Aydınoğulları Beyliğinde Sanat ve Eserler

1

Aydınoğulları Beyliğinde sanat ve sanat eserleri. Aydınoğullarında kültür ve medeniyet, tarihi eserler.

Advertisement

Aydınoğulları Beyliği’nden günümüze ulaşan en erken tarihli eser, Birgi Ulu Camisi ya da öteki adıyla Aydınoğlu Mehmet Bey Camiidir. Özellikle Anadolu Selçuklu geleneklerine bağlı olan bu yapı, 1312’de Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırıldı. Kare planlı, mihraba dik beş nefli, tipik bir çok ayaklı ulu cami örneğidir. Düz ahşap tavan, doğrudan doğruya kemer duvarları üzerine oturur. Önünde yedi bölümlü bir son cemaat yeri bulunan caminin güneybatı köşesindeki minareinde, firuze sırlı tuğlalar, baklava ve zikzak biçiminde sıralanmıştır. Birgi Ulu Camisi bir yapılar topluluğunun (külliye) parçasıdır. Cami, medrese ve türbeden oluşan bu yapılar topluluğundan caminin batı cephesinde bulunan 1334 tarihli Aydınoğlu Mehmet Bey Türbesi ise günümüze gelebilmiş kare planlı, pandantifti kubbesi olan bir mezar anıtıdır.

Aydınoğulları’ndan günümüze kalan en önemli mimarlık eseri, Selçuk (Ayasuluk) İsa Bey Camisidir. 1374’te Aydınoğulları’ndan İsa Bey’in yaptırdığı bu caminin planındaki belirgin özellik, Şam Emeviye Camisi’nden gelen ve Diyarbakır Ulu Camisi gibi bazı Artuklu camilerinde uygulanan şemanın yeni boyutlar içinde denenmesidir. Yapıda mihrap duvarına paralel düz ahşap çatılı iki uzun nef, ortada arka arkaya iki kubbeyle kesilmiştir. Önünde düz ahşap çatılı revaklar ve ortada sekizgen havuzuyla revaklı avlu, doğu ve batı taçkapılarının bitişiğinde birer minare vardır. Anıtsal, mermer bloklarla kaplı olan batı cephesi, iki kat pencere sıraları ve ortadaki taçkapısı ile Klasik Osmanlı camilerinin revaklı avlu cephelerine öncü sayılır. Cami ve avlu boyunca uzanan mermer kaplı ve çok gösterişli batı cephesi, iki kath pencere dizisiyle hareketlendirilmiştir. Dar ve uzun bir dikdörtgenden oluşan batı taçkapı, cami ile avluyu ayıran sınırda, mermer ve renkli kaplamalanyla dikkati çeker. 19. yüzyılda cami, bir kervansaraya dönüştürülerek mihrap yerine bir kapı açıldı. Yapı son yıllarda kapsamlı bir onarımdan geçirildi.

Aydınoğullarının önemli kentsel merkezlerinden biri de Tire’dir. Tire Ulu Camisi olarak bilinen yapının yazıtı bulunmamasına karşın, Aydınoğulları’ ndan Cüneyt Bey’in 14. yüzyılda yaptırdığı sanılır. Aydınoğlu Mehmet Bey’ in 1334’te yaptırdığı Mehmet Bey Camisi ise tek kubbeli, önünde iki bölümlü ve kubbeli son cemaat yeri bulunan yalın bir yapıdır. Tek şerefeli minaresinde renkli tuğlalarla kilim desenini andıran motifler işlenmiştir. Tire’in Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Kara Hasan Camisini 1384’te Aydınoğullanndan Cüneyt Bey’in kardeşi Kara Hasan Bey yaptırmıştır. Yine Aydınoğulları döneminde yapıldığı bilinen bir dinsel yapı da 1358’e tarihlenen Gürcü Melek Camisi‘dir. Günümüzde müze olarak kullanılan Yahşi Bey Camisi 1429’da yaptırmıştır. Hafsa Hatun Camisi, Duatepe Mahallesi’ndedir. 1354’ten kalan camiyi Aydınoğlu İsa Bey’in kızı Hafsa Hatun yaptırdığı için bu adla anılır. Dere Mahallesi’ndeki 1338 tarihli Tabakhane Mescidi ile Bahariye Mahallesi’ndeki 1338 tarihli Çanakçı Mescidi de Aydınoğulları döneminin yapılarıdır. Tire’deki mezar anıtlarmın önemli örneği Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Aydınoğlu Süleyman Şah Türbesi dir. 1349’da yapılan türbe, kare planlı, yüksek sekizgen kasnağa oturmuş tek kubbeli bir yapıdır. İçinde Süleyman Şah’tan başka eşinin ve oğlunun mezarları da vardır. Kurtuluş Mahallesi’ ndeki 1314 tarihli Alihan Türbesi ise Tire’nin Aydınoğulları’na ait en erken tarihli mezar anıtıdır. 1954’te bütünüyle yenilenen İbni Melek Türbesi, açık türbe biçimindedir ve yaklaşık 1418’de tarihlendirilir. Ayrıca Yahşi Bey’in 1429’da yaptırdığı Tire Kapalıçarşısı ile 1429’da tarihlenen Kutuhan ve Tire Bedesteni gibi yapılar dikkati çeker.

Aydınoğullarının önemli kentlerinden olan ve adını bu beylikten alan Aydın merkezinde ise tek bir eser günümüze gelebilmiştir. Alihan Baba Türbesi adıyla anılan mezar anıtı, moloz taşla yapılmış ve duvarlarında yer yer tuğla kullanılmıştır. Kare planlı, sekizgen kasnaklı ve üstü bir kubbeyle örtülen türbe günümüzde çok yıkık durumdadır. Yazıtı bulunmadığı için yapım tarihi bilinmemektedir.

Advertisement


1 Yorum

Leave A Reply