Çalıkuşu Kitap Özeti – Reşat Nuri Güntekin

21

Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı kitabının karakterleri, özellikleri ve özeti. Çalıkuşu kitabı konusu özeti, Çalıkuşu kitap incelemesi

Çalıkuşu Kitap Özeti – Reşat Nuri Güntekin

Defalarca televizyonlara uyarlanmış olan Reşat Nuri Güntekin‘in Çalıkuşu isimli eserinin kitabının özeti aşağıda yer almaktadır. 2013-2014 döneminde yeniden uyarlanarak televizyonlarda yeniden dizisi çekilen ve bu sebeple yeniden popüler olan Çalıkuşu kitabını okumanızı şiddetle tavsiye ederiz. Eğer okuyacaksanız özeti okumamanızı tavsiye ederiz.

Çalıkuşu

Çalıkuşu Romanının Özeti

Feride hareketli, yaramaz ve aynı zamanda da dışarı hiçbir zaman vurmasa bile duygusal bir kızdır. Üç yaşına kadar Musul’da yaşamış olan Feride buradaki kuraklıktan dolayı ailesi ile birlikte Kerbelâ’ya göçmüştür. İstanbul’a göçmeden önce altı yaşındayken annesini kaybeder. Bundan sonra Feride teyzesinin yanına İstanbul’a gelir. İstanbul’da yeni akrabalarıyla tanışan Feride, burada da yaramazlıklarını sürdürür. Yalnız bir tek Besime Teyzesinin oğlu olan Kâmran’a karşı çekingenliği ve cesaretsizliği vardır. Kâmran ise yaşça Feride’den büyüktü ve çok uslu ve ağırbaşlı biridir. Feride dokuz yaşındayken de büyükannesini kaybetmiştir. Sonra Feride on sene boyunca okuyacağı Sör Mektebine yazılır. Okula başladıktan kısa bir süre sonra da babasını kaybeder. Yaramazlıklarına okulda da devam eden Feride bu yüzden arkadaşlarından ayrı bir şekilde tek başına oturtulmuştur.

Feride birçok kişinin cesaret edemeyeceği işlerde yapardı. Meselâ her teneffüs okullarındaki ağaca tırmanır ve daldan dala atlardı. İşte bunu gören muallim ona “Bu kız insan değil ÇALIKUŞU” diye bağırmış ve o günden sonra Feride’nin adı ÇALIKUŞU olarak kalmıştır.Feride ile Kâmran genelde birbirleriyle kavga ederler. Ama ikisinin esas ilişkisi Feride’nin yine ağacın üstündeyken bir akşam Kâmran ile Neriman adında dul bir kadının konuşmalarını duymalarıyla başlar. Bu günden sonra Kâmran Feride’den korkmaya başlamıştır ve ona, bu olayı kimseye anlatmaması için, düzenli aralıklarla hediyeler gönderir. Fakat bu hediyeler Feride’yi kızdırıyordur. Bir yaz Feride Tekirdağ’a başka bir teyzesini yanma gider.

Teyzesinin kızı Müjgân Feride’nin çok sevdiği, ağırbaşlı ve Feride’ye ailede tek söz geçirebilen kişidir. Feride okulda, arkadaşları kendi sevgililerinden konuşurlarken o da konunun dışında kalmamak için, Kâmran’ı kendi sevgilisi gibi anlatmıştır. Feride bunu Müjgân ablasına anlattığı zaman , Müjgân, Feride’nin Kâmran’ı sevdiğini anlar ve her zaman Feride’nin ağzından Kâmran’la ilgili laf almaya çalışır. Kâmran Müjgân’ın da düşündüğü gibi o yaz Tekirdağ’a gider. Bir gün salıncakta sallanırken Kâmran Feride’ye evlenme teklif eder ve daha sonra nişanlanırlar.

