bir faktördür. Toplumsal değişmeye neden olan bir başka iç faktör icatlardır. İcat, var olan bilgi birikiminin yeni şeyler bulmada kullanılmasıdır. Örneğin, elektrik ampulünün bulunması icattır.

Keşif ve icatların artması ve yayılması sonucunda toplumda değişmeler meydana gelir ve bu değişimler başka toplumlara da yayılır. Her yenilik, diğer yeniliklerin bulunmasını kolaylaştırır. Bu nedenle, değişme oranı ve hızı endüstri toplumlarında endüstrileşmemiş toplumlara oranla daha fazladır.

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Demografi

Bir toplumu meydana getiren bireylerin sayısına nüfus denir. Toplumlarda nüfusun sayısını, bileşimini, dağılımını ve değişimini inceleyen bilgi dalı, demografi (nüfus bilimi) adını alır. Nüfus yoğunluğu ya da büyüme oranındaki hızlı değişikler, olumlu ya da olumsuz yönde toplumsal değişmeye neden olur. Nüfus yoğunluğunun hızla artış gösterdiği bir bölgede artan nüfusun kaynak talebinin karşılanması güçleşir. Dünya nüfusunun bu oranlarda artış göstermesi ise gıda ve doğal kaynakların yetersizleşmesi, hastalık ve kaynaklar üzerinde savaşların artması gibi nedenlerle nüfusun hızla azalmasına neden olabilecektir. Bu hızlı nüfus azalışı ise toplumsal dağınıklık, aktif nüfus sayısında azalma, iş bölümünün sağlanamayışı gibi olumsuz, toplumsal değişmeleri beraberinde getirebilir.

Tarihte, hızla büyüyen nüfusun kaynak kıtlığı nedeniyle dağınık veya kitlesel olarak göç etmesine sıkça rastlanmıştır. Kitlesel göçler, kültürel yayılma ve bazen savaşlar yoluyla diğer toplumların bölgelerinin istila edilmesi şeklinde toplumsal değişmelere neden olmuştur. Tarımsal üretimin önemli olduğu dönemlerde nüfus hızlı bir artış göstermiş; sanayileşmeyle birlikte de bu nüfus kentlere yönelmiştir. Bu hızlı iç göç, kentlerde insanların iş, barınma ve diğer beklentilerinin karşılanmaması nedeniyle bir çok toplumsal soruna yol açmıştır.

Nüfusun çalışma çağında, nitelikli ve üretken olup olmaması da toplumsal değişmeyi etkiler. Çalışma çağında olan nüfus aktif nüfus adını alır ve aktif nüfus, 14-64 yaş arasındaki nüfustur. Çalışma çağındaki nüfusun tümünün aktif nüfus olması, toplum açısından en ideal durumdur. Bu durumda toplum gelişmeye açıktır. Sanayileşmiş toplumlarda doğum hızının durma noktasına yaklaşması ise “yaşlı nüfus”un artmasına neden olmaktadır. Nüfusun büyük çoğunluğunun yaşlı olması, insan kaynağının yenilenmemesine ve okullarda öğrenci sayısının düşmesine yol açmakta, bu da bilim ve teknolojideki gelişmelerin topluma yayılmasını yavaşlatmaktadır. Ayrıca yaşlıların sosyal güvenceleri, bakımı ve korunması da bu alanlara yatırımların artırılmasını gerekli hâle getirmektedir. Günümüzde yaşlı sağlığıyla ilgilenen “geriatri”, yaşlı nüfusun aktifliğinin sürdürülmesinde gittikçe önem kazanan bir tıbbi uzmanlaşma alanıdır.

Nüfusun eğitim durumu da toplumsal değişme üzerinde etkilidir. Günümüzde çağdaş eğitime ve bilgiye sahip olmayan insanlar, ülkelerinin kalkınması için birer güç kaynağı olamazlar. Tersine, sosyal ve ekonomik sorunlara neden olarak gelişmeyi engellerler.

Advertisement

Eğitim, ülkelerin gelişmesi için gerekli insan gücünü yetiştirme, geliştirme ve eğitme işidir. Bu da eğitim kurumlarında yapılır. Bu nedenle, ülkelerin yapması gereken yatırımların başında eğitimle ilgili yatırımlar gelir. Çünkü, eğitime yapılan yatırım, yetişmiş insan gücüne yapılan yatırımdır. Gelişmenin temelinde nitelikli insan gücü vardır.

Nüfusun miktarı, kişi başına düşen ulusal gelir payını etkiler. Nüfus artışını kontrol edemeyen ülkelerde refahın ve fırsatların dağılımında büyük dengesizlikler ortaya çıkmaktadır. Nüfusuna gerekli eğitim, sağlık ve üretim hizmetleri götüremeyen toplumlar, çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Bu tür» ülkelerde toplumsal değişmeyi kontrol etmek ve planlamak güçleşmektedir. Nüfusu gitgide artan ülkelerde kalkınma için yapılacak harcamalar, artan nüfus nedeniyle sağlık, beslenme, eğitim gibi hizmetlere yöneltilmekte ve ekonomik gelişme için gerekli yatırımlar yapılamamaktadır.

