Atatürk’ün Son Günleri ve Ölümü

0
Advertisement

Atatürk’ün son günlerinde neler yaşanmıştır? Atatürk’ün son günleri ve ölümü ile ilgili olarak kısaca bilgilerin verildiği yazımız.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, hayatı boyunca milletine her alanda hizmet etti. Milletin huzuru, güveni ve mutluluğu için çalıştı.

Atatürk’ün hastalığı ile ilgili ilk şikâyetleri 1937 yılında başladı. 1938 yılında iştahsızlık ve halsizlik hissetmeye başlamış ayrıca kaşıntılar ortaya çıkmıştır. Fakat doktorlar bu hastalığın teşhisini uzun bir süre koyamadılar. Yalova kaplıcalarına dinlenmek için gittiğinde Dr. Nihat Reşat Belger Atatürk’ün hastalığının siroz olduğunu belirledi.

Atatürk ve Anıtkabir

Hastalığın teşhisi geciktiği için hastalığın ilerlemesi engellenemedi. Buna rağmen Atatürk’ün hastalığı Türk milletinden ve dünyadan gizlendi. Çünkü Hatay’ın anavatana katılması çalışmaları devam ederken Atatürk’ün hastalığının duyulması, Türkiye için olumsuz bir gelişme olurdu.

Advertisement

Atatürk’ün rahatsızlığı dünya basınında geniş yankı buldu. Atatürk’ün öleceği yolunda haberler başladı. Atatürk tüm bunlara meydan okurcasina 19 Mayıs 1938’de Ankaralıların karşısına çıktı. Hataylılara yalnız olmadıklarını bildirmek ve Türk Devleti’nin gücünü diğer ülkelere göstermek isteyen Atatürk, 1938 yılında Mersin ve Adana gezilerine çıktı. Bu gezilerde ordunun tatbikatlarını ve geçit törenlerini hasta olmasına rağmen ilgi ile izledi.

Geziden sonra Ankara’ya döndü. Hem tedavi olmak hem de dinlenmek için İstanbul’a gitti. Doktorlar, onun sağlığına kavuşması için yoğun bir çaba harcadılar.

İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı yerine Savarona yatında kalmayı tercih etti. Atatürk doktorların dinlenmesi yolundaki ısrarlarına rağmen ülke işleriyle ilgilenmeye devam etti.

Hastalığın iyice ilerlemesi üzerine Dolmabahçe Sarayı’nda dinlenmeye alındı. Atatürk 2 Eylül 1938 tarihinde hasta yatağında yatarken Hatay’ın bağımsız bir devlet olduğu haberini alınca buna çok sevindi.

Advertisement

Atatürk’ün hastalığı ciddiyetini korumaya devam ediyordu. Kendisini iyi hissettiği bir gün, noter çağırarak vasiyetnamesini hazırlattı.

Atatürk vasiyetnamesinde, mal varlığının büyük bir bölümünü kendisi tarafından kurulan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumuna bağışlamıştır (5 Eylül 1938).

Vasiyetinde ayrıca Türk ordusuna Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği kahramanlıktan dolayı teşekkür etti.

Atatürk’ün karnından son kez 16 Ekim’de su alındı, ardından Atatürk komaya girdi.

Advertisement

1 Kasım 1938’de cumhurbaşkanı tarafından yapılması gelenek hâline gelen TBMM’nin yeni yılı açış konuşmasını, Atatürk’ün yerine yine başbakan yaptı.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?