Feride, Müjgân ablasının önceden de tahmin ettiği gibi Kâmran’ı çok seviyordur fakat nedense Kâmran’a karşı çok çekingen davranıyordur. Onunla yan yana gelmemeye özen gösteriyor ve doğru düzgün konuşmuyordur. Kısaca Kâmran’dan kaçıyordur.

İstanbul’a döndükten bir süre sonra Kâmran, amcasının teklifini Feride ile birlikte değerlendirir ve en sonunda memuriyetini yapmak için amcasının yanına Avrupa’ya gitmeye karar verir. Bu memuriyet dört sene olmasına rağmen ikisi için de çabuk geçer. Fakat düğüne üç gün kala hiç beklenmedik bir olay olur. Feride bahçede dolaşırken kapının önünde siyah çarşaflı bir kadın görür ve o kadın Feride’ye Kâmran’ın Avrupa’da başka bir kadını sevdiğini söyler. Yanında Kâmran’ın yazdığı bir mektubu getirir. Bu olayı öğrenen Feride derhal evi terk eder ve kendi hayatını kurmak ve yaşamak için Anadolu’ya gitmeye karar verir.

Zeyniler Köyü

İstanbul’dan çıkmadan önce Feride annesini dadısı olan Gülmisal Kalfanın evinde kalır. Yaklaşık bir bir buçuk aylık bir beklemeden sonra Bursa’nın merkez rüştiyesinde Coğrafya ve Resim muallimliğine tayin edilir. Fakat Feride Bursa’ya gittiğinde bir başkasının daha aynı göreve atandığını görür. Bir aylık bir beklemeden sonra bu görev Feride’ye çıkartılmıştır. Fakat Feride müdürün ısrarcı teklifleri ve diğer öğretmenin ağlayışları ile hazırlanan bu tuzağa, hayat tecrübesi olmadığı ve kalbinin çok temiz olması nedeniyle düşerek, görevinden istifa edip Bursa’nın yakınında Zeyniler Köyünde muallimliğe geçer. Müdürün Feride’yi kandırmak için öve öve bitiremediği Zeyniler Köyü daha doğru dürüst yolu olmayan hatta okulu bile ahırdan bozma bir yerdir.

Munise Hayatına Giriyor

Feride önceleri hiç sevmediği o can sıkıcı ve karanlık yeri alıştıkça sevmeye başlıyordun Bu köyde hemen derse başlamış ve öğrencilerle iyi ilişkiler kurmuştur. Fakat öğrencilerinin arasında Munise adında bir kız onu çok etkilemiştir. Bu kız babası ve ablasıyla kalıyordun Bu kızı çok sevdiği için onunla diğerlerine oranla daha fazla ilgileniyordur. Bir gün Munise bir kabahat işler ve babası onun üzerine yürüyünce evden kaçar. Karlarla bir gün boğuştuktan sonra Munise Feride’ye sığınmaya karar verir. Feride bu olay üzerine, Munise’nin babasından da izin alıp onu evlatlık edinir.

Feride her geçen gün bu küçük köye alışmaktadır. Bir gün köye bir müfettiş gelir ve okullarını ziyaret eder. Daha önceden de belirttiğim gibi ahırdan bozma bu okulu müfettiş gördüğünde bu okulda ders yapılamayacağını söyler ve okulu kapatmaya karar verir. Feride’ye ise onu başka bir okula tayin edeceğini söyler. Feride, Maarif Müdürünün yanına gittiğinde müdür ona açıkta yer olmadığını söyler. Ama müdürün odasında eski bir arkadaşını görüp, onunla Fransızca konuşmaya başlayınca bu olay sayesinde Bursa Darülmuallimatında çalışmaya başlar.

