Çocuğa Evcil Hayvan Almak Yararlı Mı – Zararlı Mı?

0

Çocuklu evde hayvan beslerken karşılaşılacak zorluklar, dikkat edilmesi gerekenler, avantajları nelerdir? Çocuklar ve hayvanların ilişkisi.

Advertisement

Çocuğa Evcil Hayvan Almak Yararlı Mı – Zararlı Mı?

Çocuklar ev hayvanlarına bayılır ve hayvan çok geçmeden bir dost, oyun arkadaşı olup çıkar. Çocuk ile dört ayaklı arkadaşı arasındaki bu bağın, çocuğun büyümesinde önemli bir yeri vardır ve bir ev hayvanı, çocuğa yıllarca süren bir neşe ve arkadaşlık sağlayabilir.

Yaşı ilerlemiş kişiler doğal dünyanın ne kadar ilgi çekici, şaşırtıcı bir yer olduğunu unutmuş olabilirler; oysa küçükler, çevrelerinde gördükleri ve duydukları her sese, her şeye, özellikle de hayvanlara büyük ilgi duyarlar. Küçük çocukları olan her anne-baba, çocuklarının köpekleri ve kedileri ne kadar sevdiklerini, daha büyük çocuklarının da hayvanat bahçesine gitmekten ne kadar hoşlandıklarını söyleyebilir.

Bir anne-babanın en keyif verici deneyimlerden biri, başıboş bir köpek geçtiği sırada ya da ailenin kedisi tüylerini yalarken, bebeklerinin yüzlerinde oluşan yoğun merak ve sevinci seyretmektir. Bu hayvanlar, çocuğun kendisinden ya da annesinden ve babasından son derece farklı bir biçimde yürüdükleri ve “konuştukları” için, küçük çocuğu deyim yerindeyse büyülerler.

Küçük çocukların köpeklerine -bu dört ayaklı kafadara- en iyi arkadaşları gibi davrandıklarını, onlarla uzun “söyleşilere” giriştiklerini, hattâ sırlarını onlarla paylaştıklarını hemen herkes bilirse de, bir hayvan beslemenin, çocuklarda sevgi dolu bir özen duygusunu da geliştirdiğini bilenlerin sayısı çok daha azdır.

Advertisement

İYİ BİR SEÇİM

Evde beslenen hayvanların, anne-babanın omuzlarındaki islere, hattâ aile bütçesine ek bir yük getirdiğini, ayrıca aile içinde bazı rahatsızlıklara ve tartışmalara yol açabileceğini her anne bilir. Ama çocuğunuza ve eşiniz ile size vereceği keyif, bir ev hayvanının yol a-çabileceği tatsızlıkların yanında, çok daha ağır basar. Bu yüzden, eve bir hayvan almaktan, sakın çekinmeyin, Ama, kendinize, evinize ve çocuğunuzun -ya da çocuklarınızın- yaşına en uygun hayvanı seçin.

Tıpkı insanlar gibi, her hayvanın da kendine özgü bir kişiliği vardır ve bazıları öbürlerinden daha iyi huyludur. Sözgelimi, binlerce köpek ırkı vardır ve her ırkın bazı özellikleri, özel olarak geliştirilmiştir: Sivas Kangal köpeği gibi çoban köpeklerinin ve Alman kurt köpeği gibi köpeklerin temel işlevlerinin bekçilik, koruyuculuk olduğunu herkes bilir. Eviniz için bir köpek seçmek istiyorsanız, bir veterinere ya da en yakın “Hayvanları Koruma Derneği”ne başvurup, çeşitli köpek ırklarının özellikleriyle ilgili bilgi edinmeniz yarara olur.

EV KÖPEKLERİ

Genellikle, küçük çocukları olan bir aile için, küçük ya da orta büyüklükte, sözgelimi İngiliz cocker spanyölü gibi bir köpek, en uygun seçimdir. Bunlar büyük köpekler kadar ürkütücü değillerdir; beslenmeleri daha az masraflıdır; ayrıca, genellikle ortalığa, temizlenmesi gerekecek daha az kaka-çiş yaparlar.

Yavru bir köpek almak istiyorsanız, herhangi bir yavruyu alıp gitmeden önce, bütün yavrularla bir saat kadar geçirmeniz iyi olur: Aralarından birinin daha canlı olduğunu ve sizinle öbürlerinden daha çok ilgilendiğini göreceksiniz.

KÖPEĞİNİZİN GEREKSİNMELERİ

Bir yavru köpeği eve alıştırmak, belirli bir süre ister ve onu “temizlik” konusunda eğitirken, oldukça sıkıntı çekeceğinizi bilmeniz gerekir.

