Acı Para Kitap Özeti – Erol Toy

0

Erol Toy’un Acı Para adlı kitabı konusu, yorumlar, kısa özeti, tanıtımı. Acı Para kitabı ile ilgili bilgi.

Acı Para Kitap Özeti - Erol Toy


Kitabın Adı:Acı Para
Kitabın Yazarı:Erol Toy

Kitabın Özeti:

Tenekeci Hüsnü’nün evinde günlerdir sessiz bir mücadele vardır. Karısı Nemide Hanım, kızları İnci ve küçük Oktay geleceklerini güvenlik altına almak için Çayiçi’ndeki toprakları üzüm bağı yapmak isterler. Çünkü tenekecilik gittikçe körelmektedir. Tenekenin yerini alüminyum almaktadır. Bir kaç yıl sonra hiç iş kalmayacaktır. Hüsnü Efendi, günlerce düşündükten sonra, ailenin isteğini kabul eder.

Ertesi gün Çayiçi’ne giderler. Zorlu bir gün geçirirler. Toprakları sandıklarından daha taşlı çıkmıştır. Akşama değin taş ayıklarlar. Günlerce canlarını tırnaklarında toplayarak çalışırlar. Herkes onlarla alay ettikçe, hevesleri daha da kamçılanır.


Kış geçince yine bağda çalışma başlar. Umduklarından çok başarı elde etmişlerdir. Bağın bir bölümüne de karpuz kavun ekerler.

Eylül gelince kasabada Kız Enstitüsü açılır. Hüsnü Efendi, İnci’yi hemen oraya verir. Oktay’ı da ilkokula yazdırır. Sonuçtan memnundur : Çocuklarının ikisi de sınıflarını birincilikle bitirmişlerdir. Asmalar büyümüş, çabalar boşa gitmemiştir.

İnci okulda kullanacağı iplikleri gidip tuhafiyeci Ertan’dan alır. Kadınların çarşıya çıkması ayıp olduğundan, alış verişi okul müdiresi yapmaktadır. Bundan ötürü, İnci’yi karşısında görünce Ertan şaşırır. Göz göze gelirler. O günden sonra ikisi de birbirlerini unutamazlar. Aradan üç ay geçer. Bağ mevsimi geldiğinden aile geceleri çardakta oturur. Anne yemek hazırlığı yapar. Kızını ve oğlunu su almak için gönderir. Çeşmede Ertan’la karşılaşırlar. Ertan onlara yardım eder. Suları eşeğe yüklerler. Oktay’la eşek önde, İnci ile Ertan da arkada söyleşerek yürürler. İkisi de çok heyecanlanır. Birbirlerini sevdiklerini sezerler.

Yine Eylül ayı gelmiş, dersler başlamıştır. İnci sık sık Ertan’ın dükkanına uğrar, konuşurlar. Sonunda evlenmeye karar verirler. Fakat İnci, bağ işlerinde ana babasına yardım etmek amacıyla evliliği biraz geciktirir. Ertan sabırla bekler.


Öte yandan Hüsnü Efendi, yirmi dönümlük bir bağa kavuştuğundan mutludur. Bahar gelince biraz masraf yapmak gerekeceğini düşünür. Ama yeterli parası yoktur.

Kasabanın zenginlerinden Tabakçıoğlu İbrahim, tefecilikle büyük bir servet yapmıştır. Yüksek faizleri ödeyemeyen borçluların bağlarını ellerinden alır. Şimdi de Hüsnü Efendi’nin güzel bağına göz dikmiştir. Bankaya giderek o yıl köylüler için ayrılan kredilerin hepsini kendi üstüne yaptırır.

Masraf kapıları açılınca Hüsnü Efendi bankaya baş vurur. Fakat müdür geç kaldığını, kredinin tükendiğini söyler. Ondan sonra nereye giderse Tabakçıoğlu ile karşılaşır. Onun kurduğu düzene göre Hüsnü, çaresiz, ayağına gelecektir. Nitekim öyle olur. Hüsnü gelir. Tabakçıoğlu diller dökerek onu kandırır. Boş senetleri imzalatır ve karşılığında bin beş yüz lira verir.

İnci bir gün Ertan’ın dükkanına gider. Ertan, askere çağrıldığını, gitmeden nişanlanmak istediğini söyler. İş büyüklere duyurulur, nişan töreni yapılır. Ertesi gün Ertan askere gider.

Tabakçıoğlu, Hüsnü Efendi’yi yıkmak için bütün gücüyle çalışır. İmzalattığı senetlere on iki bin liralık borç yazar. Durumu öğrenen adamcağız şaşırır. Borcunu hemen ödeyemeyecektir. Buna karşılık tenekeci dükkanını Tabakçıoğlu’na devreder. Bununla yetinemeyen aç gözlü ağa, bağları kendisinin işleteceğini, ancak borcu bitince geri vereceğini söyler. Hüsnü Efendi donup kalır. Tabakçıoğlu’nun tuzağına düştüğünü anlar, ama artık geç kalmıştır.

İnci, ailenin daha fazla sıkıntıya düşmemesi için terziliğe başlar. Kısa zamanda tutunur, öyleyken, İnci babasının üzüntüsünü dağıtamaz. Evde bir ölüm sessizliği hüküm sürer. Hüsnü Efendi bunalınca eşeğine binerek kırlara açılır. Yitirdiği bağına dek uzanır. Bir gün yine oraya gidince aklına ot toplamak gelir. Ot şehirde iyi para etmektedir. Fakat Tabakçıoğlu buna da engel olur. Arkasına kolcularını takar. Hüsnü Efendi ağanın bürosuna çıkar, ot yolmasına izin vermesini diler. Tabakçıoğlu onu azarlayarak kovar.


Kovulmak Hüsnü Efendi’nin ağırına gider. Kırılan onurunu kurtarmak için kendini asmaya niyetlenir. Sonra, korkarak vazgeçer.

Ertesi gün yine büroya gider. «Bey, ot yolmama izin ver» diye yalvarır. Tabakçıoğlu çirkin küfürlerle üzerine saldırır. İş çığrından çıkar. Hüsnü Efendi yeninde sağladığı bıçağı çeker, Tabakçıoğlu’nu delik deşik eder. Sonra da gidip karakola teslim olur.

Kitap Hakkında Yorumlar ve Yargı

«Tezi önceden konmuş, olayları buna göre yürütülmüş, araya işi uzatan bölümler eklenerek beslenmiş, düzen’i eleştiren acele bir roman çalışması.» (Rauf Mutluay).

«Önceki romanını okumak fırsatını bulamamıştım. Yeni yayınlanan romanını okumaya başladım. Yeni sözcükleri, öylesine yerli yerinde kullanıyor ki, tek kelime ile dili ve anlatışı güzel. Yazdığı çevrenin diyalektiğini iyi biliyor. Hepsinden önemlisi, romanını kurarken, kullandığı teknik, ustalığa iyice yaklaştırmış onu. Taşlı bir toprak parçasını, ilkel koşullar içersinde çalışan küçük bir aile nasıl bağ yapıyor, onu öğreniyorsunuz. Bütün bunlar olurken, neler çekiyor insanoğlu ? Sayfa sayfa ilerleyerek bunu izliyorsunuz. Ege’nin başka bir bölgesi, ona konu olmuş. İyi bir romancı, hazırlığı yapıyor durmadan. Acı Para’nın konusunu anlatmıyorum. Okursanız, Ege’de bir kasaba kesiti içinde, değişik bir anlatımla yazılmış insanlarımızı bulacaksınız.» (Ömer Faruk Toprak).





Bir Yorum Yazmak İster misiniz?