Feride bu okulda da çok mutlu olmuş ve yine öğrencilerle çok iyi ilişkiler kurmuştur. Artık Feride çok güzel bir genç kız olmuştur. Bu güzelliği nedeniyle kendisine Bursa’da “ipekböceği” ismini takarlar. Okul çok iyi gidiyordur fakat okulda çok sevdiği ve kendisine çok yakın hissettiği Şeyh Yusuf Efendi, Feride’ye aşık olmuştur. Üstelik bunu Feride’den başka herkes bilmektedir. Bir gün bunu bir arkadaşı Feride’ye söyleyince Feride çok utanır ve artık insan içine çıkamaz olur. Çünkü Şeyh Yusuf hastalanıp ölünce Feride’ye herkes suçluymuş gibi bakar ve Feride buna daha fazla dayanamayarak Çanakkale’ye gider.

Çanakkale Günleri

Maarif Müdürünün emriyle Çanakkale Rüştiyesi’ne emri çıkan Feride, Munise’yi de alarak Çanakkale’ye yerleşir. Fakat güzelliği burada da herkesin dikkatini çeker ve bu sefer ona “Gülbeşeker” ismini takarlar. O çevrenin en zengin ailesinin kızlarının öğretmenliğini yapan Feride, kızın da isteğiyle konağa davet edilir. Fakat bu davetin sebebi başkadır. Konağın sahibi Nerime Hanımın amcasının oğlu ihsan, Feride’yi beğenmiştir. Davetin esas sebebi evlenme teklifidir. Fakat Feride bu teklifi herkesi şaşırtacak şekilde reddeder. Bu olaydan kısa bir süre sonra Hafız Kurban Efendi adında evli bir adamdan daha evlenme teklifi alan Feride bu teklifi de reddeder. Tabii Feride artık sokağa çıkamaz olmuştu.

Bir süre sonra da Nazmiye adında bir arkadaşının davetini iyi niyeti nedeniyle kabul eden Feride başına neler geleceğini bilmiyordur. Arkadaşı Feride’ye nişanlısını ve nişanlısının en yakın arkadaşı olan Burhanettin adında birini tanıştırır. Daha sonra yemeğe indiklerinde bütün salon Burhanettin ve Gülbeşeker diye inliyordur. Bu davet aslında Burhanettin Bey ile Feride’nin arasını yapmak için düzenlenmiştir. Bu olaydan sonra Feride artık Çanakkale’de de daha fazla kalamayacağını anlar ve okulun müdiresinin birkaç yakın arkadaşı ile görüşmek için İzmir’e gider. Fakat burada işler istediği gibi gitmez. En sonunda oranın en zenginlerinden birinin kızlarına Fransızca dersi vermeyi kabul eder. Artık Feride ve Munise köşkte kalıyorlardır.

Fakat köşkün sahibinin oğlu Cemil Bey gece Feride’yi merdivenlerde sıkıştırır. O evden ayrılmadan önce Kâmran’ın önceki yaz evlendiği haberini alır. Daha sonra Maarif idaresine gittiği zaman Kuşadası’nda Türkçe ve resim muallimine ihtiyaç olduğunu öğrenir. Feride bu görevi kabul ettikten sonra, Anadolu yolculuğunda son durağı olan Kuşadası’na hareket eder.

Kuşadası’nda okulu istediği gibi yöneten Feride burada da kutluluğu bulmuştur. Ancak Kuşadası’na gittikten bir ay sonra Muharebe başlar ve okul, kumandanlığın emriyle hastaneye dönüştürülür. Feride, daha önce Zeyniler’de tanıştığı bir doktoru, Hayrullah Bey’i, burada tekrar görünce, onun ısrarı sonucu hastane de hemşirelik yapmaya başlar. Hemşireliğe başladıktan bir ay sonra Feride’nin hastası ihsan Bey olur. ihsan Bey muharebede ağır yaralanmış ve ameliyat edilmiştir. Feride hem İhsan Bey’e acıdığı hem de Kâmran’ı unutmak için, İhsan Bey’e evlenme teklifi etmiş fakat kendine acıdığını anlayan İhsan Bey bu teklifi reddetmiştir.