Advertisement

Birçok köpek ırkı, olağanüstü “arkadaşlık’ duygusunun yanı sıra, küçüklere koruyuculuk yapma içgüdüsünü de taşır. Üstelik, bebeğinizin ya da küçük çocuğunuzun köpeğin kakasını-çişini yaptığı yerden uzak durmasını öğrenmesi de zaman alacağı için, karşınıza bir sağlık sorunu da çıkacaktır.

Zaten bir köpeğiniz varken doğum yaptıysanız, bebeğinizle hastaneden eve döndükten sonra, bazı sorunlarla karşılaşabilirsiniz. Bütün köpeklerde güçlü bir “kendilerine ait bölge” duygusu vardır; ayrıca, tümü sahiplerine son derece bağlıdırlar. Bu yüzden, köpeğinizin, bebeğiniz yüzünden kendisiyle ilgilenilme-diği, dışlandığı duygusuna kapılmamasına dikkat etmeniz gerekir. Çünkü bu, ciddi bir soruna dönüşebilir. En iyisi, bebeğinizi dünyaya getirmeden önce, eşinizle köpeğinizin gereksinmelerini konuşmanız, bebeğiniz bütün vaktinizi alacağından ve sizi özellikle ilk haftalarda çok yorgun düşüreceğinden, köpeğinize görmeye alıştığı ve gerçekten de gereksinme duyduğu özeni göstermeyi büyük ölçüde üstlenmeye hazır olup olmadığını ona sormanızdır.

Unutmayın, ne kadar küçük, neşeyle dört bir yana koşuşturuyor olsa da, bir köpeğin, tıpkı bebekler gibi, eğitilmesi gerekir. “Gir, çık, otur, yerine git” gibi buyrukları öğrenmeli ve yerine getirmelidir. Bu da oldukça uzun süre ister ve zahmetli olabilir.

Genel olarak söylemek gerekirse, evde zaten bir köpeğiniz yoksa, bebeğiniz küçük yaştayken, başka cins bir hayvan aramanız herhalde daha iyi olur. Eve küçük bir yavru köpek almak için, çocuğunuzun dört-beş yaşlarına gelmesini bekleyin. O yaşa gelince, köpekle nasıl uğraşılması gerektiğini daha çabuk öğrenecek, böylece köpekle ilgili yükün bir bölümünü omuzlarınızdan alacaktır.

Advertisement

KEDİ DOSTLAR

Köpekten daha az bakım istedikleri ve birçok bakımdan küçük çocuklar için daha güvenli oldukları için, pek çok evde beslenen ev hayvanı, kedidir. Kuşkusuz, huysuz bir kedi, küçük ve düşüncesiz bir ele bir iki tırmık atabilir; ama çoğunlukla, ev kedileri, bebek ya da küçük çocuk rahatsız edince, öfke tepkisi göstermek yerine, koşup uzaklaşmayı yeğlerler.

Pek çok kişi, kedilerin insana pek sokulmayan, soğuk ve nedense nankör (!) hayvanlar olduklarına inanır. Oysa bu nitelendirmeler, evcil kediler için hiç de doğru değildir. Bir yavru kediye gereken özeni gösterir, gerektiği qibi besler, sık sık kucağınıza alıp sırtını okşar, gırtlağını, kulaklarını kaşır, hafif hafif poposuna vurarak severseniz, zaman içinde sevgi dolu, sık sık kendiliğinden kucağınıza atlayan yetişkin bir kediye dönüşeceğini görürsünüz.

Böyle yetişmiş kediler, bebeğiniz ya da küçük çocuğunuz için çok büyük bir keyif kaynağı olacaktır. Bir pingpong topunu yuvarlayarak arkasından sıçrayan kediyi seyretmek ya da kedinin peşinden kovalayacağı bir ipliği çekmek, onu dakikalarca eğlendirecektir.

Evdeki kedinizin bebeğe sıcak bir dost gibi davranmasını sağlamak, doğumdan sonra bebeğinizle hastaneden eve geldiğinizde, insanlardan uzak kendi dünyasına çekilmesini önlemek, size bağlıdır. Buna karşılık, kediniz yoksa ve bebeğiniz 1 -2 yaşına geldikten sonra ona bir kedi yavrusu almak istiyorsanız, çocuğunuzun bazen çok rahatsız edici olabilecek ilgisini kabul edecek biçimde olgunlaşmasını sağlamak için, oldukça uzun bir süre çaba harcamanız gerekeceğini unutmamanız gerekir. Yavruyu pek fazla ilgilenmeden kendi başına büyümeye bırakmanız da bir yoldur kuşkusuz; ama böyle başına buyruk bir ev hayvanından, çocuğunuz pek fazla keyif alamayacaktır.

