BEN Nedir? Ben Anlamları Hakkında Bilgi

0
Advertisement

Ben kelimesinin farklı alanlarda ki anlamı ile ilgili genel bilgiler. Tıp, felsefe ve psikoloji de ben kavramı hakkında bilgi.

Ben, yüz, alın ya da vücudun öteki bölümlerinde çoğu doğuştan bulunan renkli leke ya da kabartılar. Sonradan benler genellikle gebelikte, cinsel organ hastalıklarında, hormon dengesizliklerinde ve yaşlılık nedeniyle oluşurlar. Dış derinin alt tabakalarında pigmentli (boyarmaddeli) hücrelerin oluşturduğu benlerle (melanonit) kan damarlarının oluşturduğu benler ve şarap lekesi denen ben, yaşam boyu sürer. Benler plastik cerrahi ya da ışın tedavisiyle yok edilebilirler.

Felsefe. Psikoloji ve psikanalizde, bireye gerçeklik arasında aracı rolünü oynayan ruhsal öğe, önde gelen işlevi, gerçekliği algılayıp ona uyarlanmaktır.

“Ben” (Ego), gerçeklik ilkesinin yürütme organı olup algı, eylem, bellek, duygulanımları, düşünme, çatışan düşünceleri uzlaştırma, karşıtları birleştirme, anlık yaratıcılığı harekete geçirme gibi işlevleri de vardır. Kendine özgü bir düzeninin olmasıyla karmaşık olan “id”den (ilkel benlik) ayrılır. Işlevleriyse, fiziksel erginleşmeye ve deneysel etmenlere bağımlı olarak yavaş yavaş gelişir. Küçük çocuklar henüz kendi benlerinin bilincinde olmadıklarından kendilerini algıladıkları objelerle özdeş sayarlar. Doğumla birlikte dış dünyadan gelen uyarıcılar organizmayı etkiler. Yıllar geçip deneyimler biriktikçe anlık olgular yeni bir ruhsal yapı kazanır; böylece büyük ölçüde toplumsal etki ve ilişkilerini bir ürünü olarak “ben” biçimlenir. Aynı zamanda bilinçli ve bilinçdışı uyarıcıların da denetlenip ayıklandığı yer olan “ben”, idealist felsefelerin tümünde saltık, yaratıcı bir ilke olarak kavranır. Örneğin, Descartes felsefesinin temel düşüncesi, Cogito ergo sum (düşünüyorum, öyleyse varım) ben’i tüm bilgilerimizin kaynağı olan töz olarak kabul eder.

Fichte’nin felsefesinde de tüm evreni ben olmayan biçiminde ortaya koyan saltık yaratıcı ilke olarak “ben” büyük bir önem taşır. Bu felsefede ben, öncesiz-sonrasızdır. Hesap-lanamaz ve ölçülemez. Fiziksel bir nesne gibi verilmediği, onun “yapılması” gerektiği belirtilir. Fichte’nin sözcükleriyle ben, bir “olgu” değil bir “edim”dir ve değişik bir düzene, doğa alanından çok, erekler alanına, varlık alanından çok, değerler alanına ilişkindir. Ben, kendi kendisini özgür bir edimle özgün bir akt aracılığıyla bulur. Onun gerçek özü ve anlamı etkinliktir. Etkinliğine sahne olacak bir dünya ister, üstünde edimde bulunacağı bir özdek olmadan edimde bulunamaz. Bu nedenle tüm evreni ben-ol-mayan olarak ortaya koyar.

Advertisement

Psikoloji. Bireysel psikolojik oluşun tümü biçiminde tanımlanabilen “ben” (ego) psikoloji alanındaki yapıların en önemlisi ve doğal koşullar altında genellikle en güçlüsüdür. “Ben”in gelişimi, fiziksel olgunlaşmaya göre ve dış dünyadan gelen uyarıların kişiler üzerinde ilk etkileri bırakmaya başladığı, doğumdan beri süregelen yaşantı etkenlerine göre değişir. Bireyin normal

bir biçimde büyümesi ve toplumsallaşması, “ben”in çevresindeki nesneler, insanlar ve toplumsal düzenlemelerle olan ilişkilerinin doğuşu ve çoğalması anlamına gelir. “Ben”in toplumsal ilişkilere girmesi, bireyin ilgilerinin artmasına, yeni gereksinmelerin, isteklerin ve hedeflerin oluşmasına yol açar. Ben’le öteki nesneler, insanlar vb arasındaki ilişkinin niteliğiyse, “ben”in algılama biçimini ortaya koyması bakımından önemlidir.


Leave A Reply