Atatürk’ün Son Zamanları

0

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün son zamanları ile ilgili olarak genel bilgiler veren yazımız. Atatürk son dönemlerinde neler yapıyordu?

Atatürk ve Anıtkabir

Atatürk’ün rahatsızlığı 1936 yılı sonlarında anlaşılmaya başlandı. Sağlık bakımından eski kuvvetli ve dinç hali görünmemekle birlikte, halinde yorgunluk farkediliyordu. 1937 yılı içinde karaciğerinden rahatsız olduğu, vücudunun bazı yerlerinde kaşıntılar oluştuğu saptanmıştı. Bu kaşıntılar sürekli olmayıp, arada olması önceleri önemsenmedi. Bu arada burun kanamaları da görülmeye başlamıştı. Bu kaşıntı ve kanamalar 1937 yılı içinde sürüp gitti.

1938 yılı ocak ayında Yalova’ya geldi. 22 Ocak günü Yalova’da yeni yapılan Termal Oteli’nin açılışında bulundu. Ayın sonuna dek burada kaldı. Bu arada Termal kaplıcasının doktoru Nihat Reşat Belger tarafından muayene edildi. Muayene sonunda hastalığının siroz olduğu belirlendi. Daha sonra özel doktoru Prof. Neşet Ömer İrdelp de aynı tanımayı yaptı. Artık iyileştirme çalışmaları bu hastalık üzerinden yapılıyordu. Atatürk, eski Atatürk değildi. Yüzü solgun ve neşesizdi.

Şubat’ın birinci günü Yalova’dan Bursa’ya gitti. Yolda Gemlik Yapay İpek Fabrikası’nın açılış töreninde bulundu. Bursa’da çok şiddetli bir yağmur altında bekleyen halkın içten sevgi gösterileriyle karşılandı. Halkın bu içten sevgisi üzerine Atatürk, üstü açık bir araba ile Bursa’ya girdi. O gece Bursa Belediyesi Atatürk onuruna bir balo tertiplemişti. Baloda bulunan Atatürk, ertesi gün Merinos fabrikasının açılış töreninde bulundu ve Bursa’da bulunan köşkünü, Çelik Palas hisselerini, Bursa Belediyesi’ne armağan etti.

3 Şubat 1938 günü Bursa’dan Mudanya’ya geldi, Ege vapuru ile İstanbul’a geçti. 25 Şubat’ta Ankara’ya döndü. O günlerde Ankara’da toplanmış bulunan Balkan Devletleri Konseyi’nin başbakanları ve dış işleri bakanları ile görüştü. Ancak Atatürk, Yalova, Bursa gezilerinde üşütmüş ve hastalanmıştı. Bir süre Çankaya Köşkü’nde dinlendi. Bu sırada Fransa’nın dünyaca ünlü iç hastalıkları doktoru, Prof. Dr. Fissenger davet edilerek Türkiye’ye gelmesi istendi. Profesörün muayenesi sonunda sağlığının yerinde olduğu bir buçuk ay dinlenmesi gerektiği bildirildi.

Atatürk artık iyileşmişti. Dinlenme günlerinde Ankara’nın yakınlarında geziye çıkıyordu. Bu arada Gazi Orman Çiftliği’ni, Çubuk Barajı’nı gezdi. Ulusuna armağan ettiği çiftliklerinin, Ankara Belediyesi’ne bağışladığı arsalarının devir işlerini tamamlattı. 19 Mayıs 1938 günü, Ankara 19 Mayıs Stadyumu’ndaki gençlik gösterilerini izledi. Aynı gün akşamı güney illerimize geziye çıktı. 20 Mayıs 1938 günü Mersin’e geldi. Mersin’de deniz kenarında bulunan Vali Konağında kaldı. Dört gün süre ile kaldığı Mersin’de, Silifke ve çevresini de gezdi. Köylülerle konuşarak onların dert ve dileklerini dinledi. Mersin yakınlarındaki Kız Kalesi’ni ve Pompei harabelerini gördü.

Mersin’e geldiği gün askerlere resmi geçit yaptırmış ve kaldığı süre içinde askerleri denetlemişti.

24 Mayıs günü Mersin’den Adana’ya geldi. Burada da askeri geçit yaptırmıştı. 26 Mayıs günü Ankara’ya döndü. Güney illerine yaptığı bu gezi onu yormuş ve hastalığı yinelemişti. Dinlenmek ve tedavi olmak için İstanbul’a geldi. Fransa’dan Prof. Dr. Fissenger bir kez daha getirtildi. Yanında Türk doktorlarından Profesör Neşet Ömer İrdelp, Profesör Operatör Mim Kemal Öke ve Profesör Dr. Nihat Reşat Belger vardı. Ayrıca Berlin’den ve Viyana’dan da doktorlar davet edilmişlerdi. Hastalık ilerlemeye devam ediyordu. Atatürk’ü kurtarmak için her çareye başvuruluyordu. Deniz havası iyi geldiğinden bir süre Savarona Yatında kalması uygun görüldü. (5 Haziran 1938). 19 Haziran 1938’de özel olarak İstanbul’a gelen Romanya Kralı’nı yatta kabul etti. Ertesi gün bakanlarla dört buçuk saat süren bir toplantı yaptı.

24 Haziran’da Marmara Denizi’nde bir geziye çıkmış, Marmara Adası, Erdek’e kadar gitmişti. 4 Temmuz 1938’de Hatay Antlaşması yürürlüğe girdi. Atatürk bu olaya çok sevinmişti. Ayrıca yurdun her tarafından Atatürk’e gelen telgraflar bu olayı kutluyordu.

Temmuz ayı sonlarına kadar Savarona’da kalan Atatürk, kesin bir dinlenme yapmak için Dolmabahçe Sarayı’na alındı. 3 Eylül 1938’de Hatay Devleti’nin kuruluşunu kutladı. Hastalığı durmuyordu. Bu nedenle, rahatsızlığı açıkça anlaşılıyordu. Hastalığından iyileşme ümitlerini yitirdiği bir gün, (5 Eylül 1938) İstanbul Üçüncü Noterini çağırtarak vasiyetnamesini yazdırdı.

16 Ekim 1938 günü ilk krizi geçirdi. Bu nedenle sağlık durumunu bütün ulusun bilmesi için sağlık raporu yayınlandı. Bu yayın işi 22 Ekim’e dek sürdü. 29 Ekim 1938 Cumhuriyet Bayram’nı Ankara’da kutlamak istiyordu. Ama, hastalığının ağırlığı nedeniyle gitmesi olanaksızdı. İlk kez Ankara’da, O’nsuz Cumhuriyet Bayramı töreni yapılacaktı. Kurduğu cumhuriyetin 15. yılında bulunamamak onun ve Türk ulusunun kara yazgısıydı. Her yıl Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışında bulunur, hükümetin ve devletin yaptığı ve yapacağa işleri söylerdi. Bu yıl o da yapılamıyordu. Hazırladığı konuşmayı Celal Bayar okudu. On beş gün rahatsız bir hastalık donemi geçiren Atatürk, bu kez bir kriz daha geçirdi.

Atatürk’ün Son Günleri İçin Buraya Tıklayınız.


Bir Yorum Yazmak İster misiniz?