Hayrullah Bey

Muharebe bittikten sonra mektep tekrar kurulur ve Feride “Müdire” olur. Fakat acılar burada da Feride’yi bırakmaz ve Feride Munise’yi toprağa vermenin üzüntüsü ile tam on yedi gün boyunca kendine gelemez. Onun bu durumunu gören ve onu bir kızı gibi seven Hayrullah Bey, Feride’yi iyileşinceye kadar bekler ve onu yanına alır. Bu olaydan sonra Feride artık Hayrullah Bey ile birlikte kalmaya başlar. Fakat Feride’nin Hayrullah Bey’in yanında kalması halk tarafından hoş karşılanmaz ve ikisi hakkında kötü dedikodular çıkar. Bunun üzerine Hayrullah Bey dedikoduları engellemek için Feride ile evlenir.

Feride ise evlenmeyi kabul ederken hayatında ilk ve tek sevdiği Kâmran’dan da ayrılmış oluyordu. Bu durumu anlayan Hayrullah Bey ölmeden önce son isteği olarak Feride’den İstanbul’a gitmesini ister ve Feride’ye Kâmran’a iletmesi için bir mektup verir. Bu mektupta Kâmran’a Feride’nin kendisini ne kadar sevdiğini yazar. Ayrıca mektubun içine bu kitabı oluşturan Feride’nin günlüğünü de koyar.

Feride bu son istek üzerine İstanbul’a gittiğinde Kâmran’ı ne kadar sevdiğini bir kez daha anlar. Kâmran’da evlendiği kadını kaybetmiştir. Ayrıca Kâmran evlense bile yalnızca Feride’yi sevmiştir. Kâmran bu günlüğü okuyunca Feride’nin de kendisini sevdiğini anlar. Bunu amcasına anlattığında amcası ve Kâmran, Feride’nin haberi olmadan kadıya giderler ve nikâh kıydırırlar. Böylece Feride bu kadar acıdan sonra haberi olmadan hayatta en çok istediği kişiyle evlenir ve en sonunda mutluluğu bulur.

Reşat Nuri Güntekin

Reşat Nuri Güntekin

REŞAT NURİ GÜNTEKİN

1889 yılında İstanbul’da doğmuştur. Edebiyat fakültesinden mezun olduktan sonra çeşitli yerlerde öğretmenlik yapmıştır. Müfettişlik, Paris Kültür Ateşeliği’nde de bulunmuştur. 1956’da vefat etmiştir. Hikâye, roman, tiyatro alanında eserler vermiştir. Akıcı, gerçekçi romanlarıyla tanınır. Başlıca eserleri, Çalıkuşu, Yaprak Dökümü, Acımak, Yeşil Gece, Balıkesir Muhasebecisi, Anadolu Notları’dır.

Türk Edebiyatının en çok sevilen ve okunan romanlarından biri olan Çalıkuşu, özellikle öğretmenlik mesleği meselesine getirdiği bakış açısıyla oldukça etkili olmuş bir romandır. Anı biçiminde ve sade bir dille yazılmıştır. Konusunu Anadolu’da öğretmenlik yapan bir bayan öğretmenin maceralarından alır. Dönem içinde yetişen nesillere yol gösterici bir işlev yüklenmiştir. Yazar Hakkında Daha Fazlası


Çalıkuşu Daha Kısa Kitap Özeti:

Kitabımızın kahramanının ismi Feride’dir. Feride küçük yaşta öksüz kalmış bir kızdır. Öksüz kaldığı için teyzesinin yanına gelip onun yardımına başvurur. Teyzesi ise onu bir Fransız okuluna yazıdır üstelik bu okul yatılı bir okuldur. Feride oldukça zeki ve başarıldırı ancak aynı zamanda da biraz afacandır. Okulda oldukça yaramaz ve hareketli olmasından sebebiyetle okuldaki öğretmenleri Feride’ye “Çalıkuşu” takma adını takarlar. Çalıkuşu ismi buradan gelmektedir.

