Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Son Yazılar :
    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır
    • PHP2Shell Son Durum: Kritik PHP Açıkları Aktif Saldırılarda Kullanılıyor
    • Atatürk’ün Kültür, Eğitim ve Sanata İlişkin Görüşleri
    • Mustafa Kemal Atatürk’ün Sosyal Bilimlere Katkısı
    NKFUCOM
    • Ana Sayfa
    • Fizik
    • Kimya
    • Biyoloji
    • Mat.
    • Bilim
    • Coğ.
    • Tarih
    • BGVH
    • Rüya Tabirleri
    • Künye
    NKFUCOM
    Ana sayfa » Felsefe » 19. ve 20. Yüzyıl Felsefesi, Pozitivizm, Sezgicilik ve Varoluşçuluk Nasıl Dünyayı Değiştirdi?
    Felsefe

    19. ve 20. Yüzyıl Felsefesi, Pozitivizm, Sezgicilik ve Varoluşçuluk Nasıl Dünyayı Değiştirdi?

    Uğur SAĞLAMBy Uğur SAĞLAM15 Temmuz 2026Yorum yapılmamış4 Mins Read

    Pozitivizm bilimi merkeze alırken, sezgicilik neden aklı yetersiz buldu? Varoluşçuluk bireyin özgürlüğünü nasıl tanımlar? Kant sonrası felsefi akımlar dünyayı nasıl etkiledi? 19. ve 20. yüzyılın en önemli düşünce sistemlerini keşfetmeye hazır mısınız?

    Felsefe tarihi, her dönemde insanın varoluşunu, bilgisini, doğayı ve toplumu anlama çabasının bir yansıması olmuştur. Immanuel Kant ile birlikte modern felsefenin temelleri atılmış, ancak 19. ve 20. yüzyılda felsefi düşünce büyük değişimlerden geçmiştir. Pozitivizm, Sezgicilik ve Varoluşçuluk, bu değişimin en önemli akımları arasında yer alır. Bu yazıda, Kant sonrası felsefi gelişimi ve bu üç büyük akımın temel görüşlerini ayrıntılı olarak ele alacağız.

    19. ve 20. Yüzyıl Felsefesi, Pozitivizm, Sezgicilik ve Varoluşçuluk Nasıl Dünyayı Değiştirdi?

    1. Pozitivizm: Bilginin Sınırları ve Bilimsel Yöntem

    Pozitivizm, metafiziği reddeden ve bilimi yegâne bilgi kaynağı olarak kabul eden bir felsefi akımdır. Kurucusu olan Auguste Comte (1798-1857), bilginin yalnızca gözlemlenebilir ve deneysel verilere dayanması gerektiğini savunmuştur.

    Pozitivizmin Temel İlkeleri

    Comte’a göre bilgi üç aşamadan geçer:

    1. Teolojik Aşama: İnsanlar olayları doğaüstü güçlerle açıklar.
    2. Metafizik Aşama: Olaylar soyut kavramlarla açıklanır, ancak hala kesin bir bilimsel temele oturmaz.
    3. Pozitif Aşama: İnsan aklı, olayları bilimsel yöntem ve deneylerle açıklar.

    Bu teoriye göre, insanlık en yüksek gelişim seviyesine ancak pozitif aşamaya ulaştığında varabilir.

    Pozitivizmin Bilimsel ve Toplumsal Etkileri

    Comte, sadece felsefi düşüncede değil, bilim, sosyoloji ve politika alanlarında da büyük etkilere sahip olmuştur. Matematik, astronomi, fizik, kimya ve biyoloji gibi bilim dallarında kullanılan yöntemlerin topluma da uygulanması gerektiğini savunmuştur. “Sosyoloji” kavramını bilimsel bir disiplin olarak ilk kez o ortaya atmıştır.

    Pozitivizmin temel görüşü, bilimsel olarak doğrulanamayan her şeyin anlamsız olduğu fikridir. Tanrı, ruh, ahiret, özgürlük gibi kavramlar laboratuvarda test edilemeyeceğinden, bunların bilimsel bilgi kapsamına giremeyeceğini öne sürer.

    2. Sezgicilik: Akıl mı, Sezgi mi?

    19. yüzyılın sonlarında Henri Bergson (1859-1941) tarafından geliştirilen sezgicilik (intuituonisme), bilginin sadece akıl ve mantık yoluyla elde edilemeyeceğini savunur. Ona göre insan, hakikati ancak sezgi yoluyla doğrudan kavrayabilir.

    Sezgiciliğin Temel İlkeleri

    Bergson’a göre:

    1. Zekâ maddeyi anlamak için uygundur, ancak yaşamın akışını ve değişimini kavrayamaz.
    2. Sezgi, bilincin en derin katmanına ulaşabilen bir iç görü yeteneğidir.
    3. Yaşam bir “yaşama atılımı”dır (élan vital), yani durağan değil, sürekli bir değişim içindedir.
    4. Özgürlük, sezginin takip edilmesiyle mümkündür.

    Bergson’a göre insan iki tür ahlâk anlayışına sahiptir:

    • Zorunlu (kapalı) ahlâk: Geleneksel kurallara dayanır, bireyi kısıtlar.
    • Sezgisel (açık) ahlâk: Bireyin sezgiyle hareket etmesini sağlar ve gerçek özgürlüğü sunar.

    Bu düşünceler, sanat, edebiyat ve mistisizm gibi alanlarda da etkili olmuştur.

