Atik Ali Paşa Camii Hakkında Bilgi

0

Atik Ali Paşa Camii nerededir? Atik Ali Paşa Camii kim tarafından ne zaman yaptırılmıştır? Atik Ali Paşa Camii tarihçesi, mimarisi hakkında bilgi.

Advertisement

Atik Ali Paşa Camii

Atik Ali Paşa Camii; İstanbul Çemberlitaş’ta II. Bayezid’in sadrazamlarından Atik Ali Paşa‘nın 1496’da yaptırdığı camidir. Beş kubbeli bir son cemaat yeri, yalın bir minare ve ibadet mekânından oluşur. İbadet mekânı merkezde bir kubbe, ona mihrap yönünde eklenen bir yarım kubbe ve iki yanda ikişer küçük kubbeyle örtülür. Bu örtü sistemi “T” biçiminde bir plan şemasının üstünü örter. Dolayısıyla, Âtik Ali Paşa Camisi erken Osmanlı mimarlığına özgü bir tip olan “ters T planlı” ya da “zaviyelitabhaneli” camiler grubuna girer. Ama bu grupta yer alan öteki yapılardan büyük ölçüde farklıdır ve klasik üslupla erken Osmanlı üslubu arasında bir geçiş örneği niteliğindedir. Ana kubbeye bir yarım kubbe eklenmiş olduğundan, cami mimarlığında genişletilmiş merkezi mekân anlayışına ulaşan çizginin ilk örneklerinden birinin Atik Ali Paşa Camisi sayılması gerekir. Beri yandan iki yanında yer alan ve ikişer küçük kubbeyle örtülü olan mekânlar, ana mekâna (ortada birer ayağa oturan) ikişer kemerle açılmaktadır. “T” planlı camilere özgü olan çok parçalı mekân düzeni, böylece bütünleşmiş bir merkezi mekâna doğru yönelmiş bulunmaktadır.

Atik Ali Paşa Camisi strüktürel özellikleri açısından olduğu kadar, malzeme ve yapım tekniği açısından da Osmanlı klasik dönem mimarlığına ulaşan çizgide önemli bir ara aşamadır. Plan şemasının çok benzediği Rum Mehmed Paşa Camisi’nde bir erken Osmanlı tekniği olan almaşık duvar kullanılırken, Atik Ali Paşa Camisi’nde kesme taş duvara geçilmiştir. Kitle düzeni bakımından da erken dönem anlayışından uzaklaşma belirgindir. İlerde Sinan ve ardıllarının yetkinleştireceği piramidal kitle etkisinin ilk örneğinin de Atik Ali Paşa Camisi olduğu söylenebilir.

Tasarım bakımından Atik Ali Paşa Camisi kubbenin yarım kubbeyle genişletilmesi denemelerinden biridir. Bu deneme daha önce Edirne’deki Beylerbeyi Camisi (1429), Tire’deki Yeşil Cami (1441), İstanbul’da Üsküdar’daki Rum Mehmed Paşa Camisi (1471) ve Eski Fatih Camisi (1463-71) gibi yapılarda da yer almıştır. Osmanlı mimarlığında yarım kubbe sorununun yoğun biçimde gündeme gelmesinin İstanbul’un fethinden sonra Ayasofya’nın tanınmasıyla birlikte ortaya çıktığı bilinmektedir. Ayasofya uyarıcı ve yol gösterici bir örnek olmuş, Rum Mehmed Paşa ve Eski Fatih camilerinden başlayan ve Atik Ali Paşa Camisi’ni de içeren bir denemeler sürecini harekete geçirmiştir. Osmanlı mimarlığı Ayasofya’yı strüktürel açıdan aşacak olan örneklerini, içinde Atik Ali Paşa Camisi’nin çok önemli bir yer tuttuğu bu sürecin sonunda ortaya koymuştur.

Caminin içinde yer aldığı külliye medrese, imaret, han, sıbyan mektebi, türbe ve çeşmeden oluşmakla birlikte bugün bu yapıların çoğu mevcut değildir. Osmanlı döneminde yabancı devletlerin elçileri konuk edildiği için Elçi Hanı adıyla anılan han ve imaret yıkılmıştır. Medresenin bir bölümü de 19. yüzyılın sonlarında Divanyolu genişletilirken kesilmiştir.

Advertisement


Leave A Reply