Köpeklerde olduğu gibi, sözgelimi güzel bir Ankara kedisinden, çok zeki bir Siyam kedisine ve her gün karşılaştığınız sokak kedilerine kadar, pek çok kedi ırkı vardır ve sıradan bir sokak kedisi yavrusu evde gereken ilgi gösterilerek büyütülürse, en pahalı ırktan bir kediden farksız keyif sağlar.

Advertisement

Evde beslenecek hayvan olarak, kedi ve köpek tek seçenekler değildir; ama hareketli, sadık arkadaş zevkini en çok onlar verdikleri için, pek çok aile, kedi ya da köpek beslerler. Oysa, özellikle bebeklerin, başka yaratıkların yalnızca hareketlerinden ve seslerinden keyif alabildiklerini düşünürseniz, küçüğünüz için ev hayvanı seçerken, yelpazenizi genişletebilirsiniz.

RENGÂRENK “HAREKETLER”

Eviniz küçükse, kuşları da seviyorsanız, bir muhabbet kuşunun ya da kanaryanın, çok küçük bir bebeğin bile hoşuna gideceğini bilin. Unutmayın ki, kuşun yalnızca görünüşü bile bebeğinizi heyecanlandırıp, eğlendirebilir: Kafeste yaşamak için yetiştirilen bu kuşlardan bazıları, çok parlak renkli ve çok hareketlidirler; kafes içinde cıvıldayarak oradan oraya sıçrayışları, bebeğe büyük bir keyif verir. Kuşunuzu geniş bir kafese koyun; kafesin içinde ayna, küçük salıncaklar, basamaklı merdivenler olsun. Kafesi, bebeğinizin kuşu görebileceği ve işitebileceği bir yere asın.

Balıklar da renkli ve seyredilmesi zevk veren hayvanlardır. Küçük bir akvaryum, hattâ geleneksel kırmızı balık kavanozu, bebeğinize balığı seyretme, renk ve hareketlerinden keyif duyma olanağını sağlayacaktır. Ev hayvanları satan dükkânlarda, olağanüstü renk ve biçimlerde, balıklar satılmaktadır. Bunlar, özellikle küçük dairelerde oturan aileler için, ideal ev hayvanlarıdır.

ÇOCUĞUNUZUN İLK HAYVANLARI

Çocuğunuz, yürüyen ve konuşan bir insan olmak yolunda ilerlediği üçüncü yaş gününe yaklaştığı sırada, o güne kadar evde herhangi bir hayvan beslemediyseniz, tavşan, hamster, kobay gibi hayvanlar, hayvan beslemeyi öğrenmek konusunda en iyi başlangıcı oluştururlar.

Küçük çocuklar için ev hayvanı olarak en büyük üstünlükleri, bakımlarının çok fazla zaman alıcı olmaması ve küçük bir hayvan kafesinde ya da kuş kafesinde, güvenli biçimde tutulabilmeleridir. Üstelik bu hayvanlarla, çocuğunuzun yeni alınmış bir köpekle ya da kediyle başbaşa bir aradayken gerçekten güvende olup olmadığı konusundaki kaygıyı da duymazsınız.

Advertisement

Bu hayvanlar için kolayca bir “bakım programı” geliştirebilirsiniz; çocuğunuz da bu programı kısa sürede öğrenerek, katılmak ve uygulamaktan zevk duyacaktır. Program basittir: Hayvanlar her gün aynı saatte beslenir; ortalıkta sıçrayıp koşuşmaya bıraktığınız oyun zamanlan belirlenir; aynı biçimde, kafeslerinin temizlenmesi de düzenli aralıklarla yapılır. Küçüğünüz tavşanların peşinden koşuşturacağı ya da onları minicik kucağına alacağı saatlerden büyük keyif almasının yanı sıra, kafeslerinin içindeki hareketlerini, kafeslerine yerleştireceğiniz tekerlekler ve tünellerle oynamalarını seyretmekten de çok hoşlanacaktır.

Çocuğunuz bakım programına yardım etmekten de büyük zevk duyacak, hayvanın bakımı ve sorumluluğu konusundaki temel kuralları kısa sürede benimseyecektir. Böylece bakımı biraz daha güç olan kendi köpeğine ve kedisine “sahip olacağı” büyük güne doğru, önemli bir adım atmış olacaktır.