    3. Varoluşçuluk: Özgürlük ve Sorumluluk Felsefesi

    20. yüzyılın en etkili felsefi akımlarından biri olan varoluşçuluk (existentialisme), bireyin varoluşunu, seçimlerini ve özgürlüğünü merkeze alan bir düşünce sistemidir. Søren Kierkegaard (1813-1855), Friedrich Nietzsche (1844-1900) ve Jean-Paul Sartre (1905-1980) gibi filozoflar tarafından geliştirilmiştir.

    Varoluşçuluğun Temel İlkeleri

    1. İnsan önce var olur, sonra kendini tanımlar.
    2. Özgürlük, insanın en temel özelliğidir.
    3. Sorumluluk, özgürlüğün kaçınılmaz bir sonucudur.
    4. Seçim yapmamak bile bir seçimdir.
    5. Anlam, bireyin kendi deneyimlerinden doğar.

    Sartre’ın ünlü eseri “Varlık ve Hiçlik”, varoluşçuluğun temel kavramlarını ele alır. Ona göre insan, kendi varlığını ve anlamını yaratmak zorundadır.

    Özgürlük ve Seçim

    Sartre’a göre, insan, kendi seçimlerinden kaçamaz ve seçim yapmamak bile bir seçimdir. Örneğin, savaştan kaçmak veya kendini öldürmek de birer seçimdir. Özgürlük bir armağan değil, bir yükümlülüktür, çünkü her seçimin sorumluluğunu taşımak zorundayız.

    Bu düşünce, toplumsal baskılar, etik ve bireysel sorumluluk gibi konuları da içine alır. Sartre, insanın özgürlüğünü sınırlayan şeyin aslında yine kendi seçimleri olduğunu savunur.

    Sonuç: 19. ve 20. Yüzyıl Felsefesinin Modern Dünyaya Etkisi

    Bu üç büyük felsefi akım, bilim, sanat, siyaset, psikoloji ve edebiyat gibi birçok alanda derin etkiler bırakmıştır:

    • Pozitivizm, modern bilimsel yöntemin temellerini atmış ve toplumsal düşünceyi şekillendirmiştir.
    • Sezgicilik, sanat ve edebiyatta yeni bakış açıları geliştirmiş, rasyonel düşüncenin sınırlarını sorgulamıştır.
    • Varoluşçuluk, insanın özgürlüğü, ahlâkı ve kimliği üzerine yeni tartışmalar başlatmıştır.

    Günümüzde bu akımlar, teknoloji, bireysel bilinç, yapay zekâ ve etik gibi alanlarda etkisini sürdürmektedir. İnsan, geçmişte olduğu gibi bugün de varoluşunun anlamını aramakta ve seçimlerinin sonuçlarıyla yüzleşmektedir.

    Uğur SAĞLAM

    Uğur SAĞLAM, 1979 yılında İzmir'de doğmuştur. Makine Mühendisi olan Sağlam, 2008 yılından bu yana internet yayıncılığı ve dijital içerik üretimi alanında çalışmalar yürütmektedir. Kurucusu olduğu nkfu.com'da bilim, teknoloji, tarih, eğitim, ekonomi, sağlık ve güncel gelişmeler başta olmak üzere birçok farklı konuda araştırmaya dayalı içeriklerin hazırlanması ve editoryal süreçlerini yönetmektedir. Yıllar içerisinde binlerce özgün makale ve bilgi içeriğinin oluşturulmasına katkı sağlamış, kullanıcıların doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmasını temel ilke olarak benimsemiştir. Dijital yayıncılık, SEO, içerik stratejileri ve web teknolojileri konularındaki deneyimini, sürekli gelişen internet ekosistemine uyum sağlayarak sürdürmektedir.

    Leave A Reply Cancel Reply

    NKFU İçerisinde Arama Yapın

    Son Yazılar

    • Bandırma Vapurunda Atatürk İle Birlikte Olanlar, Vapura Kimler Bindi
    • Atatürkçülüğün Amaç ve Nitelikleri Nelerdir?
    • Cumhuriyet Dönemi Toplumsal Alanda Yapılan İnkılaplar
    • Atatürk’ün “Hayatta En Hakiki Mürşit İlimdir” Sözü ve İlimin Önemi
    • Atatürk’ün Devlet Adamlığı: Stalin’in Sözlerine Karşı Gösterdiği Tarihî Tavır

    Son yorumlar

    1. Image to 3D - Toryum Nedir? Toryum Elementinin Özellikleri ve Kullanım Alanları
    2. Ali Mehmet Türkoğlu - Fes Nedir? Fesin Tarihi ve Fes Çeşitleri Hakkında Bilgi
    3. Sevda Cetin - Bana Arkadaşını Söyle Sana Kim Olduğunu Söyleyeyim Kompozisyon, Anlamı
    4. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    5. İbrahim Sevindik - Anadolu İle İlgili Şiirler, Şiirlerle Anadolu’nun Güzellikleri, Anadolu Şiirleri
    Copyright © 2007 - 2026 NKFU - Atatürk'ün Yolunda, Bilimin İzinde Yayın Yapar!
    • Ana Sayfa
    • Künye
    • Gizlilik Politikası

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.

    Ad Blocker YASAK!
    Ad Blocker YASAK!
    Web sitemiz, ziyaretçilerimize çevrimiçi reklamlar göstererek varlığını sürdürmektedir. Reklam görmek istemiyorsanız lütfen internet servis sağlayıcınızı arayarak internetinizi iptal ettiriniz. BEDAVA hizmet maalesef hiç bir yerde yok.