Bisiklet İle İlgili Ansiklopedik Bilgiler

0
Advertisement

Bisiklet aracının tarihi, özellikleri, Bisiklet sporu ve Türkiye’de Bisiklet ile ilgili bilgilerin yer aldığı yazımız.

Bisiklet

BİSİKLET, iki yanında bulunan pedallar aracılığıyla hareket eden bir tekerlekli binek aracı, Fransız soylusu Sivrac tarafından bir oyuncak olarak yapılan ve “Celerifere” adı verilen araçtan doğduğu kabul edilir (1790).

Ayaklarla yeri iterek yürütülen bu iki tahta tekerlekli, tümüyle tahtadan yapılma araç, zamanla yine aynı temel içinde değişik biçimler ve adlar aldı. 1817’de, yine bir Fransız olan Drais de Senerbron, “Draisiennes” adını verdiği aracı yaptı. Bunu da, 1818’de İngiliz Birch’ün demir aracı izledi. Bugünkü biçimine en yakın olanı ortaya çıkaran kişiyse Fransız Pierre Michaux oldu. Michaux, 1855’te tahtadan yaptığı bu iki tekerlekli araca ilk pedalı uygulayan kişi olarak tanınır. Pierre Michaux, 1861’de oğlu Ernes Michaux’nun da yardımıyla ürettiği 150 adet aracın tümünü hemen sattı. 1869’da, bu kez demirden yapılan aynı modeldeki araca “Bukuklos (İki çember)” adı verildi. 1875’te ise, Trutault, tekerleklerin üzerine kauçuktan yapılma lastikler geçirmek yoluyla bu alanda yeni bir atılım yapmış oldu. 1879’da da, İngiliz Lawson, pedalı arka tekerleğin eksenine bir zincirle bağlama sistemini geliştirdi. 1889’da bugünkü görünümünü aldı; günümüze kadar da hızla gelişti.

Bisiklet Sporu. Bisikletin bir spor aracı olarak ilk kez kullanılması 1869’da gerçekleştirildi. Paris Rouen arasında yapılan 126 km’lik dünyanın ilk bisiklet yarışını, 10 saat 23 dakikada bitiren James Moore kazandı. Bu tarihten sonra bisiklet sporu hızlı bir gelişme ve yayılma gösterdi. Dünyanın ilk velodromu (bisiklet yarışlarının yapıldığı, özel bir pisti kapsayan stad), 1891’de Fransa’da sıkıştırılmış toprakla yapılan Courbevoie oldu. Bunu hemen bir yıl sonra Buffalo ve 1898’de de Paro de Prince izledi. 14 Nisan 1900’de kurulan “L’Union Cycliste Internationale (Uluslararası Bisikletçiler Birliği)” ise bugünkü Uluslararası Bisiklet Federasyonu’nun temelini oluşturdu.

Advertisement

Yarış Bisikleti. Yol yarışlarında 10 kg ağırlığındaki bisikletler, pist yarışlarındaysa, 5.750 ve 6.500 kg ağıriığındaki bisikletler kullanılır. Bu ağırlıklar, teknolojik gelişmeler ve yeni maddeler arayışları ile daha da hafifletilmeye çalışılmaktadır. Bisiklet ne kadar hafif olursa, üzerindeki yarışmacı o kadar hızlı kullanabilir. Yarış bisikleti; kadro (bisikletin çatısı), didon, fren, tekerlek (göbek, jant, teller ve lastikten ibaret) ayna dişlisi, pedal, kalpiye, vites ve seleden oluşur. Pist bisikletlerinde fren kullanılmaz, yol yarışlarında kullanılan lastiklerin ağırlığı 125-375 gr arasındadır.

bisikletYarışma Türleri. Bisiklet sporunun çok değişik türleri vardır. Dağlık alanda, düz yollarda, kapalı salonlarda, pistte, motosiklet arkasında yapılır. Ayrıca, bu yarışmalar, amatör ve profesyonel olmak üzere iki ayrı dalda gerçekleştirilir. Bisiklet yarışmaları genelde iki bölüme ayrılır:

1.Yol yarışları; etaplı yarışlar, tek günlük yarışlar, saate karşı yapılan yarışlar, motor ardı yarışlardır. Etaplı yarışlar, büyük turlar olup, bunların en ünlüsü, 1903’ten bu yana düzenlenen Fransa Turu’dur. Saate karşı olan yarışlarsa bisikletçinin 60 dakikalık süre içinde yol aldığı km’ye göre değerlendirilir.

2.Pist yarışları; 4 km takım, 4 km pursuit, 1 km hız, tur atlama, Amerikan yarışı, altı gün altı gece yarışı vb…

Advertisement

Türkiye’de Bisiklet Sporu. Bisikletin Türkiye’de bir spor dalı olarak benimsenmesi 20. yüzyılın başlarına dayanır. 1910’da Türkiye’de bisiklet sporunun başladığı görülür. Bu spor dalına etkinlikleri arasında yer veren ilk kulüp Fenerbahçe oldu. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kuruluşundan sonra (1923) oluşturulan Bisiklet Federasyonu’nun başkanlığına, Türkiye’ de bisiklet sporunun temelini atan Muvaffak Menemencioğlu getirildi. Bisiklet Milli Takımı 1924 Paris Olimpiyatları’na götürüldü. Bu tarihten sonra Türkiye’de bisiklet sporunda, Batılı anlamda yepyeni bir dönem açıldı. Bu arada Türkiye’de ilk İstanbul ve Türkiye bisiklet şampiyonaları düzenlendi. Cavit Cav, hem hız ve hem de dayanıklılıkla İstanbul ve Türkiye şampiyonluklarını kazandı. 1927’de İstanbul Taksim Stadı’nda, Bulgarlarla yapılan yarışma, Türkiye’de düzenlenen ilk uluslararası bisiklet yarışması oldu.

1928 Amsterdam Olimpiyat Oyunları’ nda, Galip-Cavit Cav kardeşler,Taceddin, Yunus Nüzhet Ayyıldızlı formayı temsil ettiler, 1929’da kaldırılan Bisiklet Federasyonu; 1933’te yeniden kuruldu. 1948 Londra Olimpiyat Oyunları, yeni bir dönem başlattı. 1953’te düzenlenen Ankara-İstanbul Uluslararası Yarışması, bu dalda önemli bir atılımın başlangıcını oluşturdu. Uluslararası İstanbul-Ankara Yarışması’nın yerini daha sonra Marmara ve Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet turları aldı. Bu dönemde, Mustafa Palaska, Mustafa Ertan, Bedri Sakarya, Nusret Ergül, Rıfat Çalışkan, Çetin Yüce, Nazmi Ayvalı, Ertuğrul Arlı, Erol Küçükbakırcı vb yeni adlar yetişti.

Rıfat Çalışkan, 1966 Almanya Bisiklet Turu’nda bir etap kazanarak Türk bisiklet sporunda büyük bir başarı sağladı. İstanbul ve Ankara dışında, Konya da bisiklet sporunda olumlu etkinlikleriyle dikkat çeken bölgelerden biri oldu. Türkiye’de, Konya ve Balıkesir’de iki velodramda pist yarışmaları düzenlenir. Türk bisikletçileri, genelde pist yarışmalarından çok, yolda yapılan dayanıklılık yarışlarında daha başarılı olmaktadır.

Ülkemizde düzenlenen en önemli yarışma ise Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Yarışmasıdır.

Advertisement

Leave A Reply