Al Takke Ver Külah Ne Demektir? Deyimin Anlamı Hikayesi ve Açıklaması

2
Advertisement

Al Takke Ver Külah ne demek? Al Takke Ver Külah deyimin açıklaması nasıl olmaktadır? Deyimin anlamı, hikayesi ve hakkında bilgi.

Al Takke Ver Külah Anlamı;

Bu deyim, hikâyesindeki mânânın aksine, “yolunda giden alışverişleri, iyi anlaşan ortakları” anlatmak için kullanılır.

1. uzun bir çekişmeden sonra, çekişe çekişe:
“Al takke ver külah, kırsal kesimi çocuğunu okutmanın yararına inandırdık.” – Attila İlhan
2. aralarındaki senli benli ilişkiyi sürdürerek.

AL TAKKE VER KÜLAH

Hikayesi;

Eski zamanlarda tekkeler insanoğlunun insan-ı kâmil olgunluğuna ulaşabilmesi için belli bir yöntem uygulayan bir tür mektep işlevi görür ve sıkı bir nefis eğitimi verirmiş. Seyr ü sülük denilen bu eğitim sürecini tamamlamak kolay bir iş değilmiş.

Advertisement

Vakti zamanında derbeder bir derviş bir tekkeye mürit olmuş. Dervişin sabrını imtihan etmek ve onu nefis terbiyesine alıştırıp içindeki benliği yok etmek için kendisine sıkı talimat verilmiş:

– Ne denirse densin kızmayacaksın, her şeye eyvallah diyeceksin, son derece sabırlı ve sakin olacaksın, demişler.

Derviş bunların hepsini kabul etmiş. Tekkeden kendisine hırka, tespih, bir de takke vermişler. Dervişin sırtından çıkan eski elbiselerle yağlı külahını bohçalayıp bir köşeye kaldırmışlar.

Ancak zaman geçtikçe derbeder derviş, tekkenin disiplinli ortamı ve bitmez tükenmez sabır imtihanlarından yorulmuş. Her şeye eyvallah demekten artık tahammülü bitmiş ve sabır çanağı taşmış. Bir gün kendi elbiselerini bulup bohçayı açmış ve sırtındaki hırka ile takkeyi çıkarıp eskilerini giymiş. Tekkenin meydancısına da şöyle demiş:

Advertisement

– Erenler ben gidiyorum. Şeyh efendiye çok selam söyleyin. İşte hırkanız, işte tespihiniz, işte takkeniz. Eyvallahı da içinde. Böylece teslim ediyorum, alın takkenizi, verin külahımı demiş.

Bu deyim, hikâyenin aksine işlerin yolunda gitmesi, karşılıklı iyi anlaşma durumunda kullanılır.


Al Takke Ver Külah Deyimi

Al Takke Ver Külah Deyimi

Vaktiyle gençten bir derviş, bir tekkeye mürid olmuş. Tekkenin gediklileri, bu yeni gelen dervişi önce bir güzel tembihlemişler:

“Burada kızmak yoktur. Ne denirse eyvallah vardır. Sabırlı olacaksın. Boynun eğik olacak, miden çok dolmayacak…”

Advertisement

Tekkedekiler, dervişe bir hırka, bir takke, bir de tesbih vermişler. Üzerinde bulunan eski elbiselerini ve kafasındaki yağlı külahı da çıkartıp almışlar.

Bir süre sonra, dervişin canı burnuna gelmiş. Bakmış olacak gibi değil. Bu müridliğe ne sabır dayanır ne can. Yüklükten eski elbiselerini ve külâhını almış. Kendisine verilen hırkayı, tesbihi ve takkeyi de geri koymuş. Kapıdan çıkarken de şöyle seslenmiş:

“Baba erenler, sizi Allah mübarek etsin. Verdim takkenizi aldım külahımı, ben gidiyorum.”

Advertisement

2 yorum

  1. O teşbih değil tesbihdir. Teşbih dediğiniz şey benzetmedir.İki kelimenin anlamı farklı olduğu gibi 2 yerde aynı hatayı yapmışsınız.

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?