Örneğin; yapılan araştırmalara göre 2000 yılında dünya genelinde bir milyardan fazla insanın hiçbir sağlık hizmeti görmediği, yaklaşık 3 milyon çocuğun da tedavi edilmesi mümkün olan bulaşıcı hastalıklardan öldüğü tespit edilmiştir. Görülüyor ki toplumsal değişmeyi istenilen doğrultuda gerçekleştirmek için nüfusun planlanması gereklidir. Aksi hâlde toplumlar, artan nüfusun sorunlarıyla uğraşmak ve gelişememek durumunda kalacaklardır.

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Ekonomi

Toplumsal değişmeyi etkileyen etmenlerden biri de ekonomidir. Ekonomik gelişmeler; aile, eğitim, hukuk, ahlak gibi toplumsal kurumları etkiler ve değiştirir. Örneğin; iş bölümünün artmasıyla toplumsal yaşam karmaşık bir hâl almıştır. Değer yargıları değişmiş, bireycilik ve resmi ilişkiler artmıştır. Kazanılmış statülerin önemi daha da artmıştır.

Ekonomi toplumsal yapıyla karşılıklı etkileşim içindedir. İnsanlar mallar ve hizmetler aracılığıyla yaşayabilmeleri için gerekli ihtiyaçları karşılarken bunları karşılama biçimi ve miktarına göre toplumsal statü de elde ederler. Ayrıca bir ülkede ekonomik alt yapı hukuk, eğitim, din, ahlak vb. unsunları da etkiler. Kapitalist bir ekonomik sistem; girişimi destekleyen bir hukuki yapıya, bu yönde bir eğitime, özgürlükçü bir dini yapıya ve bireyci bir ahlak sistemine olanak verir. Toplumsal yapıda statü ilişkileri; roller ve değerler ise üretimi etkiler. Birincil, samimi ilişkilerin baskın olduğu bir toplumda ekonomik sistem de toplulukçu unsurlar içerir.

Ekonomik kaynakların azlığı ya da çokluğu, gelir dağılımının adaletli olması, gelişmiş bir üretim biçiminin varlığı, yatırımlara ayrılan milli gelir gibi ölçütler, ekonominin genel özelliklerini gösterir. Bunlar toplumu oluşturan insanların ve grupların yaşam biçimini etkiler. Ekonomik koşullar uygunsa toplumsal değişme daha hızlı olur. Endüstrileşmeyle birlikte insanların yaşam biçimi ve yaptıkları işler farklılaşmıştır. İnsanlar tarımı bırakıp fabrikalarda çalışmaya başlamışlardır. İnsanlar arasındaki ilişkiler, ekonomik faktörler tarafından belirlenmiş ve ikincil ilişkiler egemen olmuştur.

Toplumsal Değişmeyi Etkileyen Faktörler – Kitle İletişim Araçları

Kitle iletişim araçları; kitap, gazete ve dergiler yazılı; radyo, televizyon ve video elektronik araçlardandır. Bu araçlar toplumun tümünü hedeflemesi nedeniyle kitle iletişim araçları adını alır. Çağımızda gelişmiş olan kitle iletişim araçları, birçok değişmeye neden olmaktadır.

Radyo ve televizyonla anında birtakım bilgileri uzak yerlere ulaştırma olanağı doğmuştur. Bu sayede modern toplumların gelişmiş kültürleri diğer kültürleri etkilemekte, kültürün evrensel öğelerinde birleşme sağlanmaktadır.

Günümüzde insanlar, kitle iletişim araçlarını eğlenme amacıyla birlikte bilgi alma, toplumsallaştırma ve önemli dünya olaylarını öğrenme gibi amaçlarla kullanmaktadırlar.

Çeşitli televizyon kanalları, değişik kaynaklardan topladıkları haberleri bir araya getirip toplumsal gerçekleri ve sorunları izleyicilere sunmaktadır. Herhangi bir olayın gerçekleşme sürecini ve sonuçlarını sunarak izleyicileri bilinçlendirmekte ve izleyicinin olaya katılımını sağlamaktadır. Dolayısıyla kitle iletişim araçları reklam, propaganda, eğitim ve haberlendirme yoluyla insanların düşünce, inanç, kanı, tutum ve davranışlarını değiştirmektedir. Sonuçta, toplumsal yaşam değişmektedir.

Kitle iletişim araçlarının olumlu etkileri yanında olumsuz etkileri de vardır. Örneğin; televizyonlarda gösterilen macera ve şiddet dolu filmler özendirici olmakta, toplumdaki suç oranının artmasına yol açmaktadır. Ayrıca, kitle iletişim araçlarıyla yapılan propaganda, insanları yanlış seçimler yapmaya yöneltebilmekte; reklamlar, tüketimi ve israfı artırmaktadır.

Advertisement


Leave A Reply