Atatürk’ün Bilim ve Teknolojiye Verdiği Önem – Bu Konudaki Çalışmaları

6
Advertisement

Atatürk bilime ve teknolojiye neden önem vermiştir, bu konuda neler yapmış ve demiştir? Atatürk’ün bilime verdiği önem ile ilgili yazı.

Atatürk ve Bilim

Atatürk’ün Bilim ve Teknolojiye Verdiği Önem

Atatürk birçok savaşı kazanmış bir komutan ve askeri deha olmanın ötesinde bütün dünyayı etkileyebilen bir lider ve devlet adamıdır.

Onun kişilik özelliklerine bakıldığında kalıplaşmış gelenekçi anlayışlara bağlı kalacağı kesinlikle düşünülemez. Atatürk’ün yeni Türk devletini kurmada ve bu devletin ekonomik, politik ve hukuki alt yapısını oluşturmada göstermiş olduğu özen ve gayret akla ve bilime her zaman inanmasından kaynaklanmıştır.

Atatürk; karanlıkların aydınlanmasının, sorunların çözümlenmesinin yolu olarak bilim ve teknolojiyi rehber edinmiş, bu düşüncesini her fırsatta gelecek kuşaklara öğüt olarak vermiştir.

Advertisement

Atatürkçülüğün temel yapı taşlarından ve Atatürk’ün temel inanışlarından en önemlisi, devleti çağdaş toplumlar seviyesine çıkarabilmektir. Atatürk, aklın ve bilimin rehberliğini her fırsatta dile getirmiş değerli bir devlet adamıdır.

Atatürk’ün;

sözleri, onun bilime ve teknolojik gelişmeye ne kadar önem verdiğinin en açık kanıtı durumundadır.

Atatürk; ilerleme yerine gerilemeyi tercih edenleri bilgisizliğe ve gaflete düşenler olarak yorumlayıp çağdaşlaşmanın önünde duramayacağını her fırsatta ifade etmiştir.

Atatürk, Türk milletini geri bırakan nedenleri iyi belirleyip, bu engelleri tek tek ortadan kaldırmanın yollarını aramıştır.

Advertisement

Bu nedenler içerisinde en önemli unsurun, Cumhuriyet devrine kadar bilim ve teknoloji açısından önemli çalışmanın yapılmaması olarak belirtmiş, Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak için Batı’nın her türlü ilminden buluşundan ve ilerlemelerinden yararlanılması gerektiğini belirtmiştir.

Atatürk “…….milletimizi fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır.” diyerek Cumhuriyetin temel prensibinin bilime ve teknolojik gelişmeye bağlı olduğunu ifade etmiştir.

Atatürk, bilim ve teknolojinin gelişmesinin temelde;
  • Hızla değişen ve gelişen dünyaya ayak uydurmak
  • İlme ve akılcılığa önem vermek
  • Taassuba ve körü körüne bağlılıktan uzak durmak
  • Halkı gelişmelere karşı bilinçlendirmek
  • Bilim ve teknolojinin gelişmesi için tedbirler almak
  • Toplumsal değişime ve gelişmelere duyarlı olmak

İlkelerinde olduğunun altını her konuşmasında dile getirmiştir.

Atatürk bu değişim ve gelişim sürecini; Türkiye Cumhuriyeti’nin temel niteliklerini ve ilme ve fenne verdiği önemi şu sözleriyle ifade etmiştir.

Advertisement

“Ben, manevi miras olarak hiç bir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimiz, fakat asla taviz vermediğimiz akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişini inkâr etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler bu temel üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”


6 yorum

Leave A Reply