BAKIM VE SAĞLIK KORUMA

Hangi ev hayvanını seçerseniz seçin, ne tür sağlık koruma önlemleri almanız gerektiğini, eksiksiz biçimde öğrenmeniz gerekir. İnsanlara hayvanlardan bulaşan hastalıklar vardır.  Gerek çocuğunuzu, gerek kendinizi ve eşinizi bu hastalıklardan koruyabilmek için, hayvanlarınızı temiz tutmanız son derece önemlidir. Köpek dışkıları evin herhangi bir yerine yapılmışsa temizlenmeli ve naylon torbalara sarılarak çöpe atılmalı, sonra da yapıldıkları yer, mikroptan arındırılmış sıvıya batırılmış bir bezle iyice silinmelidir.

Kediler, yapıları gereği, köpeklerden daha temiz hayvanlardır; ama evde içinde kakasını-çişini yapacağı içi kum ya da toprak dolu bir kap bulunduruyorsanız, bu kabın düzenli aralıklarla temizlenmesi, sık sık kumunun ya da toprağının değiştirilmesi, özellikle de, çocuğunuzun bundan uzak durmayı öğrenmesi gerekir. Tavşan kutusu, kobay kafesi, kuş kafesi, hayvanların rahatı için olduğu kadar, ailenizin sağlığı için de, düzenli olarak temizlenmeli ve havalandırmalıdır. Hayvanların mama kapları boşalır boşalmaz temizlenmeli ve ailenin bulaşık kaplarından ayrı yıkanmalıdır. Bu arada, hayvanınızın su kabında hep gerekli miktarda su bulunmasına dikkat edin. Susamış ya da meraklı bir hayvanın araştırma yapmaya kalkışması olasılığına karşı, tuvaletinizin klozet kapağını hep kapalı tutun.

Kedi, köpek gibi ev hayvanlarının, düzenli aralıklarla fırçalanmaları, taranmaları, son derece önemlidir; pirelerin ortalığa yayılmasından sakınmak için, fırça ve tarakları titizlikle temiz tutun; ayrıca köpeklerin, belirli aralıklarla yıkanmaları (neyse ki çoğu bundan hoşlanır) gerekir. Hangi hayvanı ya da kuşu seçmiş olursanız olun, alır almaz sağlık denetiminden geçirmesi için hemen veterinere götürün. Ondan, hayvanın hangi aşıları ve iğneleri olması gerektiğini -gerekiyorsa- ve genel bakımıyla ilgili bilgileri öğrenin. Kedi ya da köpek beslemeyi seçtiyseniz, veterinerinizin söyleyeceği aşıları zamanı geldikçe yaptırın.

Advertisement

SEVME DERSLERİ

Her çocuk ev hayvanlarını sever ve anne-babasını izleyerek ev hayvanlarının bakım, şefkat, hattâ beslenmeleri bakımından, insanlara bağımlı olduklarını öğrenir. Evde bir hayvan beslemek kuşkusuz biraz vaktinizi alır ve size ek bir iş çıkarır; ama öncelikle çocuğunuza, daha genel olarak da ailenize vereceği haz, bu zahmetinize değer. Bir çocuk ile bir köpek arasındaki arkadaşlığın neredeyse kendiliğinden bir biçimde gelişerek, kopmaz bir bağa dönüştüğünü izlemek, son derece etkileyicidir.

Çocuğunuz büyüdükçe, evdeki hayvandan duyduğu keyfin yanı sıra, yaşamla ilgili pek çok şeyi -acıkma, susama kavramlarından, cinsellik kavramına kadar- onun dünyasından öğrenecektir. Ayrıca ev hayvanları, aile yaşamının pek çok yanına sevgi ve neşe katmalarının yanı sıra, çocukları, gelecekte aile dışındaki insanlarla kuracakları ilişki ve sorumluluklara da hazırlarlar.

TEMEL SAĞLIK KURALLARI

• Çocuklar, hayvanları elledikten sonra mutlaka ellerini yıkamalıdır, o Ev hayvanlarını kendi mama kaplarıyla besleyin. Ailenin kullandığı tabakları, sonradan ne kadar iyi yıkayacak olsanız da, bir köpeğin ya da kedinin önüne koymayın.

• Çocuğunuz, köpeğinin yüzünü yalamasına izin vermemesi gerektiğini öğrenmelidir: Saçkıran gibi mantar hastalıkları bu yolla bulaşabilir.

Advertisement

•Çocuğunuzun hayvanların kaka-çiş yaptıkları yerlerin yakınında oynamasına izin vermeyin.

• Köpeğinizi çocukların oynamadığı yerlerde gezdirin.

•Kedi ve köpeklerin aşılarını düzenli yaptırın; bağırsak asalakları için sık sık ilaç verin.

•Çocuğunuz ev hayvanı tarafından tırmalanır ya da ısırılırsa, hayvanın her türlü aşısı yapılmış da olsa, onu doktora götürün.

Advertisement


Leave A Reply