Feride okulu her tatile girdiğinde mutlaka tatillerini teyzesinin yanında geçirmektedir. Feride günden güne büyür ve oldukça güzel bir kız olup çıkıverir. Bu arada platonik aşıkları da oluşmaya başlar bunlardan birisi teyzesinin oğullarından Kamuran’dır. Kamuran Feride’yi için için sevmeye başlamıştır bile. Ancak bu sevgiye Feride’de karşılık verir ve Kamuran ile Feride arasında bir sevgi başladığı için bunu çok arzulayan teyzesi de durumdan haberdar olduğundan hemen bu iki genci nişanlar. Ancak Feride’nin mutluluğu çok uzun sürmez. Kamuran’ın hasta bir kız ile (Münevver) evlenmek üzere söz verdiğini öğrenir. Gelen kadın elinde bununla ilgili kanıtlar getirmiş ve Feride’yi ikna etmiştir.

Feride bu gerçekler ile yüzyüze geldikten sonra evi terkeder ve sütninesinin yanına yerleşir. Ardından da öğretmen olmak için ilgili makamlara başvurur. İlgili makamlardan onay çıkar ve Feride öğretmen olarak Anadolu yolunu tutar. Ancak Feride çok güzel ve akıllı birisi olduğundan bağnazlığı cahilliğin halen hüküm sürdüğü Anadolu’da her seferinde başı derde girer. Bu sebeple sık sık yer değiştirerek bu bağnaz ve cahil insanlardan kaçmaya çabalar.Günün birinde Zeyniler köyüne gelir. Zeyniler köyünde kendisinden yaşça büyük doktor Hayrullah Bey ile tanışır. Kendisini bir baba gibi sever ancak yine tayinler yüzünden ayrılırlar ve yıllar sonra bu defa Kuşadası‘nda tekrar karşılaşırlar.

Feride Evleniyor

Hayrullah Bey yaşlı olmasına rağmen bekar olması sebebiyle yine tatsız dedikodular alıp başını gider. Halbuki Hayrullah Bey Feride’yi kızı gibi sevmektedir. Ancak yine de dedikoduları engelleyebilmek adına nikahlanırlar ancak hayatları yine eskisi gibi baba-kız gibi devam eder.

Feride bir gün hatıra defterini kaybeder. Defteri Hayrullah Bey bulur. Doktor Hayrullah Bey defteri merakına yenik düşerek okur ve Feride’nin halen Kamuran’ı sevdiğini öğrenir. Hayrullah Bey defteri saklar ve öldükten sonra bir paket içerisinde teyzesine götürmesi için (Feride pakette ne olduğunu bilmemektedir) vasiyet eder. Hayrullah bey öldükten sonra Feride paketi teyzesine götürür. Burada Kamuran Feride teyzesinin evinden ayrılmadan paketin içeriğini merak edip açar ve hatıra defterini okur. Bunun üzerine Ferideyi bırakmaz.


21 yorum

  1. çok iyi olmuş çok işime yaradı dicem ama yarın vericem bn bu ödevi ama okudum bu romanı çok güzel ayrıca diyer sitelerde hep nerdeyse roman yazılmış özet diye buradaki normal bnce teşekkürler :)))

  2. Ceren Arnavut on

    feride ile kamranin evlenmesi icin cok sevindimmmmmmmmmmmmmmmmmmmn.cunku bende aasiri romatizmmmma yapyi!

  3. Cok sagolun ogretmenimiz bu kitabin ozetini cikarmamizi istemisti bakacakti yazmayani dovecekti cok sagolun yirttim vala bu site super allah tazi olsun bu arada kamuranla feridenin barismasina sevindim.

  4. Gerçekten güzel bir site.Yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim 🙂 Sizlerde olmasanız halimiz ne olacak bilmiyorum 😀

Bir Yorum Yazmak İster misiniz?