Alice Harikalar Diyarında Kitap Özeti Konusu – Lewis Carroll

0

Lewis Carroll’ın en büyük eseri Alice Harikalar Diyarında kitabının konusu, özeti, karakterleri. Alis Harikalar Diyarında hakkında bilgi.

Alice Harikalar Diyarında

Alis Harikalar Diyarında, yazarın bilimsel eserleri dışında yayımladığı ilk çocuk öyküsüdür. Resimli olarak çıktığı günden bu yana bütün dünyada bilinen, aranan, her dile çevrilen eser; bir çocuğun düşler karmaşası içinde onun dünyaya bakış özelliğini, yaşamın çocuk ruhundaki derin renkliliğini, doğanın yaratıklarıyla görüntülerinin zenginliğini üstün bir başarıyla sergiler.

Advertisement

Alice Harikalar Diyarında

Kitabın Özeti

Alice, içinde hiçbir resim olmayan, harflerle dolu ilginç bir kitap okuyan ablasıyla nehir kıyısında oturuyordu. Can sıkıntısından ve sıcaktan bunalan Alice, çiçekten çelenk yapmayı düşünürken bir anda önünden kuyruklu ve saatli konuşan bir tavşan geçti. Tavşan geç kaldığı için kendi kendine konuşurken, Alice onu takip etmeye karar verdi, ancak tavşan bir deliğin içinde kayboldu.

Alice onu deliğe kadar takip etti ve peşinden deliğe düştü. Düşüşünün hızından, zamanından ve mesafesinden habersiz, karanlık boyunca ilerledi. Zihninde sayısız soru belirdi ve karanlık aydınlanırken, kitaplık, dolap, saat, coğrafya haritaları gibi birçok nesnenin de deliğe düştüğünü fark etti.

Raflardan birinden bir kavanoz portakal reçeli aldı ama kısa süre sonra kavanozu boş olduğunu gördü. Aniden büyük bir yaprak yığınının üzerine düştü ve zemine ulaşmıştı.

Advertisement

Alice uzun bir koridora ilerledi ve sonunda Beyaz Tavşan’ın aceleyle çıktığını gördü. Onu takip etmeye çalışırken birçok kapısı olan uzun, loş bir odaya girdi. Cam masanın üzerinde bir anahtar görünce onunla kapıları açmayı denedi ama anahtar hiçbirine uymuyordu. Sonunda, anahtarla kolayca açılan küçük bir kapı buldu, ancak kendisi  içinden geçemeyecek kadar büyüktü. Kapı, çiçekler ve çeşmelerle dolu güzel bir bahçeye açılıyordu.

Alice bahçeye girebilmek, kapıdan geçebilmek için can atıyordu. Bu seferde cam masada üzerinde “Beni iç” yazan bir cam şişe buldu. İksiri içtikten sonra kapıya sığacak kadar küçülmeye başladı ama çok geçmeden anahtarı cam masada unuttuğunu fark etti ve ağlamaya başladı.

İçinde bisküvi olan bir cam kutu buldu ve üzerindeki mesajda “Ye beni” yazıyordu. Alice kurabiyeyi yedi, boyu ta ki başı tavana vurana kadar uzamaya başladı. Tekrar ağlamaya başladı, gözyaşlarına boğuldu, artık bahçeye giremeyecek kadar büyük olduğunun farkındaydı.

Kısa süre sonra tıkırtı sesleri duydu ve beyaz eldivenli Beyaz Tavşan ve bir yelpaze ile çıkageldi. Tavşan Düşesi görmek için geç kaldığından bahsediyordu. Alice onunla konuşmaya çalıştı. Tavşan korkuyla kaçarken eldivenleri ve yelpazeyi fırlattı. Alice bunları aldı, eldivenlerini eline geçirdi ve yelpaze ile yellenmeye başladı.

Yellendikçe tekrar küçülmeye başladı, anahtarı aldı ve kapıdan geçmek için tam boy uygun boya gelene kadar yelpazeyi kullandı. Ancak kendini gözyaşlarından oluşan tuzlu su birikintisinde buldu. Yüzmek zorunda kaldı ve suda yüzen birçok hayvanla da tanıştı.

Bir sürü ördek, kurbağa, fare yüzerken kartal, baykuş, papağan uçuyordu. Sonunda hindi, renkli kertenkele, dev kurbağa, ayılar, tavşanlar ve birçok farklı kuş gibi birçok hayvanla tanıştığı kıyıya ulaştı. Elbisesinin suyunu silkelerken Beyaz Tavşan yine belirdi ve ondan yelpazesi ve eldivenini getirmesini ister. Alice’i hizmetçisi zannetmiştir.

Advertisement

Tavşanın istediklerini almaya tavşanın evine giren Alice masanın üstünde duran şişeyi içmeye kalkınca bu sefer büyümeye başlar. O kadar çok büyümüştür ki kafası tavana geliyordur. Eve sığmaz olur ve kolunu pencereden dışarı çıkarır, büyümesi durur. Ancak kıpırdaması mümkün değildir. Tavşan ve adamları eve girmek için başarısız bir kaç denemede bulunur. Sonunda Alice’e çakıl taşları atmaya başlarlar. Ancak attıkları taşlar yere düşünce pastaya dönüşür ve Alice de onlardan yiyerek tekrar evden çıkabileceği normal boyutlarına geri döner. Ormana doğru kaçarak uzaklaşır.

Ormana Dalış

Ormanda bir mantarın üzerinde oturan bir Tırtıl ile karşılaşır. Ona değerli bir tavsiyenin yanı sıra değerli bir araç da verir: İki yüzü olan mantar. Mantar Alice’in istediği gibi büyüyüp küçülmesini sağlıyordur. Alice ceplerini mantar ile doldurur.

Alice ormandaki yürüyüşüne devam eder. Bir açıklıkta küçük bir eve rastlar ve içeri girebilecek kadar küçülür. Düşesin evidir; Düşes ve Aşçı şiddetli bir şekilde savaşıyordur ve ortada duran bebeğin güvenliği konusunda endişesiz görünüyorlardır. Alice bebeği de yanına alır ama çocuk bir domuza dönüşür ve ormana doğru kaçar. Alice daha sonra Cheshire kedisi ile tanışır. Kedi sürekli sırıtıyordur. Cheshire kedisi, ormanda yolunu bulmasına yardım eder, ancak onu, tanıştığı herkesin delireceği konusunda uyarır.

Alice Harikalar Diyarında

Alice, Mart Tavşanı’nın evine gider ve burada Çılgın Çay Partisi’ne katılır. Partide Mart Tavşanı, Şapkacı ve Fındık Faresi vardır.  Şapkacı çalışmayı bıraktığından beri saat hep altıdır ve bu nedenle her zaman çay saatidir. Çılgın Çay Partisi’nin katılımcıları, Harikalar Diyarı’nın tümünde tartışmaya açık olanlardan bazılarıdır. Alice onları terk eder ve içinde kapısı olan bir ağaç bulur: kapıdan baktığında, macerasının başlangıcındaki kapılarla çevrili koridoru görür. Bu sefer hazırlıklıdır ve daha önce gördüğü güzel bahçeye ulaşmayı başarır. Kendini Kupa Kraliçesi’nin bahçesinde bulur. Orada, vücutları iskambil kağıdı şeklinde olan üç bahçıvan gülleri kırmızıya boyuyordur. Kraliçe onların beyaz gül diktiklerini öğrenirse, kafalarını uçuracaktır. Kraliçe çok geçmeden gelir ve onların infazını emreder; Alice onların büyük bir saksıda saklanmalarına yardımcı olur.

Kroket Oyunu ve Mahkeme

Kraliçe, Alice’i Harikalar Diyarı’nda çok zor bir oyun olan kroket oynamaya davet eder, çünkü toplar ve tokmaklar canlı hayvanlardır. Kraliçe oyununu beğenmediği kişilerin de kafasını kestirmektedir. Alice çaresizlik içindedir. Düşes gelir ve onu deniz kenarına götürür. Burada Alice sahte kaplumbağa ve Grayphon adındaki yaratıklarla karşılaşır. Bunlar onun şerefine bir parti düzenlerler ve dans ederler.

Yaşanan bir olayın ardından kurulan mahkeme de şahitler ve suçlu kişiler bir bir boy gösterir. Mahkemede jüri üyeleri bir fare, bir dağ gelinciği, bir kurbağa, bir kirpi ve diğer hayvanlardan oluşuyordur. Bir kupa vale kraliçenin tatlısını çaldığından dolayı idam edilecektir. Kraliçe jüri üyeleri hiç görüşmeden idamın gerçekleşmesini ister. Alice de şahit olarak dinlenir. Alice bu mahkemenin sahte olduğunu haykırır. Kraliçe Alice’in başının kesilmesini ister. Alice bu arada yeniden büyümeye başlar ve hiçbirinden korkmadığını haykırır. Hepsinin sadece bir iskambil kağıdı olduğunu söyler. Bunun üzerine iskambil kâğıtları üzerine gelmeye başlar ve Alice dehşet içinde uyanır.

İskambil kâğıtları sadece üzerine düşen ağaç yapraklarıdır. Meğerse Alice rüyasında harikalar diyarında gezmiştir. Uyandığında da rüyasına birebir gördüklerini ablasına anlattır ve evine doğru gider.

Lewis Carroll

Lewis Carrol

Lewis Carrol “Charles Lutwidge Dodgson”, İngiliz yazarı ve matematikçisidir (Cheshire/Daresbury 1832 – Surrey/Guildford 1899).

Oxford’da matematik öğrenimi yaptı, aynı yerde matematik dersleri verdi (1855-1881), 1861’de papaz olduysa da hiçbir yerde papazlık yapmadı. Carrol Lewis imzasıyla Oxford College müdürünün küçük kızı Alice Liddell için yazdığı Alis Harikalar Diyarında (Alice’s Adventures in Wonderland) 1865, gerçek adını unutturduğu gibi çocuk klasikleri arasına girdi, hemen her dile çevrildi, birkaç kez filme çekildi. Through the Looking-Glass (Aynanın İçinden) 1872; The Hunting of the Snark (Düş Canavarının Avlanması) 1876, asla ilk kitabının düzeyine erişemeyen başlıca eserleridir.

Advertisement

Fantezi, mantık ve saçmalık öğelerini ustaca harmanlayıp çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çeken güzel eserler verme başarısını göstermiş kendine özgü bir yazar olarak bilinir.


Leave A Reply